1. melis: biz ağva'ya gittik öğretmenim
    begüm: biz de antalya'daydık öğretmenim
    hüseyin: biz de kemer'e gittik öğretmenim
    ulaş: biz almanya'ya dayımlara gittik öğretmenim

    my left foot is cold: biz köydeydik amına koyim!

    lan arkadaş s.keyim böyle hayatı. her yaz köy, her yaz köy, köy bıktı babam bıkmadı. en son köyün muhtarı köyün girişine set çekmiş ve silahlı pıçaklı adamlar yerleştirmiş. ve babamın fotoğrafını da ellerine vererek ''gördüğünüz yerde vurun talimatı'' vermiş. bıkmış artık adam. ''40 yıldır köy muhtarıyım, her sene bu adam ve ailesinden başka gelen yok şu amına kodumun köyüne'' demiş.

    der, haklı. çünkü gerçekten de bizden başka kimse olmuyordu bizim köyümüzde. muhtar, kahveci ve biz. kahveci de ne sikimi yiyor orada, bu yaşıma geldim hala anlamadım. biz evimize dönünce kahveci ve muhtar baş ba... hassiktir, şimdi çözdüm lan.. vay ibneler... eheh demek birbirlerini ayıklıyorlar..

    neyse konudan sapmayalım...

    tatilini eşek sırtında geçiren bireyler için her tatil dönüşü ''tatilde ne yaptınız'' sorusunu duymak, bünyede tarifi imkansız acılar yaratırdı. öyleydi lan.
  2. okulsuz geçen her günün keyfini çıkardım diye cevaplanarak üstesinden gelinebilecek durum.
  3. devlet okullarında malum 4. sınıfta müfredeta ingilizce eklenir,tatil dönüşü hoca sorar,
    ee naptınız lan bakalım diye,aslında birçok şey yapmışındır fakat tükürdüğümün dilini konuşamadığın için "i was at home tiçır" demekten başka yapacak birşey yoktur,böyle irençtir.
  4. melis: biz ağva'ya gittik öğretmenim
    begüm: biz de antalya'daydık öğretmenim
    hüseyin: biz de kemer'e gittik öğretmenim
    ulaş: biz almanya'ya dayımlara gittik öğretmenim

    final dönemi sözlüğe takılan mal: kafayı öne eğer,evdeydim der. evde değildir ama, okula ve evine yakın olan ana cadde üzerinde su satmıştır kendisi. hemde öyle pet şişe felan değil, bildiğiniz suluk, iki bardak, bardağı 50 bin e su.
    sempatikliğinden dolayı tüm rakiplerinden daha fazla su satmıştır, hatta su satarken canı sıkıldığı için, beyazıt il halk kütüphanesinden ödünç aldığı kitapları okumuş, bu görüntüsü ile de satışına satış katmıştır. okuduğu kitaplar ileride kendisine türkçe neti olarak geri dönmüştür ama o ayrı.
    her neyse, kendisini su satarken gören arkadaşları nedeni ile biz de köydeydik diye yalan uyduramamıştır. ağva kemeri sikt.r et, köye bile razıdır. hadi köy olmadı mahallede 12 saat futbol oynayan arkadaşları ile top koşturmaya da razıdır ama buz bitmeden eve gidilmez...
    (bkz: herkesin bir derdi var durur içerisinde)
  5. çocukluğunuzda yaptığınız şeyin öneminin farkında olmayınca,
    herkes seyahatini yazlığını şusunu busunu anlatırken, "şeyy benim piyano sınavım vardı eylülde, her gün birkaç saat piyano çalışmak zorunda olduğum için ben hep evdeydim :( " cümlesini söylerken, bu sebeple tatile gidememeyi arkadaşlarınız arasında bir eksi puan olarak düşündüğünüz an..
  6. öğrencilerin bir çoğu bu soruya ''kitap okudum'' diye cevap verir veya cevaplarının içinde mutlak bulunur. ilk önce soru sizi büyük bi heyecana sokar sonra saymaya başlarsınız.