allah için sürükleyici, ama onun dışında pek çok eksiği olan kitap. konusu vs. hakkında zaten yazılmış olan şeyler yerine bahsettiğim eksikliklere değinelim:
kitap, olasılık teorisiyle başlıyor ve olasılık mevzuları hakkında birkaç ilginç veriyle yazar, okuru öyküye dahil etmeyi amaçlıyor. yalnız bu konuda, çok önemsemediğim ama gözden kaçmayan bir ayrıntı var; dünyanın göktaşı çarpması sonucu yok olma olasılığıyla ilgili kitabın yanlış bir iddiası söz konusu. ama esas sorun şu ki, kitaba adını dahi veren bu olasılık mevzusu, kitabın ilerleyen bölümlerinde kendine pek yer bulamıyor ve çok daha başka bilim alanlarına kendisini bırakıyor. bu da kitabın aslında ne anlatmak istediğinin pek de belli olmadığını gösteriyor.
laplace'ın şeytanı, tıpkı
platon un mağarası, ryle'ın
* üniversitesi,
schrödinger in kedisi,
descartes ın cini gibi bir
alegoridir ve laplace, bu şeytanı tüm kanunları bilen olarak tasvir etmiş, şeytanın tüm kanunları bildiği takdirde geleceği öngörebileceğini söylemiştir. yani laplace'ın şeytanı diye bir "varlık" söz konusu değildir. gelgelelim, olasılık teoreminden yola çıkıp bambaşka diyarlara akan kitapta böyle bir "varlık", hatta insan söz konusu ve adından olasılık teorisi üzerine kurulmuş bir kitap gibi dursa da, kitap aslında bu saçma ve komik laplace'ın şeytanı yorumu üzerine kurulu. fizikçi, hele ki kuantum fizikçisi hiç değilim ama eminim bir fizikçi bu kitabı okusa kendini laplace'ın yerine koyar ve laplace'ın şeytanını başka bir tarafından anlayan
adam fawer kişisine anladığı yerinden gülerdi.
kısacası, zevkle okunan ama bu gibi ölümcül hataları nedeniyle şiddetle tavsiye edemeyeceğim bir kitaptır kendisi. birkaç ay önce 3. basımını okuduğum ve şu an 10. basımın piyasada olduğu da düşünülürse, holivuddan bir cengaverin üzerine atlaması an meselesi olarak görülebilir.