1. sadece şehvet duygularını değil, bütün insani duyguları depreştirebilme özelliğine sahip melodiler. durup dururken depresif bir hal takınmanıza da neden olabilirler, neşeden etrafta hoplayıp zıplamanıza da...
  2. insanı çevresinden bir anda soyutlayabilen müziklerdir. tüm gerçekçi öğeler sökülüp atılır, birey direkt olarak müziğin içine girer. etkileyici ritmlerden sonra bu konudaki en önemli faktör güzel bir vokaldir. (bkz: beth gibbons) (bkz: thom yorke) (bkz: maynard james keenan). sözlerin damarlığı, ortamdaki ışık miktarı, kafanın dumanı, bireyin kendini nasıl hissettiği, kimlerle olduğu da müziğin etkisine duruma göre katalizör olarak katılan etkenlerdendir. bu tarz müzikler insanı bir süreliğine kullanım dışı yapar. parça bittikten sonra birey hayatına kaldığı yerden devam etmekte zorlanır. insanın içine işler, kolayca söküp atılamaz bünyeden.
  3. insanı baştan çıkartan müzik genelde filmde karakterlerin baştan çıktığı anda verilen bedroom jazz tarzında olur.insan bir süre sonra öyle bir kıvama gelir ki,pavlov'un çan sesini duyan köpekleri misali,günün hangi saati olursa olsun bu müziğin icra edildiğini farkettiğinde baştan çıkmaya başlar.