bu hadiseyi yaşayan ben değil servisteki 'nerd' kılıklı bir çocuktu. lisedeydik ozaman, servisle eve dönüyoruz nitekim ortaköy-beşiktaş yolu arasındayız yan arabada okan bayülgen duruyor, havalar sıcak camlar açık. çocuk döndü dışarı baktı, göz bebekleri büyüdü sonrada 'aaaaaaa okan bayüüüülgeeeeeeen' diye bağırdı. adam bile dönüp baktı. duyan da michael jackson filan gördü sanacak veya uzaylı. o ne şaşırma, o ne bağırma öyle.
geçen gün kadıköyde aylak aylak dolanıyoruz, kitapçıdır, vitrindir vs bakınıyoruz öyle. arkadaşımın biri "aha gördünüz mü?! keremcem!" dedi. diğer ikimiz normal olarak onun baktığı yöne baktık, gördük. "hmm.." dedik yolumuza devam ettik. ancak biraz ilerledikten sonra arkadaşım, bize döndü ve dedi ki " hayatımda ilk kez ünlü gördüm lan! ama o da keremcem'e nasip oldu. ben daha farklı hayal etmiştim, başka bir ünlü olsa, daha başka ünlü olsa olmaz mıydı?!" dedi. biz yani daha önce ünlü görmüş olanlar bakıştık, cevap veremedik, yolumuza devam ettik.
önemli değildir. onu herkes görür. asıl önemli olan ünlünün, ilk defa sade bir vatandaşı görmesidir. misal sen. evet sen.
brad pitt: bugün dedirten başlık'ı gördüm, harbi karizmaymış herif.
angelina jolie: hadi ya, kaslı maslı diyolardı inanmıyodum. naslolsa tırışkadan bi vatandaş ya.
brad: yok lan bildiğin gibi değil. bi adonis kası var, beni siktir edersin evden öyle diyim.
çılgın sedat'la karşılıklı masalarda**, hakan altun'la sırt sırta ** yemek yemektir. ajdar'la karşılaşmamak için kabuğuma çekildim lan, lahmacuncuya bile gidemez oldum, çok kötüyüm.
amk o tvde çıkan kişi buymuş süratına zıçım diyenlerde vardır.
-hey bak x buraya gelmiş
-hani nerde_?
-bak işte yolda yürüyor.
-vay amk boya bak tipe bak kızlara bak amk ibnesi.
ben, adana'da, çetin tekindor'u görmüştüm. m1 tepe'de, glorias jean's coffees midir nedir, orada, dışarıdan, cam kapıdan. ben, kuzenim ve iki arkadaşı, salak salak baktık. adam da bize baktı, sonra başını çevirdi. adamın adana'da ne işi var dedik, sonra kuzenim dedi, antakya'da dizi çekiyor bunlar, adam da bir ara gelivermiş herhalde adana'ya. asi yayınlanıyordu o zaman.
ünlü kişisi eğer mütevaziyse ne ala denilir bu vaziyet üzerinde. zira mütevazi olması kendisiyle rakı sofrasına oturma imkanı bile sunabilir sizlere. * sunarsa teşekkür edilir.
bir dilek tutmak: eğer felek bana istediğin birisiyle rakı içeceksin (yaşıyor olması koşuluyla) kim olsun derse müzeyyen senar derim. yok olmadı sıla derim. onlar söyler ben eşlik ederim. kadife sesliyim ben.
bir akrabamın yaşayıp anneanneme anlatırken yaşadığı heyecanı kurduğu ilk cümleden anlayabileceğiniz "anormal" sayılan, ama aslında ünlülerin de biz "normal " insanlar gibi iki bacakları ve bu yüzden dışarıya çıkabilme yetenekleri olduğunu unutturan durumdur.
tanım için kıçımı yırttım yine.
-belki tanım için soyunurum lan görsellere ekleriz-
akraba 18'li yaşlarında cüneyt arkın 'ın parlak zamanlarında cüneyt arkın'ı görür. (şimdi görsen yüzüne bakmazsın lan!) sonra başıyla selam verir, cüneyt arkın da gülümser. sonra akrabamız anneannemin evine gelir ve aynen şöyle der;
"emine teyze bu gözler (gözlerini gösterir) cüneyt arkın'ı gördü..."
yavrum benim!ölümsüzsün sen artık!
istanbul yeşilyurt'ta, daha ilkokul öğrencisi iken, o zamanın dünyaca ünlü oyuncusu hakan şükür'ün, her cuma, evin 50 metre yakınındaki camiye gelmesi ile vuku bulan olaydır.
her cuma aynı yere gelirdi, o uzamış sakalları ile suratımı zımparalardı.
normal şartlar altında insanı heyecanlandıran bir durumdur, hele ki gördüğünüz ünlü kişi sevdiğiniz bir şahsiyetse..
şu yaşıma kadar ben de birçok ünlü kişi gördüm ama konuşabildiğim ilk kişi benim açımdan zamanlama ve konuşulan ünlünün şöhreti açısından biraz garipti..
giresun' da bir arkadaşla gece 2 gibi dolaşılmaktadır..o sırada çevre esnafından bir pastaneci yanında bir kişiyle arabaya binmektedir..
+ selamın aleyküm rıza abi nasılsın?
- iyilik be füçır, sen nasılsın?
+ ben de iyiyim abi arkadaşla geziyoruz işte.. (bu sırada göz yandaki tanıdık simaya inceden takılır, çekingen bir şekilde selam verilir) merhaba abi..
* merhaba..
+ (kişinin sıfatı tanıdıktır ama çıkarılamamaktadır) ya abi, ben seni nereden tanıyorum, siman çok tanıdık!
* (kişi şarkı söylemeye başlar) ağla yüreğum ağla, ben de ağlayacağum, arkadaşlarım sizden nasıl ayrılacağum...
+ (iç ses: noluyo lan?!) (akabinde annenin devamlı izlediği mavi karadeniz tv kafada pırıl pırıl belirir)..anam! cimilli ibo!!
* he ya!
+ memnun oldum abi! severek izliyoruz..(kitlenme sonucu kurulan salak cümle)
evet, benim ünlü birini ilk kez bu kadar yakından görmem cimilli ibo ile vukuu buldu..kısmet işte! kimi tuba büyüküstün' ü, adriana lima' yı görür, bana da cimilli ibo düştü..iyi adam ama sempatik, mütevazı falan..