istiridye gibi bazı kabuklu deniz hayvanlarının içersinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi...
güzel (anlamlı) söz.
ayakkabı markası.
istiridyelerin biriken kumları yıllar yılı saklayarak, bununla birlikte kendi dışkıları ve salgılarıyla okşayıp parlatarak oluşturdukları muhteşem mücevher.
yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz
(lethe, 17.08.2004 13:31)
aynı zamanda bir kız ismi.
nisan yağmurunun bir istiridye ile buluşmasının sonucunda ortaya çıkan eşsiz güzellikteki değer.
çok parlak dişlerin benzetildiği mücevherat.
(camel, 16.12.2005 03:13)
(durugörü, 09.01.2007 18:49 ~ 11.01.2007 21:50)
ing.
pearl
ayrıca bir bayan ismidir.
sadece sirke içinde eriyen
yuvarlak.
bir istridyenin çektiği acıdır, göz yaşlarıdır.
yüzlerce senen evvel çok güzel bir kız varmış.
ayağına kapanıp bütün gençler yalvarmış
bu eşi bulunmayan güzeli almak için.
erimişler aşk denen alevden için için,
güneşin sızağıyla eriyen karlar gibi;
hepsinin bu sevdadan hicran olmuş nasibi...
böyle yaşıyorlarken dünyalarına küskün,
güzel kız davet etmiş aşıklarını bir gün.
demiş:"elbet veremem gönlümü hepinize,
fakat bir müsabaka açıyorum ben size:
en güzel en kıymetli inciyi bana her kim
getirirse onunla artık evleneceğim..."
aşıklar mallarını feda edip satmışlar,
dört taraftan en büyük inciyi aratmışlar.
yüzlerce sene evvel bir saz şairi varmış;
bu gencin de gönlünü o kızın aşkı sarmış.
aklını alıvermiş gök ela renkli gözler;
her dakika biricik sevgilisini özler,
her dakika ağlarmış, sızlarmış, ah edermiş;
perişanmış, mahzunmuş, derbedermiş..
duymuş müsabakayı bu aşık da nihayet,
"inci nedir" diyerek o anda etmiş hayret.
çünkü o ana kadar inciyi bilmiyormuş.
"inci nasıl şey?" diye bir ihtiyara sormuş:
"ben onu hiç görmedim gezdim de diyar diyar."
demiş ki zavallıya gülümseyip ihtiyar:
"güzel bir taştır inci, kadınların süsüdür;
durduğu yer onların açık, beyaz göğsüdür.
denizden çıktığından pahalıdır gayetle..
bu sözleri duyunca aşık bakar hayretle,
der ki:"ben deniz nedir, onu da bilmiyorum."
ihtiyar denizi de anlatır: "dinle yavrum,
bu öyle bir susur ki ufuğa kadar açık,
bazen dalgalar kıyısında ufacık;
bazen fırtına çıkar, hava olunca lodos,
deniz birden kudurup kayalara vurur tos.
sen karada gezmişsin belli bu yaşa kadar.
bu dağların ardında çok uzak bir deniz var.
pek merak ediyorsan yürü, memleketler aş."
saz şairi, bu sözler bitince, yavaş yavaş
denizi bulmak için seyahate koyulur;
uzun yollar üstünde harap olur, yorulur.
nihayet gök toprağa ışığını dökerken
bir sahile yaklaşır, henüz şafak sökerken....
aradan bir yıl geçip nihayet mühlet bitmiş,
aşıklar akın akın kızın yanına gitmiş.
hepsi de dizilmişler önüne birer birer;
ellerinin üstünde donuk, beyaz inciler.
güzel kız seyre dalmış,oturarak yerine;
ipek elbisesinin uzun eteklerine
bütün delikanlılar koymuş hediyesini!
gözlerini açarak herkes kesmiş sesini:
"acaba hangisini kabul edecek ?"diye.
dışardan bir gürültü duyulmuş o saniye:
"bırakın muradıma ben bugün ereceğim,
bırakın sevgilime inciler vereceğim..."
"o da getirsin" diye güzel kız vermiş izin,
şair içeri girmiş tereddüt etmeksizin.
anlatmış kalbindeki sızlayan bir yarayı,
anlatmış uzun uzun bütün bu mecarayı.
"ben bir şair aşıkım, elimde bir kırık saz,
yapyalnız yaşıyorum, derdim çok, sevincim az.
o güzel gözlerine bir pınar gibi gönlüm
yıllarca aka aka tükendi tahammülüm.
fakat seni unutmak gelmiyordu elimden.
ve bir gün işittim ki inci istemişsin sen.
ama bu ana kadar görmemiştim ben onu,
öğrendim bu incinin denizde olduğunu.
deniz nerde diyerek arıyordum bu sefer;
aşkının kuvvetiyle aştım dağlar tepeler.
nice ülkeler gezdim nice dağlar dolaştım,
bir sabah sonu gelmez bir denize ulaştım:
güneş içinden doğup içinden batıyordu;
sular arzın üstüne yaslanmış yatıyordu.
rüzgar yavaş esiyor,engin sessiz, durgundu;
vücudum aylar süren yolculuktan yorgundu.
indim büyük denizin o büyük sahiline
incileri topladım ,uğraşıp didinerek."
aşıkın sözlerini dinlerken kadın erkek;
şair omuzundaki bir torbayı uzatmış,
yere bağını çözüp, incileri boşaltmış.
fakat o anda herkes kahkahalarla gülmüş:
çünkü inci yerine çakıl taşı dökülmüş.
güzel kız genç aşıka demiş: "bunu iyi bil:
bu, parayla alınan incilere mukabil,
senin çakıl taşların pek değerlidir elbet;
şair! yaşayacağım seninle ilelebet.."
nazım hikmet ran.
inci aykut ilter şarkısı.
aykut aykut ilter eski defter ,
beyoğlu ,
beyoglu ,
açık istanbul ,
gelme,
zuzu ,
küçük hırsız ,
küçük hırsızım ,
elveda diyeceksin ,
zalim saf aşık öğrendim tenezzül albüm şarkılarıdır. diğer şarkıları
sonuncu gün elveda çok yandı yürek canına yandığım fondip senin yüzünden çimdik yanarım kurnaz inci istanbul ara beni dir. ıncı ıncı inci inci aykut ilter
http://www.metacafe.com/...
aykut ilter album bilgileri
http://www.dailymotion.com/...
http://www.izlesene.com/...
inci inci aykut ilter söz müzik aykut ilter
ıncı ıncı goz yaslarım dokulurken gozumden
caglayan arzularım hayalım askım ve sen
muhtacım askına su uc gunluk dunyada
ne olur bır defa sev bın seveyım gonulden
kapında kolen olur ugrunda olen olur
boyle seven az bulunur
haydı durma durma sev ah
sıyah saclım komur gozlum
al dudak tatlı sozlum
ne olursun yakma gonlum
senı cok sevıyorum
http://www.aykutilter.com/
http://www.aykutilter.net/(editor, 05.08.2009 12:26 ~ 20.08.2009 15:14)
bir soyisimdir ayrıca da. çok da güzel bir soyisimdir hem.
incilerin nadir rastlanan türde olanları değerli taş/mücevher (gem stone) kategorisinde değerlendirilir ve oldukça pahalıdır.
inci dişiliğin, tanrıçanın sembolüdür. aşk ve güzellik tanrıçası olan aphrodite'nin (venüs) bir istiridye kabuğundan, üzerinden su damlalarıyla birlikte inciler saçılarak karaya çıkması bir tesadüf değildir.
tıpkı kristaller ve çeşitli değerli taşlar gibi incinin de psişik olarak niteleyebileceğimiz özellikleri ve bu manada kullanım alanı bulunmaktadır. inci öz güven ve kendini sevme duygusu aşılar, ayrıca kalp chakrasını açar. bu açıdan incilerin yarattığı etki pembe kuvarsınkine (rose quartz) çok benzer.
bu güzel "taş" ayrıca asaletle özdeşleştirilir. çeşitli kraliçelerin inci takılar, özellikle de kolyeler taktığı bilinir. ilginçtir, inci bir takı kadının tüm havasını anında değiştirir ve tartışılmaz hanımefendice, asil bir duruş katar.
bir
profiterol markasıdır.
internetten verdiğim siparişi öncelikle 1 hafta, sonrasında da 2 hafta sonra teslim edilecek diyerek beni oyalayan, üstünden 3 hafta geçmiş olmasına rağmen siparişi hala bekleten, mesajlara hiç bir şekilde yanıt vermeyen, telefonlarda ise geri dönüş için “ismin ne?” şeklinde laubali sorular soran, bundan böyle kapısından adım atmayacağım rezalet ayakkabı markası.
verdiğim siparişlerde elimde patladı, o ayrı.
(ağustos, 12.10.2009 14:27 ~ 13.10.2009 16:59)