romanın baş kahramanlarından perry toplumun kendisini dışlamasından muzdarip biridir. yazdığı bir şarkının sözleri şu şekildedir:
bu dünyada yaşarken
arkamızdan konuşanlar
öldüğümüzde tabutumuzu
zambak çiçekleriyle süslerler
neden yaşarken vermezler
o güzel çiçekleri.
perry, herhangi bir eğitim almamasına rağmen son derece zeki ve eleştirel yönü güçlü biridir. katı bir tanrı tanımazdır. askerlik arkadaşı
koyu katolik cullivan onun ve kendisinin ruhunu arındırmak için bin kilometrelik yolu teper ve perry'nin yattığı kodese gelir. aralarında şöyle bir sohbet geçer.
aynen aktarıyorum:
" pişman olup olmadığımı mı soruyorsun? pişmanlık hissediyor muyum? hayır ...
cullivan bu sözlerin üzerine hiç bir yorum yapmadı. arkadaşının sessiz kalması perry'yi üzdü. cullivan'ın söylediklerini onaylamadığı için sessiz kaldığını düşündü ve tekrar konuşmaya başladı. "hey don beni iki yüzlü olmaya zorlama lütfen. sana bir sürü palavra mı atmamı istiyorsun? çok pişmanım dizlerimin üstüne çöküp dua etmekten başka birşey istemiyorum mu diyeyim? bana gelmez böyle şeyler. hayatım boyunca varlığını inkar ettiğim bir şeyi bir günde kabullenemem. sana birşey söyleyeyim mi?
tanrı dediğin güç her ne ise, sen ondan çok daha büyük bir iyilik yaptın bana. o (tanrı) benim için bir hiçtir."
kitabın bir diğer kahramanı dick ise biraz andaval bir tip olmasına rağmen ara ara da olsa aforizmaları ile beyinde şimşekler çaktırır. bir hücrede tek başına yatan dick diğer mahkumların gürültüsünden son derece rahatsız olur. çünkü yattığı hücrede sadece kendi sesi vardır. ve annesinden bir kulak tıkacı ister. ardından da şu cümleyi kurar. " kötülere hiçbir yerde huzur yok."
son bir kelam daha edeyim. "kitabın hepsini anlattın lan hıyar" diyen abilerin ablaların büyüklüğüne sığınarak. hani alışmışızdır. amerika filmlerinin sonunda insan ne kadar büyük kötülük ederse etsin en sonda ya bir rahibe ya da ebeveynlerden birine sığınır ve af diler. oysa ki kitabın sonunda idama götürülen perry, idama giderken herkes (okuyucu dahil) rahibin eline ayağına sarılıp af dileyeceğini beklerken o, ağzındaki sakızı rahibin suratına tükürerek
tanrıya ve
devlete son golünü atmıştır.
kürşat henüz bu kitabı okumadı ama siz mutlaka;
okuyun