innocence 

adana çık aradan

  1. ghost in the shell'in devamı. yönetmen yine : mamoru oshii.

    japonca orjinali ile, ingilizce altyazısıyla izlendiğinde bir bok anlaşılmayan filmmiş.
    bir elimiz pauseda, bir elimiz babylon'da; altyazılarda geçen kelimelerin ikinci ve yan anlamlarını arıyor, sürekli felsefi manaları sorguluyorduk.
    film, sürekli sağa sola göndermeler yaparak hayvan geniş bir zaman ve insan aralığına hitap ediyor. orta çağ avrupa'sındaki tıptan, budist eğilimlere; karl marx'ın evrim teorisinden, konfüçyus'un özlü sözlerine her şey var.

    anime olarak değil de, hollywood'un borusan milyon dolar bütçeli bir filmi olarak piyasaya sürülse yaratacağı gürültü, ağrı dağında bile yankılanırdı*.

    bir de batou'nun karizması, kimsede yok. hayran kaldım.
    (azureel, 04.12.2004 10:11 ~ 10:15)


  2. ing. masumiyet,günahsızlık,saflık
    (josephine, 21.04.2007 17:25)
  3. (bkz: innocence faded)
    (insomniaque, 30.05.2007 01:00)
  4. miyuki'nin müthiş bir şarkısı. sözlerini de yazayım da tam olsun

    (bkz: nerden bulayım lan japonca şarkı sözünü)
    (edudracena, 29.06.2007 16:49)
  5. ingilizcide masumiyet anlamına gelir.
    (bkz: return to ınnocence)
    (mustafa, 29.06.2007 16:55)
  6. avril lavigne'in yeni "the best damn thing" ismini taşıyan an itibariyle yeni albümündeki slow parçanın adı...albüm kötü olabilir ama bu parça bence kötünün iyisidir.ve bir kere dinlenmeyi hakeder.

    sözleri şöyledir :

    waking up ı see that everything is ok
    the first time in my life and now it's so great
    slowing down ı look around and ı am so amazed
    ı think about the little things that make life great

    ı wouldn't change a thing about it
    this is the best feeling

    [chorus]
    this innocence is brilliance
    ı hope that it will stay
    this moment is perfect
    please don't go away
    ı need you now
    and ı'll hold on to it
    don't you let it pass you by

    ı found a place so safe, not a single tear
    the first time in my life and now it's so clear
    feel calm, ı belong, ı'm so happy here
    ıt's so strong and now ı let myself be sincere

    ı wouldn't change a thing about it
    this is the best feeling

    [chorus]

    ıt's a state of bliss, you think you're dreaming
    ıt's the happiness inside that you're feeling
    ıt's so beautiful it makes you wanna cry
    ıt's a state of bliss, you think you're dreaming
    ıt's the happiness inside that you're feeling
    ıt's so beautiful it makes you wanna cry

    ıt's so beautiful it makes you wanna cry
    this innocence is brilliance
    makes you wanna cry
    this innocence is brilliance
    please don't go away
    cus ı need you now
    and ı'll hold on to it
    don't you let it pass you by
    (cursedsw, 28.07.2007 01:20)
  7. ghost in the shell gibi bir başyapıta yakışan, onu kat be kat aşan devam filmi. o kadar ki, filmin nihilizm fışkıran diyaloglarını izlerken ağzımın kendiliğinden açılıp bir kaç dakika boyunca o şekilde kaldığını çok sonra farkettim. tüyler ürperten müzikler, birinci sınıf animasyon ama sembolik anlatımı fazla kaldırmayan bünyelerin imgelerin altında boğulup kalmaları da ihtimaller dahilinde tabi. öyle bir anime ki kendi içinizde ve filmde nereye kadar daldığınızı kestiremiyor, sadece yukarı çıktığınızdaki vurgunu hissedebiliyorsunuz. sakin kafayla izleyin ama...
    (paranoiagenerator, 03.08.2007 22:48)
  8. lucile hadzihalilovic imzalı bir fransız filmi, görsellik etkileyici, ağır akan fotoğraf kareleri gibi, her imge bir metafor zaten ama aslolan tırtılın kelebeğe dönüşümü ve kurdeleleri kıdem göstergeli küçük kızların ergenliğe geçişleri. ilginçti nitekim, sade ama tuhaf bir hayat kesiti gibi başladı bitti gene.
    (heidi, 24.05.2008 21:18)
  9. volta albümünden bir björk şarkısı. albümde timbaland'la yapılmış şarkılardan biridir.
    (noscho, 24.05.2008 21:22)