türkçe'yi de ingilizce'yi de tam olarak bilmemek demektir. türkçe'ye vakıf olan biri, konuşurken ingilizce kelime kullanmak ihtiyacı hissetmez. aynı şekildede ingilizce'yi tam anlamıyla bilen ve konuşabilen kişi de konuşması sırasında türkçe kelimeye ihtiyaç duymaz.
ingilizce türkçe karışımı konuşmak iki dilin de -daha çok türkçe'nin- içine edilmesidir. söz konusu bu durum diline duyarlılığı olan herkesin kulaklarını tırmalar. böyle konuşan kişi de nazarımda acınası insandır.
ingilizce eğitim veren bir üniversitede örneğin bir hocayla konuşurken çok garip karşılanmazken, günlük hayatta kullanıldığında rahatsız edicidir ve son derece gereksizdir.
psikolojik bir sorundur. kişi ingilizce ve türkçeyi harmanlayarak konuştuğunda ya kendini diğerlerinden daha üstün,entellektüel hissetmektedir.* ya da ingilizce konuştuğunda karşısındaki insanların kendini bi b.k sanacaklarını düşünmektedir. doğru düşünür aslında. karşısındaki insan muhtemelen kendisine b.ktan öte değer biçmeyecektir.
-kardeş nasılsın ,iyi misin?
-iyiyim sağol.çok yoğunum bu aralar.
-sana mail attım görmedin mi?
-gördüm,gördüm ama yanıt veremedim.malum yoğunluk.
-response rate'im düşük ondan yanıt vermiyorsun değil mi?
i
yabancı dille eğitim veren kurumlarda hocaların bile çok rahatlıkla yaptığı eylem.birden kendinizi''şimdi bunun supplyı nolcak?''diyen bi adamı dinlerken buluyosunuz,ders çalışırken falanda sıklıkla yapılan bişeydir ve ilerisi fecidir...(oray eğin)
boyfriendimle action filme gittik demişti mankenlerden biri zaga'da.
mesleki konuşmalarda hiç de kötü durmayan ancak sadece konuşmuş olmak için yapılmış konuşmalarda samimiyetten kilometrelerce uzak olduğu hemen hissedilen konuşma şeklidir
hazırlık okurken rastlanabilecek bir durum.öğrenciler bunu bile bile suyunu çıkarırken hocalarda bu duruma ortak olabilir.hatta bazen hoca sinirlenince farkında olmadan ingilizce türkçe karışımı konuşabilir.misal olarak lise 1deki öğretmenim "çabuk şu lanet olasıca defterini aç,shame on you!" diye bağırırdı.
genelde entellektüel kesim yada plazalarda çalışan kendini beğenmiş güruhun, insanlara hava atmak için başvurduğu eylemdir. kasıtlı yapmasalar da artık o kadar kalıplaşmış ki dillerinde farkında değiller.
-mehmet, sana e-mail geldiyse mail boxını check etsene
+cihatçım sana demedim mi adamlarla contact kur, konfirme et. ondan sonra check edicem.
biraz sonra...
-yes abicim yes...!!!
+ne oldu bro?
-konfirme ettim. yarın malı sendiyolar (yok artık). sana maili gelir az sonra
+mouse'umu tamir ediyim de önce.
karagümrük ve kağıthanede bir uzakdoğu sporları salonuna yazılarak surata okkalı kafa gömme hareketi ile göçertme tekniklerini öğrenme isteği yaratır insanda.
trt ana haber bülteninde bile zaman zaman rastladığım bir konuşma tarzıdır.trt ana haber bülteni sunucusu ağabeyimiz cümle içerisinde start vermek adlı sözcük grubunu kullanarak rengarenk olan türkçe'mizi daha da renklendirmeye kalkmış,güzel türkçe'mizin korunması hususunda trt'nin ne kadar duyarlı olduğunu biz sevgili seyircilere göstermiştir.