kanımca
sertab erenerin en mükemmel, en dokunaklı parçasıdır. şarkıda bahsi geçen "bir minicik kız çocuğu" parçanın videosunda görünür. bu zıp zıp zıplayan şirin kız sertabın ta kendisidir.
sony music, 1998 yapımı olan
sertab gibi adlı albümün 3. parçasıdır.oldukça duygusal bir parça olduğu girişteki iki sözcükten bellidir: "incildim, incitildim...".
incindim incitildim derinden
terkettim kendimi
tesadüfen karşılaştım içimde
kendimle yeniden
bir minicik kız çocuğu bak
duruyor orada hala
anlatamam gördüklerimi
o neşeli çocuğa
artık beni asla yaralayamaz
hayat artık eğer istemezsem
yılar beni kolay yakalayamaz
ben durup beklemezsem
siz yine de incelikler yüzünden
belki daha çok üzüldüm
hayatın ayrıntılarına takılmaktır.incelikler yüzünden diye başlayan her cümle kaybedilen ana kızıştır.
sertab erener'in abisi reklamcı serdar erener'in ailesinin o dönemde çekilmiş, 1970 lerin havasını mükemmel ve olağanüstü biçimde gerçekçi aktaran görüntülerinden oluşan gördüğüm en iyi 3 video klipten biri. acaba nerede buluruz, arşivimize koyarız.
tüyleri diken diken eder.en azından benimkileri.
sözlerine sezen'in sopası değmiştir.şarkıyı iyi yapan,bu kadar damar olurken hala umutlu ve aslında mutlu bitmesi,insanı güçlü olmaya sevketmesidir.sıçmışken sonradan güçlü olmayı becerebilmiş bir dişiyi çok güzel anlatmasıdır..örnek ola.
kimseye anlatamazsın, anlatsan da kimse anlamaz, en sonunda kendine kalırsın ama aynı zamanda özgürleşirsin. artık içindeki minicik kız çocuğuyla başbaşasındır. evet anlatmamalısındır gördüklerini o çocuğa ki bari o öyle kalsın, incelikler yüzünden o doğasından uzaklaşmasın bari diye. işte bunları anlatır şarkıdır.
'siz yine de incelikli davranın, benim kadar değilse de' kısmı ise o kendi halinde, olduğu gibi, katkısız kız çocuğunun öylece kaldığını gösterir, görülenleri neyse ki o görmemiştir, kendisidir hala.
tüm hayal kırıklıklarımız bu incelikler yüzündendir de yine de devam ederiz inceliklere. belki bir gün birileri anlar diye.
incindim, incitildim derinden
terkettim kendimi
tesadüfen karşılaştım içimde
kendimle yeniden
bir minicik kız çocuğu bak
duruyor orada hala
anlatamam gördüklerimi
o neşeli çocuğa
artık beni asla yaralayamaz
hayat artık eğer istemezsem
yıllar beni kolay yakalayamaz
ben durup beklemezsem
siz yine de incelikli davranın
benim kadar değilse de
ben bu yüzden,
incelikler yüzünden
belki daha çok üzüldüm..
müziği sertab erener, demir demirkan'a, sözleri
sezen aksuve pakize barışta'ya ait sertab erener şarkısı.
koşturan, durmayan şarkı.
her şey var. her duygu..
'`tesadüfen karşılaştım içimde
kendimle yeniden`'
aynaya bakmaya korkan, her şeyi bir anda yitirmeye yaklaşıp yitirmeden geri dönen gölgelerin şarkısı.
bir minicik kız çocuğu bak duruyor orda hala...
anlatamam gördüklerimi o neşeli çocuğa derken insanın kendi çocukluğunu kucağına alıp çocuğu gibi koruyası gelir
sertap erener'in incinmişliklerini anlatan şarkısı..
bu şarkının klibi kral tv'de dönüyordu. öğleden sonra çıkan klibi izlerken dönemin sarışın vj'lerinden bir kız çıktı ve şunu dedi:
"evet, şimdi sırada sertap erener'den müthiş bir kliple incelikler yüzünden gelecek. ama "incelikler yüzünden" ne demekse?"
artık beni asla yaralayamaz hayat,
eğer istemezsem...
yıllar beni kolay yakalayamaz,
ben durup beklemezsem...
sözleri muhteşemdir,insana güçlü olduğunu hatırlatır,hayatının fon müziği olur bazı bazı.bunun dışında vurucu daha birçok söz barındırır.siz yine de incelikli davranın,benim kadar değilse de...ne zarif bir söylemdir o...
memnun etmeye çalıştıkça üzülürsünüz. çünkü kimse hakettiğinden fazla fedakarlığı anlayamaz. aradaki farkı belki de sadece siz gördüğünüz için kırılırsınız.
sonra bir gece sol yanınıza bir ağrı girer, sizi uykunuzdan uyandırır. yavaş yavaş kolunuz uyuştuğunu hissedersiniz, sırtınızdaki ağrı canınızı yakar. tarifsiz bir sıkıntıyla dolar içiniz. kalbiniz sanki hızlı hızlı atıp birden yorulup duracakmış gibi.
sol yanınız ağrır. kalp ağrısı değil oysa, hayat ağrısı, bilirsiniz. oysa yeterince üzülmüş, yeterince yorulmuş, diyetini ödemiştim aldığım her nefesin. ya da öyle sanmıştım.
öleceksem sevdiğim birinin yanında ölmeliydim, zar zor da olsa annemin kucağına ulaşmaya çalışmam bundandı. sıcacık, masum, tıpkı doğduğum gibi ölmeliydim. nedense hiç korkmadım, oysa karanlıktan çok korkardım ben. iki gün önce kapalı yerde kaldım diye nasıl da korkmuştum…
son kez sevdiklerim için dua edeceğimi düşünüp hepsinin adını andım. sağıma döndüm, annemin elini tuttum, sıcacık. kapadım gözlerimi. ölsem korkmayacaktım, ölmedim.
hayat ağrısı.
o yüzden ben de anlatamam gördüklerimi
o neşeli çocuğa...
(vjera, 25.10.2009 14:28 ~ 14:29)
-seni bu incelikler yüzünden boşuyorum ahmet
*ne gibi hayatım
-bilirsin sen
*ahahah her gün çiçek getiriyorum beğenmiyor musun
-ahmet kalem gibisin
*aahah zayıfım işte her yerimi yağ mı bağlasaydı?
-pipi pipi
*pipi ne la çocuk muyum ben, ya*ak diyelim
-ahmet 1e 8 ölçülerde oolunca pipi olur hani
*o kadar küçük mü ya
-neyse mahkemeyi aksatma öptüm bay
*beni kimin için terk ediyorsun?
-senden 4 kat kalın
*oha ben de gelim mi
-kıskanma salak
karşı tarafın iyiliğini düşünüp, olumlu davranmaya çalışır ama kırılan, üzülen ve sonunda da yıkılan, hep siz olursunuz.
şimdilerde sözlerini çok daha fazla anladığım,söylerken biraz daha içten söylediğim,sözlerinde kendimi bulduğum sertab şarkısı.
''artık beni asla yaralayamaz hayat,eğer istemezsem''
sertab,emin misin?