tarihteki en geniş imparatorluğun ana yurdu.(doğrudur büyük britanya imparatorluğu demek gerekir ama ben yine de asli unsur ingiltere olduğundan bu başlık altında değerlendireceğim.)
küçüklüğümden beri merak ettiğim bir soru vardır,nasıl oluyor da bu ingiltere diğer ülkelerden farklı bir gelişme yaşıyor,nerdeyse hiç savaş yapmıyor ama dünyanın hâkimi oluyor,bu nasıl iştir? bu konuda liseden çok değerli bir arkadaşımın verdiği cevabı unutamam:"ingiltere'nin tarihi avrupadan farklı, ingiltere'yi avrupadan ayırarak incelemelisin,zaten
kıta avrupası deyimi de bu sebeple koyulmuştur."
kıta avrupası bölümü tam doğru olmasa da diğerlerine katılmamak mümkün değil.ingilizlerin hangi sebeplerle bu şekilde farklılaştığına dair kendi düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim,böylece onların tarihine de kısaca göz atmış oluruz:
*ingiltere roma imparatorluğu döneminde avrupa'nın en geri ülkesiydi.roma'dan sonra 1066 yılında normanlar(viking) adayı istila etmişlerdir ve sevgili sözlük okurları o tarihten bu yana ingiltere istila edilmemiştir.ingiltere'nin en önemli farkı budur.fransa 1870-1940 yılları arasında sadece 70 senede üç kere alman istilası yaşamış ama ingiltere nerdeyse bin yıldır istila edilememiştir.bunda en önemli sebep ingiltere'nin ada devleti olmasıdır.1588'de ispanya, 1805'de napolyon önderliğindeki fransa ingiltere'yi istila etmeye kalkmış ama sırf o aradaki denizi aşamadıkları için başarılı olamamışlardır.istila demek aynı zamanda yağma ve düzenin bitmesi demektir.ingilizlerin düzeni hiç yağmalanmamıştır ve tabii ayrıca ingilizler bu sebeple kara ordusuna değil donanma gücüne ağırlık vermişler ve bu sayede de dünyanın bir çok bölgesinde sömürgeler elde etmişlerdir.
*16.yüzyıl sonlarında coğrafi keşiflerden gelen kaynaklar daha çok ispanya ve portekiz'e gitmiş fakat bu bölgelerde ingiltere'de olduğunun aksine bir burjuvazi yaratmamıştır.bunun sebebi hakkında çeşitli görüşler olmakla beraber bence ispanya'nın dini kimliği ve ingiltere'de hiç bir zaman kıta avrupasında görülen "tanrısal-mutlak" monarşi olmayışıdır.ispanyollar ve portekizliler merkantalist bir politika geliştiremediler ve olayı sadece dinsel boyutta bir yağmalama olarak aldılar,fakat ingiltere'de din o kadar güçlü değildi.
*1066'daki norman istilasından sonra,normandia dükü toprakları kendi adamlarına dağıttı ve onlara özgü bir feodal-kast düzeni yarattı.bu düzende hiç bir zaman kral tek güç olamamış ve kararlarında soyluların onayını almak zorunda kalmıştır.(kralın bu güçsüzlüğünde kendine ait güçlü bir ordusu olmamasının rolü çok büyüktür.)osmanlı imparatorluğunda kuruluşundan yıkılışa kadar hanedan hiç değişmemiştir ama ingilizlerde bir çok kere(norman,tudor,stuart vb) değişmiştir.bu da onlardaki merkez otoritesinin zaafının kanıtıdır.
*üzerinde durulması gereken önemli bir nokta da "1381 köylü ayaklanmaları"dır.bu ayaklanma ile ingiltere'de köylü kıyımı yaşanmış ve feodalizmin sonu gelmiştir.ingiltere köylü sınıfını fiziksel olarak ortadan kaldırmış ve hızlı bir kapitalistleşme sürecine girmiştir.
*bir başka önemli nokta da din konusudur.bilindiği gibi ortaçağ avrupasında kilise çok etkilidir.kilisenin kendi toprağı,ordusu vardır.krallar papanın onayı olmadan tahta çıkamaz.fakat ingiltere viii.henry döneminde katolik kilisesinden yani papalıktan ayrılmıştır.bunun sonucunda da ingiltere'deki tarım topraklarının önemli bir bölümünü elinde tutan kilise etkisini kaybetmiş ve topraklar mülkleşmeye başlamıştır.elbette ülkede dinin etkisini kırmak da bir anlamda ticaret ve sanayinin gelişmesini doğrudan etkilemek demektir.nitekim bu sayede ingiltere'de sağlanan kaynakların ingiltere dışına çıkması engellenmiş ve dünya üzerindeki ticaret egemenliği konusunda "din engeli" ortadan kaldırılmıştır.
görüldüğü üzere ingiltere gerçekten de diğer avrupa ülkelerinden çok farklı bir tarihsel süreç yaşamış ve bu süreç onları başımıza musallat etmiştir.konuyla ilgili başka bir not için (bkz:
oliver cromwell)