gündem
  1. · beşiktaş
  2. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  3. · aşk ı memnu
  4. · zongul ducks
  5. · öğretmenler günü
  6. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  7. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  8. · ait olmamak
  9. · hayatında hiç kemal sunal filmi izlemeyen insan

ingilizce alıntı hastalığı  

  1. sözlüklerde ve forumlarda sık sık karşılaştığım olgudur. alıntılar tırnak içinde ingilizce olarak verilir ve böylece okuyan herkesin ingilizce bildiği varsayılır. koskoca ingilizce makalelerden bahsetmiyorum; birkaç cümlelik kısa alıntılardan bahsediyorum. uzun yazıların kastığı düşünülebilir, anlam bütünlüğünün, çeviren tarafından bozulabileceği ihtimali göz önünde bulundurulmuş da olabilir. bunları anlarım.

    fakat yine de ingilizce bir alıntı yapan kişi o cümlenin ne anlama geldiğini de gayet iyi biliyordur. alta bir dipnot şeklinde açıklama yerleştirmek bu kadar da zor olmamalı. siz altına türkçe bir çeviri yazmak istememiş olabilirsiniz ama okuyanların bunu istemeyeceğinden emin olamazsınız. sözlük yazarı olmak da sadece yazmak olmadığı için okuyanların göz ve sinir sağlığını da düşünmek yerinde olacaktır.
    (kane, 02.09.2007 16:11)
  2. itü sözlükte son dönemde sıkça gözüme batan ve artık gerçekten de usandıran, lanet ettiren, "doğrudur, sizsinizdir..." dedirten durumdur.

    yok efendim ingilizce alıntılar, yok efendim ingilizce özlü sözler, yok efendim ingilizce mesajlar, yok efendim ingilizce bilmem neler...

    (bkz: @3000110)
    (bkz: @529106)
    (bkz: @529386)
    (bkz: @1489414)
    (bkz: @1716538)

    tamam, ingilizce biliyorsunuzdur belki. ne kadar güzel bir şey bu. buna kimsenin bir şey dediği yok, olamaz da zaten. hem "bir lisan, bir insandır" diye de boşuna denmemiştir her halde öyle değil mi? aferin size, ingilizce bilin, bildirin; ama kardeşim, "hişt!.. bak ben ingilizce biliyorum ha!.." diye böyle insanın gözüne gözüne vurgu yapmanın da bir manası yoktur yahu.

    o ki ingilizce biliyorsunuz; anlıyor, yazıyor ve konuşuyorsunuz, bari şu anladıklarınızın, yazdıklarınızın ve konuştuklarınızın ufak bir türkçe ayrıntısını da engin bilgilendirmelerinizin sonuna ekleyiverin de ingilizce bilmeyenler de derdinizi anlayıversin be kardeşim.

    nedir bu vur-kaç taktiği yani? avrupa yakası'nın adanalı teyzesine nazire yaparcasına "ben lafımı ortaya korum, anlayan alır gider, anlamayan bırakır kaçar." şekilleri nedir ki kardeşim?

    son bağlamda, çok gereksiz hareketler bunlar canlarım ciğerlerim. türkçe seslenmeniz gereken yerlerde türkçe seslenin, ille de orijinal örnek vermek isterseniz de orijinalini azıcık açıklamalı verin, sadece türkçe bilenler de bu örneklerinizi anlasınlar; daha sonra o görkemli ingilizcenizi başka ortamlarda dillendirir ve havanızı orada bolca atarsınız bunu hiç merak etmeyin derim.
    (eudaimonist, 20.01.2009 19:30)
  3. en havalı kısmı altına türkçe açıklamasını yazmamaktır. iyi ingilizce bilmeyen yazarlar sözlükten siktirsin gitsin di mi ama canım... biz burda kendi kendimize takılıyoruz upper intermediate ingilizcemizle.
    (galak, 16.02.2009 21:38 ~ 21:38)
  4. yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış.

    tutmuşlar, holywood filmleri hakkında girilen girileri toplamışlar. ulan, o filmlerin orijinali ingilizce değil mi? anlıyorum, üzerine de konuşmak istiyorum diye türkçe'ye tercüme etmek zorunda mıyım? götünü kaldır da biraz sen araştır bilader.

    yarın bir gün bir shakespeare sonesi alıntısı yapacaksınız, utanmadan kalkıp tercüme isteyecekler. armut piş, ağzıma düş.

    bakın, yine sizin anlamayacağınız dilden alıntı yapayım. nineteen eighty-four'da syme; shakespeare'in, byron'un, milton'un, chaucer'ın oldspeak versiyonlarının 2050 yılında yok olmuş olacağını, artık yalnızca newspeak'te var olacaklarını söyler. oysa newspeak düşünmeye mahal vermeyecek şekilde basit, ve hatta bu eserlerin "değiştirilmiş" versiyonlarını barındıran bir dildir.

    sizin de istediğiniz bu işte, cehaleti savunmak. haydi siz de bağırın: cehalet kuvvettir. okumayın, birileri size türkçeye çevirip ağzınıza düşürsün. bunu yapmayanı da itin götüne sokun, görgüsüzlükle itham edin. haydi cahiller, gün sizin gününüzdür.
    (thedewil, 16.02.2009 22:02 ~ 22:06)
  5. bazı durumlar için zorunlu olabilecek şeydir.zira her cümle kendi anlamını koruyarak başka bir dile çevrilemez.
    (anyway, 16.02.2009 23:09)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil