massive attack in mezzazine albümünün dördüncü şarkısı.oryantal ezgilerinin kökünün türkiye konserleri olduğu söylenir.kırıkkale davulcuları ve bristol arasında gidip gelir şarkı.bir de (bkz. moment of inertia)
recollect me darling raise me to your lips
two undernourished egos four rotating hips
hold on to me tightly ı'm a sliding scale
can't endure then you can't inhale
clearly
out of body experience interferes
and dreams of flying ı fit nearly
surrounds me though ı get lonely
slowly
moving up slowly
ınertia keeps
she's moving up slowly
slowly
moving up slowly
ınertia creeps
moving up slowly
she comes
moving up slowly
she comes
moving up slowly
ınertia creeps
moving up slowly
she comes
moving up slowly
moving up slowly
ın my home no chrome as clear as
see me now with my nearest dearest
been there when ı'm over careering
room shifting is endearing
between us is our kitchen
would you found my irritant's itching
been here before
been here forever
moving up slowly
ınertia keeps
moving up slowly
ınertia creeps
moving up slowly
ınertia keeps
moving up slowly
she comes
moving up slowly
moving up slowly
she comes moving up slowly
ınertia creeps moving up slowly
she comes
ı make no sound in my eider-down
awake ı lie in the morning's blue
room is still my antenna in you
nylon burns the bedspread with two
gravity's zero see me stall
ı bounce off walls lose my footing and fall
ıt can be sweet though incomplete though
and the frames will freeze
see me on all four's
ıt's been a long time
she comes
she comes
ı want to x you
she comes
ı want to x you
she comes
ı caught your radio waves
ı caught your radio waves
will you take a string
say you string me along
say you string me along
say inertia creeps
ınertia creeps and she comes
say she comes
say she comes
say she comes
say she comes
ilk dinlediğim zaman içimden "töbee töbee" diye iç geçirip aklıma gelen görüntüleri o an beni görenler anladı mı acaba diye utanmıştım. o derece erotik bir şarkı bence.
hele hele "...moving up slowly, she comes..." kısmı ve o anki ezginin etkisi... aman aman...
toprak evlerin dar sokaklarında dans ederek ilerliyorum ,endamımla ilk görüşte hayran bırakan kıvrak bir kadınım senin için .peçenin üstünden bakışlarımla çağırıyorum.bacaklarımı örten uzun eteğimin altından toza toprağa bulanmış ayaklarım,geniş elbisemin içinde görebileceğin derece kıvrılan vücudum,rüzgara karışan uzun saçlarım ve tüm bunların arasında anlam veremediğin huzur.hiç bir şey düşünemez olmuşsun,sadece arkamdan ilerliyosun, gittiğin yeri bilmeksizin.kısa devreli bir uçuş mu bu yoksa ebediyete uzanan yol mu?izlediğin kadın kim?bu çekicilik, bulanıklığın içindeki bu zarafet kimin lütfu?gün batmak üzere,sarıya kesmiş her yer.zamanın koptuğu bu manzarada karşı konulması imkansız ,güneşe doğru rakseden kadını bilinçsizce izleyen, iliklerine kadar arzuyla dolmuş insancık,sen kimsin?
işte insanı böyle fantezilere,kendisiyle deli saçması monologlara sokan muhteşem şarkı.
bu şarkıda insan kendini, ezgileri nedeniyle, gitmemesine rağmen dizilerden bildiği kadarıyla mardin sokaklarında hissediyor. bir kedi fare oyununda fare olarak. ancak sizde de kediye karşı bir şevk var. kaçamak ve gizemli bakışlarla kese kese kaçıyorsunuz. of of of!
yol kenarında durmuş alçak bir duvara oturmuşsun. her esintide sarı bir bulut yükseliyor yerden nefesin kesiliyor tozdan ama serinlemiyorsun. susamışsın. yüz metre kadar uzağında beyaz duvarlı eski bir ev var. ellerini gözüne siper edip sağa sola bakarken beyaz duvarlı evin arkasından bir kadın çıkıyor. bembeyaz giyinmiş. uzun, şile bezi gibi bir kumaşı var elbisesinin. saçları simsiyah, beline kadar. bir an dönüp bakıyor. gece kadar büyük ve karanlık iki göz o yüzden çıkıp sana doğru geliyor. sonra hiç görmemiş gibi kafasını çevirip yola doğru yürüyor.
sarı ve sıcak yolda gözden kayboluyor. peşinden koşarsan dokunabileceksin sanıyorsun. peşine düşüyorsun. senden hızlı yürüyor. ilerledikçe yola vuran sıcaktan sıvılaşıyormuş gibi görünüyor.
mecalin yok devam etmeye
o yürüyor
beyaz bir kısrak gibi gidiyor
susamışsın, terlemişsin, yorulmuşsun. bütün bunların devası o'ymuş gibi görünüyor
yol uzuyor, şarkı bitiyor
belki bitmeden bir bakış daha... yada sana doğru atılmış bir adım; kim bilir?