o günleri düşündükçe sinirlendiren hadise.
bir de solağım
* ben, ağır da yazardım, hep geç kalırdım;
teneffüs yapmaz arkadaşlarımın
defterlerinden yetiştireceğim diye kasım kasım kasardım. "böyle geç kalmaya devam edersem
ortaokul ve
lise de halimin duman olacağı" ima edilirdi.
tırsa tırsa başladım ortaokul, liseye. boşunaymış. her şey kebaptı. gerekirse
fotokopi vardı. 1 kutu
tombo 0,7 uç 1
sömestr idare ediyordu. sonra lise bitti,
bilgisayar aldım; o gün bugündür
kalem kağıtla pek işim olmaz. olursa da yazımı benden başkası okuyamaz.
doktor olsaydım
eczacı okuyamazdı,
o derece. belki çözdüğüm
bulmacalarda biraz düzgün yazarım o kadar.