türklerin dahil olduğu her haber malzemesinde "roasted turkey", "turkish delight" hede ve de hödölerinden öteye geçemeyen gerizekalı ve aynı şeye mallığından değil kibrinden dolayı otuz milyon defa gülebilen espri seviyesi.
simpsons'ın bir bölümünde de yer alan espri yeteneğidir.tabi orda yeteneksizliğiyle ve kendini tekrar etmesiyle dalga geçilmektedir:
bir kitap kulübü toplantısına konuk olarak helen fielding çağırılır,kendisiyle ve kitaplarla ilgisi olmayan kadınların yanından kalkar ve bir oda içinde daireler çizerek onu kovalayan kolları havada adamlardan kaçar,tabiki bu hızlı çekimde olur ve fonda hep en komik an tarzı kamera şakaları ve anlık komik görüntüler yayınlanan programlarda kullanılan o meşhur şarkı çalar,gülme efektleri eşliğinde.
coupling uk,ingilizlerin espri yeteneğinin sadece bu kadarla kalmadığının nadir örneklerindendir.
britanya sınırları dışından birinin çok büyük ihtimalle bön bakışlarla karşılayacağı espri tarzı. şöyle de bir kanıtı var elimde efendim. britanyalı olmayan zavallı kişi okuduğu bir fıkrada gülünecek yeri saatler boyunca aramış bir türlü bulamamış. ve bi' foruma şöyle bir mesaj atmış:
ı was reading the "joke of the day" on www.firstfoot.com but ı didn't understand it!
here it is:
a glasgow teacher asks her class to use the word 'contagious' in a sentence.
ewan, the class swot, gets up and says, "last year ı got the flu and my mum said it was contagious." "well done, ewan" says the teacher." can anyone else try?"
katie, a sweet little girl with pigtails, says," my granny says there's a bug goin' roond, and it's affy contagious."
well done, katie" says the teacher. "anyone else?"
little ırish shaun jumps up and says in a broad ırish voice, "our next door neighbour is painting his house with a two-inch brush and my dad says it will take the contagious."
ve mesaja merakla beklenen yanıt bir britanyalıdan gelir:
"ıt will take the cunt ages"
ayrıca başka dillere çevrilmeye kalkıldığında bön bakışlar yerini bösbön bakışlara bırakabilir , o yüzden orjinal copy-paste , anladın...
çoğu kişinin algılamakta zorluk çektiği ve anlamadığı için de kötü olarak nitelendirdiği bir yetidir. oysa o espirilere gülünmemesi gayet normal bir durumdur. çünkü gerek espiriler gerekse fıkralar bir ülkenin kültürünün ürünleridir. her toplumun da kendine has bir yaşam tarzı olduğu için bizim kültürümüzde çok komik olan espiriler diğer kültürlerde anlamsız olarak algılanabilir. bu durumda da kendimizi buna nasıl gülerler tepkisinden uzak tutmamız gerekir.
genel olarak ingilizlere özgüdür ama ingilizce kadar evrenseldir. türk espri yeteneği bir ingiliz, fransız yada alman olarak algılandığında varılan sonuç ingiliz esprileri daha evrenseldir...
(bkz: japon espri yeteneği)
(bkz: alman espri yeteneği)
(bkz: hint espri yeteneği)
2004 yazında konuştuğum yaklaşık 2000 ingiliz'in 1500'ünden duyduklarım sayesinde hakkında fikir sahibi olduğum kavramdır.
telefon numarası sorulan ingilizler genel olarak "i don't know" der. arkadan da, "i never call myself" diyerek sırıtırlar.