inşaat mühendisliği 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. kendimin de dahil olduğu meslek grubu **
    (civil, 04.03.2004 02:51)


  2. (bkz. ben de varım)
    (amorphous, 04.03.2004 03:06)
  3. (bkz. itü inşaat fakültesi)
    (cyberboy, 04.03.2004 03:07)
  4. güzel kızlar diyarı
    (metropolistr, 04.03.2004 13:04)
  5. en temel mühendisliklerden biri. dışardan bakıldığında çok basit gözüken, bir çok insan tarafından sadece bina (konut) yapımı, inşaası olarak algılanan lakin içine girildiğinde konunun çok da basit olmadığı, her bir anabilim dalının başlı başına bir bilim olduğu görülen, tüm konularına tek bir kişinin asla hakim olamayacağı, çok sevdiğim mesleğim.
    (philemon, 15.03.2004 23:50)
  6. siz onu mezun olunca görün diye avudulası
    (invisibleruh, 16.03.2004 21:46)
  7. mimarlık mı yoksa inşaat mı diyip, bi cahillik sonucu girmeyi basardıgım, mezun oluncada napacagımı bilmedigim bölüm. ama insaatta hergün dügün dernek,eglence var bu yeter zaten.
    (sagamaster, 16.03.2004 23:48)
  8. advanced amelelik *
    (diskonnektus erektus, 17.03.2004 00:02)
  9. her 30 erkeğe bir erkeğin düştüğü itünün gereksiz yere kastıran bölümü
    (bermuda, 18.03.2004 03:01)
  10. halk içinde ve bilhassa arkadaş ortamlarında sosyete amelesi de denir.
    ben de varım
    (ed, 21.11.2005 13:15)
  11. yeryüzündeki en eski mühendislik dalıdır. alt disiplinleri şunlardır:

    1. yapı statiği ve dinamiği(yapı mekaniği): her türlü ahşap, çelik ve betonarme bina, köprü v.s. gibi yapıların statik ve dinamik(rüzgâr, deprem ve araç yükleri gibi) yükler altında tasarımı ve imalatı. geniş bir disiplindir. alt disiplinlere ayrılmıştır.
    2. yapı malzemesi: yapım aşamalarında kullanılan malzemelerin mekanik ve termodinamik özelliklerinin incelenmesi; varolan malzemelerin geliştirilmesi.
    3. yapı işletmesi: inşaat imalat aşamalarında maksimum verim, minimum harcama ve minimum zamanda imalat için gerekli olan verileri toplama, derleme ve optimum çözüme ulaşma. planlama
    4. yol mühendisliği: her türlü karayolu ve demiryolu imalatı. saha çalışmaları, güzergâh tayini, istimlak, saha aplikasyonu, alt ve üst sanat yapıları projelendirme ve imalatı.
    5. su mühendisliği: her türlü baraj, isale hattı(sulama kanalları, içme suyu şebekeleri gibi), kanalizasyon hatları, liman gibi yapıların projelendirme ve imalatı. en geniş disiplinlerden biridir.
    6. geoteknik mühendisliği: zeminlerin davranışları. zemin-yapı ilişkileri.
    7. topoğrafya: artık "jeodezi ve fotogrametri mühendisliği" adında bir mühendislik dalının açılmasıyla inşaat mühendisliğinden ayrılmıştır. ancak, her inşaat mühendisinin topoğrafya bilmesi kesinlikle gereklidir.

    kimi inşaat imalatları multidisiplin imalatlardır. örneğin; bir baraj inşaatında bütün disiplinleri görmek mümkündür.

    not: fahişelik ve çiftçilikten sonra dünyanın üçüncü mesleği olarak da bilinir esprisine de konu olan meslektir.
    (eksiksizuyum, 21.11.2005 14:20)
  12. halen daha yapıp yapmamayı düşündüğüm meslek dalı..
    (rumblefish, 15.03.2006 01:47)
  13. mezunlarına şantiye şefliğinden cumhurbaşkanlığına kadar bir çok kademede rastlanılan dahil olmaktan gurur duyduğum mühendislik dalı.
    (anubis, 24.03.2006 14:03)
  14. ruh sağlığı bozulmadan mezun olunabilinirse sağlam meslek.
    (great dilemma, 24.03.2006 14:32 ~ 14:32)
  15. bu meslek türkiye'de pek çok insana aşağılık bir meslekmiş gibi gelir. sebebi ismidir: inşaat. yani inşaat kelimesi bu insanlara toz, çamur, amele gibi "iğrenç(!)" kelimeleri çağrıştırır (işte onların kafalarına amele kadar taş düşsün (bkz: amele tercümesi/@794540)). oysa ki inşaat denen yer güzel bir yerdir; yeni doğan çocuğun büyümesini izlemek gibi yapının günü gününe büyüdüğünü gözlemlersiniz; üstelik bir inşaat mühendisi bu işin başındaki insanlardan biri olduğu için ayrı bir keyif alır.

    ecnebicede "civil engineering" olarak geçen bu meslek, türkçe'ye motamot çevrilirse "uygarlık mühendisliği", "medeniyet mühendisliği" gibi isimler alabilirdi (yok biz halimizden memnunuz). mamur bir dünya için olmazsa olmaz mesleklerin başında gelir.

    bu meslekle ilgili hep şu düşünülür: "bu insanlar bina yaparlar abi". oysa ki @567944'te bahsettiğim gibi çok sayıda alt dalı olan bu mesleğin neferi bir kişi yeraltı suyu hareketinden tutun da zeminlerin mekanik özelliklerine, yağışlardan dolayı nehirlerde oluşan debi artışlarının ve yüzey akımlarının hesabından tutun da bir plakta oluşan gerilmelerin üç boyutta çözümüne kadar pek çok hususta hem bilgi, hem de fikir sahibidirler (en azından iyimser bir bakış açısı ile öyle olması gerekir). bina yapmak, inşaat mühendisliğinin sadece ve sadece ufak bir kısmıdır.

    türkiye'de itü, odtü, ytü, ktü, gazi üniversitesi ve gaziantep üniversitesi başta olmak üzere çok sayıda üniversitede bölümü mevcuttur. [iyileri bu ismini yazdıklarım oluyor (boğaziçi'ni yazmadığıma dikkatinizi çekerim)]

    (pek âdetim değildir lâkin) seve seve eksi oy editi: boğaziçili arkadaşa selam ederim*
    (eksiksizuyum, 07.08.2006 21:45 ~ 22:08)
  16. türkiyede inşaat mühendisliği olarak tanınmasından derin üzüntü duyduğum temel mühendislik dalı. inşaat yerine konstraksiyon mühendisliği olarak çağrılarak karizmasına karizma katılabilecek meslek.
    (bkz: civil engineering)
    (fruktoz, 12.03.2007 23:06)
  17. erkek sayısının kız sayısına oranının bir hayli yüksek olduğu,ortam yapmak için başka bölümlerle kaynaşılmasını zorunluluk hale getiren mühendislik dalı.
    kullanılan programlar arasında:
    (bkz: sap 2000)
    (mesir, 23.03.2007 19:56)
  18. ülkemizde en çok dalga geçilen ancak dünyada en çok saygı duyulan mesleklerden biridir. kanımca zorluğu, bölümlere ayrılarak azaltılabilir. bir inşaat mühendisine yüklenen o kadar çok farklı daldan bilgi bulunmaktadır ki, bu fazla bilgiler bölümün bitirilmesini zorlaştırmaktadır. halbuki yapı isteyen yapı üzerine yoğunlaşsa, köprü isteyen köprü, yol isteyen yol. bütün üniversitelerin eğitim şekli farklıdır ancak kimi üniversitelerde (örn. kocaeli) 5 tane su dersi vardır. keza ben mezun olunca bu su derslerinin hepsini alıp nereme sokacağımdır.

    alt dallara ayrılması belki insanların "lan eşşolu yüksek yap lan ne alt dalı" diye haykırmasına sebep olacaktır ancak daha kalifiye inşaat mühendislerinin ortaya çıkmasına da sebebiyet verebilir. örneğin ben 2. senemin sonunda bölümümü yapı üzerine seçip okuldan direk yapı üzerine mezun olsam da mesela 4. sınıftayken yapı statiği 4 diye bir ders olsa, arkamdaki şemsiye açılmaya zorlansa. bu insanın kaşınmasıdır ama bütün bu inşaat kollarını öğrenmeye çalışmak bünyeyi zorlar.

    kısacası her mühendislik gibi bu da zor bir mühendisliktir. ciddi biçimde dalga geçilecek ise önce bulunduğunuz mekanın duvarlarına, kolonlarına dokunup şöyle bir gözlerinizi kapayın; orada geçen emeği, stresi ve alın terini hissedin.

    (bkz: veli göçer ben göçmem)
    (gestalt, 05.05.2007 11:07 ~ 15.08.2007 12:08)
  19. son sınıfa geldiğinde hesap kitap kısmı yetmezmiş gibi hukukla sizi delirten meslek grubu. yüzlerce madde konunu final sınavına ezberlettirip sonra hiç birini sormama,hatta üstüne dalga geçip nasıl ters köşe oldunuz nidaları atma yetisine sahip hocaları vardır.
    (fts, 13.06.2007 12:20)
  20. statik dersine 1 saat girdikten sonra okumayı bırakıp öss ye tekrar hazırlandığım bölümdür.
    (mitican, 03.08.2007 21:50)
  21. ingilizce'deki karşılığı civil engineering olan, yurtdışında paşa muamelesi gördüğünüz, fakat türkiyede diplomalı ameleden başka biskim olamadığınız, ilginiz olmadıkça gidilmeyesi, gidişi olsun dönüşü olmasınımsı bölüm
    (mitican, 13.08.2007 01:44)
  22. deneyimin ne demek olduğunu ve önemini; bu bölümü kazandığınız andan itibaren, sonraki yaşamınızda size (kafanıza vura vura) öğretecek olan bilim dalı.

    her şey üniversite yıllarında aldığınız eğitimle başlar. istediğiniz kadar çalışkan, vefakar, ödün vermekten çekinmeyen bir öğrenci olunuz, (kısacası inek) önceki yılların öğrencilerinin deneyiminden yararlanamazsanız; okulunuzu zamanında bitirmeniz çok güç, hatta imkansıza yakındır. önceki yılların sınav sorularını ele geçirmeden, istediğiniz konunun kitabını hatmedin, sonuç hüsrandan farklı olmayacaktır. evet diyeceksiniz kendi kendinize geçmişin bilgileri, deneyimi önemli.

    sonra iş hayatı başlar. henüz hiçbir şey bilmemektesinizdir doğal olarak. işin içinden çıkılmaz, soyut yapı statiği derslerini öğrenmiş ama hayatta ankastre mesnet nedir görmemişsinizdir. mafsal nedir, pratikte nasıl kabul edilir bilmiyorsunuzdur. derslerde “ mafsallarla mesnetlenmiş diagonal bir rijit cisimde…” diye başlayan dersleri dinlemişsinizdir ancak;
    mafsal nedir?
    mesnet nedir?
    diagonallik şartı nedir?
    bir cisim, hangi kabullerle rijit sayılır?
    diagonal bir rijit cisim nedir?
    mafsallarla mesnetlenen diagonal bir rijit cisim nedir?
    soruları havada kalmıştır en basitinden. halbuki bir kafes sistem çatı görsen hayatta anlayacaksın ne denmek istendiğini. ama görmemişsindir. görmemende doğaldır. 30 günlük stajlarla da görmen olanaksızdır. şantiyeye gittiğinde sana verilen eğitimin ne kadar soyut olduğunu ve gerçek hayatla alakasının kopukluğunu gördüğünde hayret edeceksin ve anlayacaksın ki her şey şantiye imiş. evet diyeceksiniz kendi kendinize şantiyenin bilgileri, deneyimi önemli.

    okul size deneyim vermeyecektir. deneyimi iş hayatında edineceksinizdir. ancak unutulmamalıdır ki, deneyim yenilen kazıkların bileşkesidir. ilk kazığı da patronunuzdan yiyeceksiniz. çünkü patronlar bilir ki bir inşaat ustası ve formeni; üniversiteyi yeni bitirmiş tıfıl inşaat mühendislerinden çok daha fazla işine yarar ve iş bitirir. bu nedenle onların maaşları ve itibarları çok daha yüksektir şantiyede. şantiyede ünvana bakılmaz çünkü, işi zamanında bitiren kraldır, unvan sahibidir. bu yüzden maaşınız ilk yıllarda daha düşük olacaktır ve ilk kazığınızı da böylece yiyeceksinizdir. (ben şu an bu satırları yazarken yiyorum mesela, genç ve deneyimsizim çünkü)

    bir inşaat mühendisinin işine yarar! deneyimi elde edebilmesi ise ortalama 5- 10 yıl arasında değişir. bu süre zarfında hep ekside ve zararda olacaksınızdır. ayrıca iyi bir inşaat mühendisinin, şantiyede insan ilişkilerini çok iyi ayarlayabilecek nitelikte olması elzemdir. bu ise eğitimle kazanılamaz. bir şahsiyet, karakter meselesidir. şantiyenin besmelesi yalandır. su gibi yalan söylemeli, insanların yüzüne gülerken onlara iş yüklemeli, gereğinde çok sert çıkıp birilerinin ağzına s.çabilmeli, itin g.tüne sokabilmelisin. bunları yapamıyorsan ancak ortalama bir mühendis olarak hayatını idame ettirebilirsin. mesleğinde yükselmiş her inşaat mühendisi bu gibi ayarlamaları çok iyi yapar. (ben yapamadığım için memurluğu seçtim. gördüm ki orası da hiç farklı değil.) bu ayarlama da bir deneyim işidir. insan sarrafı olmayı gerektirir. insanları gözünün içine bakarak anlamayı gerektirir.

    şantiyede her gün karşınıza çıkacak binlerce problemin yanı sıra binlerce talep ve beklenti içinde kalırsınız. hepsini bertaraf edebilmek sağlam bir bünye ister. şantiyenin % 95 i problemdir. bu yüzden iyi yetişmiş hemen hemen her inşaat mühendisi alkoliktir ve dağarcığında 40 yıl düşünseniz aklınıza gelmeyecek tarzda küfürler bulunur. hem insanları, hem işi idare ederken psikologlara başvurmak isteği dayanılmaz bir hal alır. her zaman olumlu, güleryüzlü ve “up” olmayı gerektiren bir iştir. tekrar ediyorum ki her zaman “up” olabilme maskesini takmak deneyim ister.

    bütün bu sıkıntılara rağmen iş bitip ortaya çıkan şeyin zevkini içinizde yaşamak “her şeye değer” düşüncesini size verir. bu meslek sizi, yaşattığı deneyimlerle olgunlaştırır. ama karşılığında ödeyeceğiniz bedeller olacaktır. hem de azımsanmayacak boyutta.
    (anha minha, 06.09.2007 17:55)
  23. (bkz: we build targets they build weapons)
    (özellikle nick konusunda çok hassas olan yazar, 28.09.2007 16:09)
  24. icracılarına en çok travma yaşatan meslek. iyi bir bölümdür, puanı her üniversitede yüksektir, ama mezun olduğunuzda türkiye'nin en eğitimsiz, en anlaşılması zor, kimileri yeterince türkçe bile bilmeyen insanlarıyla, inşaat işçileriyle başbaşa kalırsınız. şantiye içinde onlara her şeyi zar zor anlatır, yevmiye hesaplarının nasıl gerektirdiğinden ve işleri yarıda bırakıp gitmediklerinden emin olmak için bilimum yaptıklarını kontrol eder ve bu yüzden de sanıldığının tersine vücudunuzdan çok beyninizi yorarsınız. çoğu zaman gidip bir mala ve kum bulup bir işi bizzat yapmak onlara yaptırmaktan kat kat kolay ve kısa olacaktır, ama gene de bunu yaparsanız dillerine düşeceğiniz için eliniz kolunuz bağlıdır. bütün hayatınız boyunca günde en az 10 saatten-haftada en az 6 gün bu insanlarla boğuşarak yaşarsınız, buna karşılık çoğu zaman, özellikle ilk başlarda bunlara alışık değilsinizdir, çünkü siz son derece eğitimli birisinizdir, çevreniz de öyledir. neticede çift kişilikli yaşamaya başlarsınız ve bu da bir travmaya tekabül eder, her gün herkes birbirine "yetti bu şantiye işi" der durur. oysa şantiyenin işi asla bitmez. siz bitersiniz, inşaat bitmez.
    (earendill, 28.09.2007 18:02)
  25. atılım üniversitesinde bulunan bölüm http://ce.atilim.edu.tr/...
    (sharp, 25.11.2007 22:46)
 sayfa  / 2