hazırlık sınıfında hocanızın yanınıza gelip yazamadığınız deneme hakkında saçmalamasıdır. deneme konusu: balayı nasıl olur??? (ne yazılır kii a.q. buna)
h- kızım sen nie yazmıyosun?
s- hocam hiç düşünmemiştim ne yaparım diye...
h- niye seqtomik yoksa lezbiyen misin sen bakıyım???
s- !? .. ( bi siktir dersin içinden)
h- zaten sevgilinde yok niye yok bakıyım senin sevgilin??? lezbiyensen bilelim...
s- yok hocam ben idealistim, evlenmekte neymiş...
h- tamam sen lezsin...
s-hee lezim diye içimden geçiririm...
not:gerçekten yaşanmıştır...
(seqtomik, 14.02.2007 15:11 ~ 20.11.2009 17:37)
bir ingilizce dersinde hocanın şöyle bir cümle kurması tarafımdan yaşanan en büyük dumurdu. ''yes kızım go on''
deri veren inglizce hocasının kendisinin de inglizceden anlamaması sonucu nükseden olaylardır.
h: tashicardi, let's throw something
tashicardi dumur olur ve sıranın üstünden aldığı silgiyi uyumakda ollan başka bi arkadaşına fırlatır
sınıf kopar.
misal rakamları -aşinalıktan mı yoksa mallıktan mı bilinmez- türkçe okumak:
şöyle ki : i walk 5 kilometres everyday/ okunuşu: ay volk beş kilomitırs evridey...
(bkz:
bu bile yaşanmıştır)
(defacto, 14.02.2007 15:52 ~ 15:52)
hazırlık sınıfında yazdığım bir nota hocanın verdiği cevaptır...
s- i am a turkish woman
h- hadi ya!! ben bile girl'üm sen woman mı oldun?
s- !?
benim bu ingilizce hocalarından çektiğim nedir? dedirtir bu dumurluklar... biri lez midir bilinmez, diğerinin kafası nerelere takılır...
not: yaşanmıştır...
(seqtomik, 14.02.2007 16:06 ~ 20.11.2009 17:37)
öğrenci: tiger woods are....
sınıfta gülmeler kopmalar..hocanın yanlış yaptın uyarısı..
öğrenci devam eder: ama sonunda s varrr hocaaam!
aynı öğrenci bir diğer derste,hoca dostoyevski'den bir örnek ister..
öğrenci: kramazov kardeşler
hoca:say english.
öğrenci:hocam kardeşin ingilizcesini biliyorum da kramazov'unkini bilmiyorum.
hocanın, adı nuri olan arkadaşınıza niouri demesi.
köpekbalığı'nın ingilizce karşılığı için;
(bkz:
dogfish)
hocanın gelip "how are you victim?" demesidir.
ingilizceye yeni başladığımız sırada sesli okuma yaparken birinin orange ı yazıldığı gibi okuması.çocuğun adı hala orange(yazıldığı gibi) dir.kaldı ki çocuk büyümüş kocaman olmuş, doktor olayazmıştır.
hazırlık sınıfında senenin son günleriydi.başından beri anlamamakta ısrar eden arkadaşlardan biri hocaya tuvalete gidebilir miyim diye sormak istemişti.ingiliz olan hocaya aynen şu cümleyi kullanmıştır kendisi:
"are you toilet?"...
- chocolate ı çukuleyt olarak okumak (türkçede bileşik isim kavramından hareketle)
- telephone u teeliifuun olarak okumak
- en çok yapılan am/is/are ın simple present tense ile karıştırılması sonucu: "are you see this?" (hala yapan arkadaşlarım var, olabilir, normal)
- there are many fabrikas in our country. (hoca soruyu sorarken sözlüğü elinden düşüren arkadaş "fabrika"nın anlamını bulamayınca)
- hazırlık sınıfında elde kitap tahtaya çıkıp diyalogları okuyamamak (en büyük yaralarımdandır, sıra kimde bilemezsin lafın kaçar söyleyemezsin )
- ingiliz aksanıyla coşalım derken hocanın gaza gelip answer aslında ansa diye okunur diye bi ders boyu bununla uğraşması
- "th" sesinin güzelliği. bunu da çıkarıcaz diye 1ders harcadık abartmıyorum. "şimdi dilimizi dişimizin ucuna getiriyoruzzzz"
- "i will survive" ın sözlerini bize dağıtıp türkçeye çevirttiren hocamın daha sonra teypten şarkıyı bize söyletirken kendinden geçmesi. lan ingilizcesini söyletcektin neden çevirttin?
böyle olaylardır benimkiler.
uzun zamandır ingilizce hocasının uğramadığı sınıfa yeni öğretmen yollanır.
hoca:good afternoon class
a:danke es geht uns gut
b:sanki almancada da böylediyoduk lan.
h:sit down!
c:hocam ne diyonuz yav...
b:ne dedi?
a:oturacakmışsın
b:iyi tamam oturalım
a:yemekte ne var?
c:mantı.
a:yoğurtlu makarna yani...
c:onun adı mantı bi kere
a:saçmalama kızım yav mantının içinde et olur
b:ne diyonuz yav açım zaten.
a:sormaz olaydım nerden de sordum.
d:siz mersin'e gelin de yoğurtlu makarna nasıl olur görün.
e:yoğurtsuz mantı da mı olur saçmalamayın.
c:ben yoğurtlu gördüğüm her şeye mantı derim sizin de üstünüze yoğurt dökseler size de mantı derim!!
(bkz:
afallamak)
(sphinks, 14.02.2007 23:34 ~ 21.08.2008 13:51)
daha yeni ingilizce dersleri gördüğümüz dönemde hoca sözlü yapmaktadır.sıradan birini kaldırıp basit sorular sormaktadır.sınıftaki en tembel arkadaşı kaldırıp kapasitesini hesaba katarak," eh bari sana en kolay sorulardan birini sorayım ilk öğrendiklerimizi düşün" der.ve,
-"how old are you?"
+"fine thanks and you" şeklinde bir cevap veren arkadaşla çok uzun süre dalga geçilir.
bir anlık gafletle şoyle bir yanlışlığa düşeni de gördüm ve dumura uğradım:
hoca sorar "wash the dishes nedir?" hemen cevap vermek isteyenlerden biri de atlar "hocam bu dişleri fırçalam..." kendi hatasının farkına varması ve susması, sınıfın kopması ve hocanın istemeden yüzünü dönüp sırıtması ile aynı anda gerçekleşmiştir.
ingilizceyle ilk karşılaşılan zaman olan hazırlığın ilk günüdür. project diye bi kitap vardır ve orda ilk konu olarak lanet taylor ailesiyle karşılaşılır. bu taylor ailesinin bir de çocukları vardır. ve karşılaşılan ilk diyalog şudur:
- hello, i am ben taylor.
ilk görmüşüz daha ingilizceyi. kafada düşünülmüş ve "aaaa ne kadar kolaymış ingilizce denmiştir."
-hello, i am ben bayağı.
herkes 1-2 sn. dumur vaziyetten sonra kopmuştur. o yetmezmiş gibi bir de hocadan azar işitilmiştir.
ingilizceden bihaber hocamızın bir diyalog esnasında no camel deyişi...yok deve demek istiyormuş adamcağız ne bilelim..
ingilizce dersinin ortasında hocanın çantasından kremini çıkarması,akabinde ayakkabıyı çıkarıp kremi bi güzel topuğuna sürmesi 30 kişinin önünde ve arta kalan kremi de tutup eline sürmesi. en önde,kürsünün dibinde oturan talihsiz zavallının
* baygınlıklar geçirmesi.
(bkz:
neden ben)
(bkz:
adaletin bu mu dünya)
uykusuzluk yüzünden kompozisyonun yarısını almanca yazmak.
ingilizcesi hatırlanamayıp onun yerine almancaları hatırlanınca farkında olmadan(uyku sağolsun) almanca kelimeler ingilizcelerinin yerine ikame edilmiştir, bazı cümleler komple alman gramerine göre kurulmuştur. hayır niye anadilimde yazmadım onu bilmiyorum. demek yabancı dille ilgili bir derste olduğumu idrak etmişim.
edit: bu haltı üniversitenin ingilizce hazırlık sınıfında becerdim.
(kl7mu, 06.05.2008 23:49 ~ 23:51)
bak sene iki bin sekiz.. bir dünya okulda ingilizce derslerine hala fizikçi mizikçi giriyor be abi.. daha ne kasıyorsun dumur mumur diye..
üniversite hazırlık, eleman hocayı tanımıyor, derse de geç kalmış, sınıfa giriyor:
a-hocam afedersiniz çok trafik vardı
b-please be careful next time
a-giriyim mi hocam?
b-yea yea ok no problem
a-yes tırafik veri maç ay em sori
b-please come in
...
a-olm ne dio lan bu?!?
c-buriagel la buriagel anuagodumun karısı türkçe bilmio
a-way amınakodumun karısı
c-ekieki
a-keh keh
b-dersten sonra görüşmemiz gerekiyor arkadaşlar
hazırlıkta sınıfa yeni nakil gelen arkadaşın seviyesini tespit etmek için hocanın tahtaya chair yazar mısın oğlum? demesi.arkadaşında çıkıp tahtaya çayır yazması.