fas, rusya gibi ülkelerde, otellerin resepsiyon görevlilerinin sıklıkla başvurdukları bir yöntemdir. saç baş yoldurtur, insanın ağzını bozar:
- hello, my tv is out of order, could you please send someone to fix it?
+ yes, dilla mahlebi ecnünen kebi.
- i beg your pardon?
+ yes yes
(yarım saat geçmiştir, gelen giden yoktur)
- hello, ı am still waiting, nobody came for the tv?!
+ yes yes
- neye yes, neye yes ibneee! anlamıyorsun değil mi bir bok?
+ yes yes ok
- siktir git!
+ yes
alanya da
summer garden adlı disco barda bir yurdum amelesinin bir rus kızcağıza(!) cümle kur(ama)masıdır.
a:amele
r:rus kız
a: are u vodka?
r:?
a:are u dance?
r:....
a:what is your favorite pop star?
r:???..
a: hmm..are u sex?
r: da da..
derler ve bardan beraber çıkarlar.
(selenikom, 27.06.2006 16:52 ~ 11.08.2006 16:49)
rastladığım bazı insanların niyeyse ingilizceden bi bok bilmedikleri halde yolda yürürken insanlar duyar belki bizi bisey sanırlar diye yaptıkları eylem.ingilizce bilenler tarafından çok çabuk anlaşılır ve farkedilirler çünkü konuştukları dil ingilizce değil,kendilerinin bizzat o anda uyduruğu abuk zubuk kelimelerdir.
çağrışarak (bkz:
@423282)
türkçe konuşurken,araya sürekli ingilizce kelime sokup;yaratmaya çalışılan imaj.
(nectar, 27.06.2006 17:18 ~ 28.06.2006 01:21)
yeterince iyi yapılırsa tur rehber asistanlığından para bile kazandıran, pekte zor olmayan davranış biçimi.
x-şu ingilizce ne kadar kolay dil ya...çok iyidir benim ingilizcem
y-bak şu karşıda bişey yazıo o ne demek abi
x-ingilizce mi o?
y-e biraz
x-ıı şey biliyodum aslında ama dilimin ucunda daha sonra sor hatırlarım.şimdi aklıma gelmiyo (abi benim acilen ingilizce sözlüğe bakmam lazım)
turist müşteri-hello,can you take a photo?
türk fotoğrafçı-of course of course i'm back you
turist müşteri-?!!!!
edit: yaşanmıştır.
(jineps, 27.06.2006 20:38 ~ 20:39)
daha türkçeyi "yani yani " diye konuşurken bir de ingilizce biliyor gibi yapınca kişinin ikide bir refleks olarak " i mean i mean" sinyali vermesidir
(abece, 20.08.2006 18:30)
yurt dışı seyahatlerde
recep tayyip erdoğan'ın sıkça başvurduğu yöntem. ilk karşılaşma anında ev sahibi başbakan kendisine doğru gülen bir yüzle:
- mr. prime minister, welcome. ı'm glad you're here. ı've really been looking forward to this meeting.
tarzında söylenerek yaklaşırken mr. erdoğan'da "herhalde hoşgeldin diyor" diye düşünerek meslektaşıyla tokalaşır. başıyla "eyvallah" hareketleri yapar. kameralara gülücükler dağıtır. sonra ev sahibinin konuşmaya devam ettiğini farkederek tekrar onu dinliyormuş gibi yapar.
ama hakkını vermek lazım, bir konsolosluk davetinde kendisine "how are you mr. prime minister?" diyen elçiye "allaha şükür" şeklinde cevap verdiği de olmuştur.
(bkz:
next year inşallah)
recep tayyip erdoğanın arapça ve ingilizceye hakimiyeti
yolunu şaşırmış turiste sorduğu adresin tarifi sırasında ingilizce biliyomuş edasında go goo go diyip beden dilinin de yardımıyla yolu anlatıp yanındakilere ingilizce biliyormuş edasıyla hava atmak.
marmaris'te rus olduğunu düşündüğüm genç bir delikanlı karşıdan yaklaşmaktadır. ama bana baka baka gelmektedir, çaresiz "ben buraların yabancısıyım ve adres soracağım" bakışıyla. ben de direnmedim, teslim oldum sorsun diye:
- daviçka neridiçki vıt vıt vıt kıl tüy yün...
- sorry, i don't understand!
- english?
- yes.
- hotel mares?[ulan bu mu senin ingilizcen, rusça da sorsan olurdu]
- take the blue bus and tell the driver to deliver you to mares, thats it.
- ...(boncuk boncuk saf gözler)
- blue bus.
- ...(yine anlamamış)
- can you speak english?
- english... no. daviçka neritçki anna karenina vıt vıt vıt...
- hadi güzelim.
(mavio, 28.06.2007 09:43 ~ 11:56)
gazi mahallesi/karayolları civarında yaşanmış bir olaydır.
elemanın biri duvara boyayla "yaşasın newruz" yazmaktadır. ama göründüğü üzere "v" yerine "w" ile. ona gözcülük yapan arkadaşı da manzarayı görünce dayanamaz bağırır elemana,
"ula kıroovv dubleve senin neyine? bir harfle ingilizce konuşacaksın yoksa?"
(leak, 28.06.2007 09:57 ~ 24.03.2008 19:45)
"may neym is rodion"
sinemada komedi türünde bir film izlerken daha altyazı çıkmadan kahkahayı patlatmak ya ben bu işi çözdüm, altyazıları okumam bile havası katar. eğer komik bir şey olmamışsa direkt göt olunmamalı, orda ufak bir ironi vardı onu yakaladım havalarında aynı zamanda zekiyim de imajı yaratılmalıdır.
çok sakat bi durum hatta karşıda irlandalı, iskoç falan varsa ingilizce biliniyosa bile bilmiyo gibi yapılmalıdır.
genellikle ingilizce şarkılar dinlenirken ağız oynatarak verilmeye çalışılan izlenim. sık sık
esra ceyhan olmak gibi durumlarla karşı karşıya kalmak fakat bozuntuya vermeyip devam etmektir.
mahalledekileri kandırmanın binbir yolu vardır.bildikleri tek cümle 'my name is'ile başlar ya ondan sonrakileri osurup ipe de dizseniz yine de ''vayy be ne konuşuyo adam yaa'' tepkileriyle karşılaşırsınız.ortam sizin,istediğiniz kadar saçmalayın.taa ki gerçekten bilen biri olasılık dahilinde yanlışlıkla orda bulunup da sizi göt edene kadar.
tam olarak budur:
-hello,how are you? fine okey dark left right is windows i see what are you talking about? please sit down,stand up sitcom,neyse lafı uzatmiyim ...
(bkz:
burhan altintop)
babam ingilizce kursuna yazıldığı ilk günkü konuşma:
- ben var tea.
meali: hanım bana çay koy.
büyük bir ihtimalle ispanyolca biliyor gibi yapma halinin çok benzeri;
dün bi arkadaşım aradı, kız.. konuşmamız gereken, sizi ilgilendirmeyen bir konu için çağırdı, evdeyim uğra dedi..gittim konuştuk ettik flan derken bunun açık olan msn sine bi elaman bişiler yazdı.. bana "ya abi ispanyolun biri sardı bana, ingilizce de bilmiyor ne dediğin hiç anlamıyorum" dedi.. ben de "ah ben ispanyolca biliyorum biraz du bakayım" dedim..lavuk ingilzce de bilmiyor ya, buna güvenerek ve arkadaş olan kıza hava atmak adına;
"portariko do si arjantina si si hoppa gooollaa" yazdım.. ispanyol lavukta bana "zıbı zıbı zıbı" ispanyolca bişiler yazdı,büyük bi ihtimalle " ne diyosun lan yarramm" gibi bişi.. ben de "hımmmm okiyo, ispanyole de la no me ames no me sido" yazdım... ispanyol velet de "zıbı zıbı zıbı" büyük bir ihtimalle "allahın gerizekalısı" anlamına gelen birşey yazdı... aradan arkadaşım olan kız ise "vaowwww sen ispanyolca mı biliyorsun" diye bana yazmadı, ağzıyla söyledi.. ben de kız olan arkadaşıma yazdım, aman şey "evet biraz bilirim" dedim...sonra ispanyol lavuğa "buenos ayres, muços gırasyas carlos santana" yazdım kapadım... görmeniz lazım öyle karizma yapmıştım ki anlatamam... akabinde arkadaşım olan kız "ayy sen şekersin ya, bilmiyordum ispanyolca bildiğini kikirikikiri" diyerek bana ispanyolca bi yazı açtı ve "şunu da tercüme edebilir misin ya çok merak ettiğim bi yazı" dedi... işte o lahza göte gelmiştim..
bugün öğrendim ki ispanyolca "vaya con dios" demek elveda demekmiş. vaya con dios karizma,vaya con dios adios amigos...
(yaqui, 14.05.2008 14:59 ~ 15.05.2008 09:31)