henüz 8 kere izlediğim ve daha kaç kere seyredeceğimi bilmediğim akıllara durgunluk vericek güzellikte bir aşk ve yolculuk filmi.
müzikler,mekanlar,çekim,juli hepsi çok güzel
(bkz. christiane paul)
filmin sonlarına doğru türkiye'ye giriş bölümündeki görevlinin(kendileri fatih akın'ın akrabasıdır muhtemelen kardeşi) şu repliğine yarılmıştım:
"sen kendine bak,terörist misin,satanist misin ne boksun belli değil!"
amacı şunu diyebilmek-ti- film boyunca: "meine herzallerliebste, ich bin tausende von meilen gegangen. ich habe flüsse überquert, berge versetzt. ich habe gelitten, und ich habe qualen über mich ergehen lassen. ich bin der versuchung widerstanden, und ich bin der sonne gefolgt, um dir gegenüberstehen zu können und dir zu sagen: ich liebe dich."
film ve aynı zamanda juli o kadar gerçeküstü bir güzelliğe sahipler ki, insanın pılını pırtısını toplayıp uzaklaşası geliyor bu diyarlardan; filmin ve juli'nin düşlerinize bıraktığı tadı bulabilme ümidiyle...
fatih akın'ın bütünü ile ele alındığında sentimentalist belki içi boş bile denebilecek bir öyküsü.
ama adam bu filmde de ipuçlarını verdiği üzere aslında iyi film çekebilecek kadar yetenekli ve yetti de duvara karşı'da hatta kimilerince fazla gerçekçi pek şahane bir iş de yaptı
yine de bu film gayet izlenebilir gayet hoş karelere mizansenlere, nesnel anlatımlara sahip, yanlış anlaşılmasın
hemen hemen her sahnesinin tatlı bir gülümseme ile akıllara kazındığı, seven bir kızın yapabilecekleri ile, başkasını seven bir erkeğin körlüğünü konu an mükemmel ötesi, bir o kadar da öpülesi yol filmi.
filmdeki bayan karakterler juli den luna ya kadar kendilerine has özellikler taşırlar. film tesadüfler üzerine kurulmuştur ama insan bu tesadüflerin hiç birisin de bu kadar mı olur ya hu diye kızıp kapatmaz filmi.
araba çalarken yapılan iyi kötü adam belirleme sahnesi, hapisten kaçış sahnesi hele hele o gemide uçuş sahnesi ve bir de sınırdan geçiş sahnesi unutulmazdır.
süprizlerle dolu mutlaka izlenmesi gereken bir film. nasıl bir teknik kullanmışta çekmiş fatih akın bu filmi bilemiyorum ama ne yaptıysa insanıda içine alıp sürükleyen bir yapıt olmuş...mutlaka ama mutlaka izlenmeli
kendini izlettirmeyi beceren, oyuncu seçimi konusunda başarı sağlanmış film. çok güzel bir kurgu aslında, esas eleman hem kendi içinde saklı kalmış, bastırılmış şeyleri açığa çıkararak aşka doğru yolculuk yapıyor, hem de eşzamanlı bir fiziki yoluluğun içinde buluyor kendini. tabi en önemlilerinden birini es geçmemeli;bir mucizedir yaşamak'ta tadına doyamadığımız güzellik, aynı hınzır haliyle karşımızda yeniden
meine herzallerliebste,
ich bin tausende von meilen gegangen. ich habe flüsse überquert, berge versetzt. ich habe gelitten, und ich habe qualen über mich ergehen lassen. ich bin der versuchung widerstanden, und ich bin der sonne gefolgt, um dir gegenüberstehen zu können und dir zu sagen:
ich liebe dich.
burnunun dibindeki görmeyen saf daniel ile güzel juli'nin aşkı. evet evet yola dökülmeli temmuzda... ortaköye gidecek biri çıkınca tabi karşımıza.
filmi defalarca izledim, izlettim; her seferinde daha çok eğleniyor daha çok seviyorum..aşkın tesadüflerle dolu olduğunu bir yol macerası eşliğinde izleyiciye sunan evladiyelik bir fatih akın filmi.. ayrıca filmde melek (idil üner)in seslendirdiği(bkz: 'güneşim')adlı şarkı insanın iliklerine dek nüfuz etmeyi başarır.