|
|
- ilkokul yıllarının en kabus olayıdır.
öncelikle misket oynadığınız, kutu kolayı ezip üç'e üç maç yaptığınız arkadaşlarınzın dalga konusu olursunuz. herkes öğretmeni beklerken sıra arkadaşı ile para maçı yaparken salak salak resim yapmak zorunda kalırsınız.beden derslerinde saçını çekmeniz gereken kız grubu ile arkadaş olursunuz.herkes sıra arkadaşına sıra altından tekme atarken siz araya çanta koymuş sıranın ucuna kıçınızı dayayıp oturursunuz.kız iyi ya da kötü olsun arkadaşlarınıza "bu kız salak olm" diyip okul çıkışında yapılacak maçın kadrosuna senide almaları için dua edersiniz.hele yanınızda oturan kızı severseniz olay daha bir facia olur ki gece yatarken "yarın kırmızı kalemi nasıl istesem " diye düşünürsünüz.*
- yanınızdaki kızı büyük ihtimalle kıl etmenize ve muhtemelen ondan kıl olmanıza neden olacak durum.
- lisede yanına oturup sıra altıdan king size dergisiyle osbir çeken erkeklerin, üniversitedeki en yakın amın 400 metre ilerdeki fakültede mevcut olduğu günlerde yaşarken okuldaki cinselliğin tepe noktası olduğu düşünülen anı.
- barbie li suluğu boynunda, okula gelen kız talebe için tadından yinmeyen durumdur.
bir kızın, bir kızla tanışıp arkadaş olacağı için sevindiği son anlardır.
- (bkz: kızların arasında kızılcık bebek)
(coban, 15.09.2006 20:47)
- ben de mi anormallik bilmiyorum. şimdi bakınca aslında iyiki de öyleymişim diyorum ama o zamana göre anormal sanırım:
yanına oturulan kişi benim gibi bir erkekse (başlıkta belli mi ki?) ve kız da gayet hanım hanımcık bir kızsa en azından o seneyi harika geçirecek bir insandır. benim yanıma ilkokul beşe kadar üç sene üç değişik kız oturdu. yapı olarak kafamı dinlemeyi seven ve sürekli bulunacağım mekanlarda adam gibi adamlık isteyen biriyim. bilmiyorum işte hani böyle çocukken daha futbol, basketbol gibi oyunları da sevmezdim. ilgimi çekmezdi. öyle olduğu için de zaten çok ilginç bir şekilde oynardım bunları, ama kesinlikle iyi oynayamazdım kabul edelim. işte yanıma oturan o üç kız da sınıfın en uslu ve hanım hanımcık kızlarıydı. ben sıramın sahibi ve kimseyi yaklaştırmayan ciddi çocuktum. kız da yanıma sığınmış kişi konumunda. bütün sene boyunca onunla dalga geçtiğimi, sert davrandığımı ya da birbirimize kıl olduğumu hatırlamam. aksine dışarıya karşı korurdum. hatta bak giriyi böyle yazarken kafama dank etti; sanırım yakın çevremden iki kişinin "sen tam baba gibi davranıyorsun" demesinin de altında bu var.
kısacası sürekli bulunacağı yeri ve sakinlerini sahiplenen biri için aslında bulunmaz bir tattır.
|