|
|
- genelde pelikan'ın o her ele değmiş meşhur yeşil silgisini ortadan delip, içinden bir ip geçirmek suretiyle kolye şeklinde boynuna asan çocuktur.
büyük bir olasılıkla şahsi okul araç ve gereçlerine sahip çıkamamakla beraber, bari silgiyi kaybetmesin diye ya da yazarken çok yazım yanlışı yaptığı için, boynundaki silgi elinin çok rahat uzanabileceği, yaptığı hataları silginin sıraya olan yakınlığıyla konumu göze alındığında itina ve kolaylık ile düzeltmesine olanak veriyor diye bu yöntemi seçmiş bir keyif pezevengidir. süs amaçlı kullananı var mıydı hiç görmedim ama eğer varsa da onlar daha sonradan çıkan kokulu arı maya silgisinin pembe ya da yeşil olanını kullanmışlardır.
- aynı çocuk ileride silgiyi kalem kutusu denen zımbırtı yerine cebinde taşımaya en büyük adaydır.
- annemin anlattığı kadarıyla eskiden köylerde yetişmiş çocukların kullandığı genel yöntemdir. fakirlik ve yoksulluk içinde olan anadolu ve trakyadaki bir çok köyde köy çocuklarının binbir zorlukla aldığı silgileri kaybetmeleri halinde, analarından, babalarından dayak yemesini önlemek içindir aslında bir nebze de. boynuna takılan silgiyi hiç bir zor durumda, mecbur kalan başka çocuklar da çalamaz, yere düşüp kaybolmaz derdi annem. demekki silgiyi boynuna takmak kimine göre absürt, kimine göre allah'a emanettir.
- ben ilkokuldayken de tartışılan çocuklar olmuşlardır. bunların silgilerini boyunlarından çıkarmadan sağa sola periyodik hareketlerle salınarak yazdığını silmeye çalışanlarını da duymuşumdur.
(nox, 07.04.2007 10:45 ~ 08.08.2007 04:34)
- eve gidince anneden fırça yemekten korkan çocuk. bunlar genelde silgi ile eve giderler ama montları okulda kalır.
- kornuma yöntemlerinden bihaber ebeveynlerinin hatası sonucu dünyaya gelen varlığın imgesi.
- bu modeller ilerki yıllarda cep telefonlarını da boyunlarına asarlar
- çok sık rastlanabilecek ilkokul çocuğudur.
önemli olan ilkokulda boynuna ortası delinmiş sabun asan çocuktur, bu çocuk görüldüğünde geçmişi ve geleceği konusunda ciddi farazi psikolojik yorumlarda bulunulabilir, bulunulmayabilir de.
- büyüyünce silgisinin yerini flashdisc'i almıştır.
(bkz: kendimden biliyorum)
- anne sözü dinleyendir, şöyle bir kaybetme zevki yaşayamayandır, silgi ona o silgiye mahkumdur, yazıktır, günahtır...
(heidi, 15.11.2007 16:36)
- artık silgi asan kaldı mı ,yerine usb takarlar diye düşünüyorum, zamane çocuklarından bahsediyorsak şayet .
- liseye giden öğrencilerin bile; ''silgim kayboldu, kalemimi çalmışlar, daha demin şuradaydı, hocam hep aşırıyor bu silgisizler benimkileri, yaz oğlum, kalemim yok hocam!'' haykırmalarıyla, her gün kocamanlara bile sarfettiğim sözün vukuu bulmuş hali.
- o çocuk büyür ve silginin yerini pena alır. ayrıca zamanla, çakmağını da kaybedip durduğunu fark eder.
- tıpkı gazozla simit ikilisi gibi o da tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür zira beş yıldır her gün ilköğretim okullarındayım böyle bir çocuğa rastlayamadım.
- aynı zamanda anahtar da astığı görülmüştür. kayıplara karşı aşırı hassas bir ailesi olduğunu gösterebilir. belki.
- o dönemler okula kalem ve silgi getirmeme cesaretine sahip çocuklar yüzünden alınmış önlemlerden sadece biridir.arka sıraya verdiğiniz silgi sınıfın farklı noktalarını gezdikten sonra kaybolurdu.silgi yiyen çocukları da düşündüğümüzde zor olmadığı açıktır bunun.
tabi zeki çocuklar da silgiyi muhafaza etmek adına boyunlarına asarak derslere girerlerdi.şimdi boyuna asılan silginin imgesel bir takım hadiselerini de yazardım çok ironik olurdu hatta da gerek yok ona geç olmuş.
|