8-9 yaşlarındayken yeni taşındığımız mahallede (yaşıtım) kız arkadaşım olmaması nedeniyle erkeklerle takılıp, aralarına katılabilmem için oynadığım oyun. ikinci kattan birkaç kez atladıktan sonra hoşuma gitmiş bunun üzerine gaza gelip (getirilip) üçüncü kata çıkmış, tabi yüksekliği görünce üç buçuk olup vazgeçmiştim. işte o zaman ilk defa erkeklere güvenmemem gerektiğini öğrendim çünkü azman çocuklar beni aşağı ittiler..
sonuç: kısa süreli baygınlık, dengesiz atlamadan kaynaklı vücudun heryerinde özellikle kafada ezik, yara, bere.. ve bunlar yetmiyomuş gibi bi de akşam olayı öğrenen anneden güzel bi sopa..
(bambuk, 01.04.2006 14:59 ~ 18.02.2007 02:33)
kızların erkek oyun arkadaşı edinmesinin zararıdır efendim. bu erkek çocukları nerde bi atraksiyon varsa kokusunu alıp oraya giderler. siz de peşlerine takılırsanız başınıza gelmeyen kalmaz. her gün evden ''bugün düşmicem'' şeklinde kendi kendinize söylenerek çıkar düşmeyi bir kenara bırakın inşaatın tepesinden aşağıdaki kumlara bakarken bulursunuz kendinizi. aşağıya inmek de yemez tabi. taa oralara çıkmışın atlamadan olmaz. kırmızı briketle elimi yarmıştım boydan boya bu uğurda. aşağıda kırık varmış bi tane o da bana geldi.
bir kez de at arabasının arkasından atlamıştım hemi de araba giderken. hep bu erkekler ah ah
(klasik kadın yakınması. her bokun sorumlusu erkek olsun ki rahatlayalım.)
çocukken yapılan salaklıkların başında gelir.
kızgın havadan soğuk kumlara atlamak. (bu böyle değildi ama..)
bir de bu kumların üstünde
havada ters takla atmak vardır ki keyfine doyulmaz.
(bkz:
ben bunu gördüm)
(gnarus, 12.05.2007 14:19 ~ 14:19)
içimizdeki cafer'den kaynaklanır..
genelde birinci katlardan atlanılarak yapılan eylem,yalnız bazıları gaza gelip ikinci kattan da atlardı bir şeycik de olmazdı keratalara,bir kötü yanı vardı;ayakkabılarla atlanıldığında ayakkabı batardı kum içine daha da çıkmazdı o kum taneleri ayakkabı atılana kadar.çocuk olmak da bu olsa gerekti.
günün birinde atladığım kuma işeyen ve sıçan köpek ve kedileri görünce bir anda yok olan zevk.
ikinci kattan atlayıp az kalsın boynumu kırmama neden olacak gereksiz cesaret gösterisi.
-oğlum senin ayakkabının teki nerede?
+baba kayboldu..
-nasıl kaybettin
+ayağımdan çıkmış farketmedim...
(bkz:
ayakkabının tekinin kuma saplanıp kaybolması)
(bkz:
bu adam muhendis çıkacak)
(alesta, 21.02.2008 15:36 ~ 15:41)
inşaat kumlarında çamur aradık
* bir de atladıktan sonra. hâlâ çözemedim o çamur parcalarının nereden gelmiş olabileceğini.
en fazla 3. kattan atlamıştım ben. zevkli bir eylem. arka sokağın çocukarı daha bir serseri olduğundan onlar yüksekten uçarlardı izlerdim onları. 7. ve 8. kattan atlayanlar oldu. birisi geri geri giderken 2. kattan düştü kolunu kırdı 2 si de 7 veya 8 den atlarken ama atlıyorlardı yine alçılı kollar ile. çocukluk klişesidir ama bizden sonrakiler pek yapamayacak galiba. eskisi gibi inşaat olmuyor artık olan da modern oluyor kuma atlanılmıyor filan.
erkekliğini kanıtlamak üzre 3. kattan kum üzerine atlayan çocukların, dizlerinin dudaklarını patlatmasıyla son bulacak eylem... bir de inşaat sahibinin beş-onların arasından çıkışı tam anlamıyla bir bruce wilis aksiyon sahnesini andırır.