|
|
- yeniden doğuşu simgeler , 21 martta başlayıp 21 haziranda bir anda bitiverir.ilkbahar kanımca savaşı ve beklenmeyen olayları simgeleyen yaz mevsiminden önceki huzur bulabileceğiniz ve de hazırllıklarınızı yapacağınız mevsimdir , yaz öncesi geçici mutluluk , yazın gelip çatması ile hayal kırıklığı ile sonlanır.
(skuba, 24.04.2004 10:35)
- pırıl pırıl güneş ışığı,çiçeklerin açması,ağaçların meyvelerinin açmaya başladığı mevsimdir.
- insanların geneline mutluluk kattığı halde, depresyona soktuğu insanlar da mevcuttur.
- mart da vardır ilkbahar ayları arasında.
- şu kış günlerinde gelmesini umutla beklediğimiz sezon
- kış mevsiminden kurtulan bünyenin dengesini kaybettiği ve kudurduğu*, kendini direk yaz mevsimine girmiş zannettiği güzel mi güzel, mis kokulu mevsim.
kısa kollu incecik tişörtlerin çıkarıldığı, sonra dayanılamayıp giyildiği fakat sert bir esintide ".mına koyim" tepkisi verilerek, tekrar çıkarıldığı bir mevsimdir bu mevsim...
ayrıca yine bu mevsime biralar stoklanmaya başlanır, saksılara ot, çiçek falan fişman ekilir.
güzel bir mevsimdir bu mevsim**. umut dolu. oh be!(siyah, 25.03.2006 21:27)
- insanın içini kıpırdatan, en favori mevsim
- (bkz: geldi bahar ayları gevşedi gönül yayları)
- mayıs * ayında doğmamdan mı kaynaklanır bilmem ama en sevdiğim mevsim (ayırmak gibi olmasın sizide*** seviyorum)
heryerin yeşermesi, çiçek açması, güneşin teninizi yazınki gibi yakmaması, ter oranının yaza göre daha düşük olması, kışa göre üşümemek, çok bunaltıcı havasında bile hafif serin rüzgarıyla beni benden alan, yağmur yağdığında bile üşütmeyen bir mevsim ilkbahar(benim için).
gene sanırım mayıs ayında doğmamla birlikte ilkbahara olan sevgimin getirdiği bir kelebek sevgisi vardır içimde (tırtıl değil kelebek).
ilkokuldayken (1.2.3. sınıflar , köy okulu ) bahar geldiğinde okulun bahçesinde yemyeşil çimler ve beyaz papatyalar arasında işlerdik derslerimizi. kitapları okurken kelebek konardı burnumuza*
*işte böyle birşey ilkbahar
- yeniden dirilişin yaşandığı mevsimdir ilkbahar.
son cemrenin toprağa düşmesiyle topraktan beslenen ve ölüm uykusunda olan tüm canlılar uyanmaya başlar yavaş yavaş. önce küçük küçük yeşil otlarla, kır çiçekleriyle gösterir yüzünü bahar bize. sonra sanki "ben de burdayım, eski ihtişamımdan hiçbir şey kaybetmedim, alımla morumla işte ben de yeniden doğuyorum" der gibi ağaçların çiçekleriyle süslenmesi, sokakların mis gibi çiçek kokularıyla dolması, güneşin tenimizi hafiften yakmaya başlaması..
heyecan verir yeniden dirilişe şahit olmak, insanın içini kıpır kıpır eder. kupkuru dallar, kupkuru topraktan can bulabiliyorsa eğer kurumuş içim de aynen böyle can bulabilir der insan; onlar yeniden dirilebiliyorsa neden ben de dirilemeyeyim der. vivaldi'nin four seasons'nın ilkbahar bölümü daha başka bir anlam kazanır bu mevsimde.
ve işte ilkbaharda yeni aşklara doğru böyle yelken açar insan.
- karanlık ve kasvetli kıştan sonra insanın içini kıpır kıpır eden mevsimdir. havanın aniden ısınıp, aniden soğuması nedeniyle insana ne giyeceğini şaşırtır, havaya ayak uydurulamaz ise ciddi soğuk algınlıkları kaçınılmaz olur. çiçekler, böcekler, yağmur falan derken romantizmin ve duygusallığın arttığı bir mevsimdir.
- yerimde duramamama sebeptir.
- ataol behramoğlu şiiri.
yüzümü bulutlara kaldırıp
dua eder gibi mırıldanıyorum
kuşlarla, otlarla yıkanıyorum
rüzgarla, ilkbaharla
güneş gözkapaklarımı ısıtıyor
ah! güvenilmez ilkbahar güneşi
rüyada mıyım, gerçek mi bu
hem var gibiyim, hem yok gibi
bir güney kentinde, bir kıyı kahvesinde
başakların sonsuz salınışı
burada, kendimle başbaşa
ömrümü böylece tamamlayabilirim
bir kuşu dilinden hiç öpmedim
belki bir gün öpebilirim
belki bir gün rüzgar olurum ben de
eserim başakların üzerinden
kalbim bir yaz gününe karışsın isterim,
bir kuş cıvıltısında doğmak için yeniden
- bir mevsimden çok şeydir.. umuttur, sevinçtir, bazen yeni bir hayattır ilkbahar.
yaşanacak sıcacık günlerin öncesidir. iliklerinize kadar donduran bir hayattan çıkıştır. özlemin en güzel halidir. yüreğinizin yeşermesidir, umutla yarına bakabilmesidir ilkbahar. insanın baharıdır, yazının öncesidir.
hep yazı sevmişimdir. en çok sevdiğim mevsim olmuştur yaz. ama bana yazı getiren hep ilkbahardır. bu yüzden ilk teşekkürüm onadır hep. tebessümlerime sebep ilk önce odur hep. o olmasaydı yaza ulaşmak ne mümkündü.
- açılış mevsimidir. çiçekler açar, kızlar da açar. yazın habercisi olduğundan insanın içine umut falan dolar. zira yazın sıcaktan mütevellit daha açılcak herşey falan. ne güzel lan içi ısınıyor insanın. incecik bi mont giyebilmenin bile yettiği havalar en güzeli yeminle. kuşlar falan da ötüyor hem. onlara noluyosa artık.
- yeniden doğmaktır, mutluluktur, rengarenk doğanın enfes kokularla birleşmesidir ama doğa yeniden doğarken birey yeniden doğup tazeleyemiyorsa kendini çöküş demektir depresyona giden en kestirme yol demektir.
- yorucu bir kış var önünüzde,soğuk,tir tir titriyorsunuz.her taraf bembeyaz kar,bakıyorsunuz içiniz açılıyor ancak iliklerinize kadar soğuğu hissediyorsunuz.pek bir sosyalliğiniz kalmıyor,o soğukta dışarıya çıkıpta bir şeyler yapamıyorsunuz.
sonra baharın kokuları yayılıyor etrafa.kuşlar cıvıldıyor,çiçekler açmaya başlıyor ve siz müthiş manzara eşliğinde oksijeni ciğerlerinize çekipte dışarıya adımınızı atıyorsunuz.etraf cıvıl cıvıl,özellikle ilkbaharın getirdiği yeşil ton her tarafta hakimiyetine başlamış.insanlar piknik yapıyorlar,çocuklar deliler gibi oynuyorlar.sanki herkes kışın bitimini beklemiş de kendisini dışarıya atmış.
seviyorum ilkbaharı,kışın soğuğu yazın sıcağı yok onda.çıkıp gezebiliyorsunuz,rahat bir nefes alabiliyorsunuz.mont ve kazak giymenize gerek yok,terlemenize de gerek yok.her şey olduğu gibi,doğal ve siz de öylesiniz.
keşke sürekli bu güzel iklim,bu güzel hava,bu güzel coşku olas her mevsimde de.mevsimlerin en güzeline selam olsun.
- kış ve yaz mevsimi arasındaki, her iki mevsimden de karakter taşıyan, eko-küresel dengenin gittikçe dengesizleşmesiyle, mart ile haziran ayları arasındaki (kuzey yarımküre için) muhteşem dönüşümleri gittikçe azalan, insan yapılarının az olduğu yerlerde özelliklerini daha belirgin taşıyan, kokulu rüzgarları, eriyen karları, kırk ikindileriyle, canlılar üzerinde yaşama dair biyopozitif etkiler yapan, insanlık tarihi boyunca çeşitli inanışlara ve tasvirlere ram olan, giden kışın soğuğuna nispet gözünün ucunu da olsa dünyaya açma cesaretini ve zerafetini gösteren ince filiz uçlarından yağmurun öptüğü sızıların damlaması...
- kimi zaman karın altındaki çamurun pisliklerin gün yüzüne çıkmasıdır.insan içindeki tüm kırılganlıkaları aldatılmışlıkları, kişin kasvetli soğuğunu alıp götürmesi için bir ilkbahar seline verir .çamurlarla beraber onlarda çekip gider.
(isgot, 11.09.2009 01:47 ~ 01:48)
- 'bahar' sözcüğü dilimize farsçadan gelmiş. ama artık, ekmek gibi, su gibi, hava gibi bizim dilimizin, bizim kültürümüzün bir sözcüğü. üstelik, türkçe 'ilk'le birleşerek, iki dilin, iki kültürün sonsuz birlikteliğini oluşturuyor. "ilkbahar", anlamıyla olduğu kadar, ses tadıyla da dilimizin en güzel sözcüklerinden biri.
20 ya da 21 mart'a, mart ayının "ılım noktası" deniyor. böylece başlayan ilkbahar mevsimi, 21 ya da 22 haziran'a kadar sürüyor. toplam 92.81 gün...
sayılar, tanımlar, bize bir şeyin bilgisini sağlıyor. bir şeyin bilgisine sahip olmadan onu yaşamak olası mıdır?
belki de daha çok bir ilkbahar şairi diye adlandırabileceğimiz orhan veli kanık, lise yıllarımdan beri ezberimdeki bir küçük şiirinde şöyle der:
düşünme,
arzu et sade!
bak, böcekler de öyle yapıyor.
|