|
|
- 8 yıllık zorunlu eğitim(?)* geldikten sonra yerini ilköğretim okullarına bırakan, 2'nci evimiz.
- artık olmayacağını öğrendiğim zaman içimi burkan canımız. çok mu duygusallaştım bu aralar*
(mavio, 01.11.2004 15:20)
- sıkışık sıralarında kollarımızı bağlayarak oturduğumuz,
ter ve simit kokan,
eğitim yuvası.
cin ali ile tanıştığımız mekan.
- hep bir ağızdan "eveeeeeet" ve "haaaaayııııır"larla geçen çocukluk dönemi.
- beslenme çantalarının cam kenarına yerleştirildikten sonra bir an önce beslenme saatinin gelmesini beklediğin, sabah kahvaltıda yemediğin haşlama yumurtanı yemek için can attığın, sürekli silgi kaybettiğin ve babanın bu durumdan rahatsız olması ile silginin orta yerinin delinmesiyle arasından ip geçirilerek boynuna astığın, çoraplarının her daim ayak izi ile kirlendiği, kokulu kağıt - desenli peçete koleksiyonu yaptığın, karşı cinsin karşısında ilk kez dürtülerinin oynaştığı zamanlara ev sahipliği yapan yer.
- sık kullanılan bir "seviyesizlik" belirtecidir.
(bkz: sözlüğü ilkokula döndürmek)
(bkz: ilkokul 5 dönemi esprileri)
(bkz: ilkokul atraksiyonları)
(bkz: ilkokul düzeyinde giri)
(bkz: ilkokul laflamaları)
(bkz: ilkokul esprileri)
- babamın öğretmenlik yaptığı, o kervan bile geçmeyen köyün izbe odasına çocukluğumu yüklediğim, aklıma hergeldiğinde kekremsi bi hal aldığım ilk okul...
- adı üstünde, ilk'lerin yeridir.
bir çok insan, o ilk eğitim yuvasında, gelecekte belki de hiçbir zaman değişmeyecek özellikler edinmişler, hatıralar biriktirmişlerdir. öyle ki, ilkokul öğretmenleri neredeyse asla unutulmazlar.
aşkların da ilkini orada yaşar insan sanırım. liseye gelmiş, kocaman adam olmuştur ama yine de bir gün ilkokul aşkını bir yerde görse içi cız eder. rüyasına girdiğinde, hala ona aşık olduğunu hisseder.
ilkokul arkadaşları, hayatın bir yerinde yine karşısına çıktığında, hala dosttur, kardeştir. tabi daha sonra ilişkilerde bir bozulma olmamışsa.
ilk eğitim yuvasıdır ya, belki de bu nedenle en çok, devlet ideolojisinin empoze edildiği yerdir. neyse ki, meb'in yayınlattığı tarih kitapları ilkokul'dan lise'ye doğru çelişkiler yumağı haline geliyordu da, abimin lise tarih kitabını okuyan ben, ilkokuldaki tarih derslerinde "hocam ama abimin kitabında böyle diyor" demek suretiyle, eleştirel kalabiliyordum.
hasılı, güzel yerdir. kafa açar. gün gelir, özlenir. en az bir kere görmek lazımdır(hatta zorunludur).
- her sınıfında istisnasız bir şişman, bir kekeme, bir fırlama ve bir ispitçi bulunan okul.
bir daha hiçbir zaman böyle sınıfa denk gelemezsiniz, sadece ilkokulda bu böyle güzel ayarlanmıştır. sonra ayrılırlar. şişmanlar zayıflar, kekeme okumayı söker. piç olur herşey.
- doğru ve yanlışın tam olarak fark edilmediği,dersin yarısını arkadaşlarını ispiyonla geçiren hobitlerin diyarıdır.hatta bu ispiyonlama en yakın arakadaşını veya kardeşini hedef alabilir.bu doğrucu zihniyet tabiki olaylara fransız kalmaktan korkan öğretmen camiasını haddinden fazla memnun etmektedir.bir diğer belirgin özellikleri ise bu hobitlerin somut düşünme evresinde olmaları ve bundan dolayı her anlatılanın somutlanmasını istemeleridir.2 artı 1 onlar için anlamsız iken ,2 elma 1 elma daha dendiği zaman kafada yanan ampulle beraber cevap 3 olarak vuku bulur.somuttan soyuta geçiş evresi tamamlanıncaya kadar öğretmen kalem,elma,silgi,tebeşir vb. materyalleri kullanarak tüketir.
- kolalanmış kolluk ve yakaları vardı. silginiz kaybolmasın diye ortasından delinip iple boyuna asılmaları birde. sevinçle beklediğiniz kırmızı kurdale günlerini, kan kardeşliği yeminlerini ve okul sonrası boğazda kalınacağını bile bile ayva çalma serüvenini de unutmamak gerek .soba önünde ısınmak için feda edilen naylon siyah önlükleri. çift örüklü saçların ucunda kocaman beyaz kurdaleleri , iple çekilen pasta şenlikli yerli malı günleri. masal satan adam yerine konulan duru sesli öğretmenleri vardı.en çocuk halinizi bahçeye saldığınız teneffüsleri, dil dışarda top peşinde koşulan yedi kulesi, kendizi halka içine hapsettiğiniz çelik çomağı vardı. ben, ben, ben demeden parmak kaldırırken öğretilen sabırvardı.okul çıkışlarında karı kızaklarla buza çevirme telaşı vardı birde...dişinizle silgiyi ikiye bölebileceğiniz arkadaşlıkları , yıllar sonra hala aklınızda kalabilecek kadar güzel aşkları vardı .
- hayatımın en güzel yıllarının geçtiği tek okul
|