genellikle amerikan filmlerinde olur bu hadise. yakışıklı(nedense) erkek kahramanımız ve güzeller güzeli(!!) kızımız iyi bir gece geçirirler. her şey yolunda gitmiştir. erkeğimiz tam bir centilmen olarak buluşma sonunda kızımızı kapısına kadar geçirir ve ayrılmadan bir iyi geceler öpücüğü verir. eğer çiftimiz birbirine iyice ısınmış olursa kızımız erkeği evine kahve içmeye(!) bile çağırabilir.
birbirinden hoşlanan 2 kişinin birbirini öpmek için neden beklemesi gerektiğini anlamadığım ve bunu düşündüğümde aklıma gelen durum.beş buluşma bekleyince dudaklar mı olaya ısınıyor anlamadım**
buluşmaları "ilk, orta, son " şeklinde derecelendirip, herbir aşamaya ayrı misyonlar yükleyen; insanları da "ilkinde,sekizincide,hiçbirinde..öpüşenler" şeklinde katagorilendiren ve ilişkilerin tabulardan, klişelerden bağımsız; robot misali değil insancasına, duyguların rüzgarla savrulup kalbin tüm benliği ele geçirererek, akıl baştan giderek yaşandığını unutan zihniyetin kesinlikle "kötü,tu kaka.." olarak nitelendirdiği, ilişkilerin neden birbirinin aynısı ve klişeler yığını olduğunu çok güzel izah eden, güzide bir kalıp.
ilk buluşmada öpüşen erkekler karşılarındaki hatun için için "aha bu kaşar verir" bana düşüncesine dalar.hatun kişisi belkide onu temiz duygularlada öpmüş olabilir.yinede istisnalar kaideyi bozmaz.
diğer adıyla aşık olmak
aşkın ne olduğunu bilmeyen feodal kökeninden kurtulamamış türk erkeğimiz içinse vay anasını kızı yedim'den öte bir anlam taşımaz..
amerikan filmlerinin aksine bizde buluşmalar sonunda ev kapısında değil de dolmuş duraklarında ayrıldığı için insanlar, dolmuş durağının ortamından olsa gerek öpüşmek zordur biraz. ilk buluşmada başka bir şekilde öpüşme ortamı hazırlanabilir ama. gerekli değildir, arzuya bağlıdır.
eğer uzun süreden beri açığa çıkmayı bekleyen bir "elektrik" varsa ilk buluşmada bu olayın cereyan etmesi normaldir.bunun uzun ilişki kısa ilişki olayıyla alakası yoktur,arkasından gidilip sevişilicek diye de bir şart yoktur.o an içinden gelmiştir kişilerin,abartılmaması gerekiyor bence.
esas oğlanın arkadaşlarına göğsü kabara kabara; "ilk buluşmada kızı öptüm" gerisini siz düşünün artık diyebilmesi muhtemeldir.(bkz: sonunu düşünen kahraman olamaz)
ben ilk buluşmada öpüşmeyen bir kızım.. evet o kız benim.. sevgilimi peşimde koşturmak, coşmuş isteklerini daha da coşturmak ama ulaşmasını engellemek en sevdiğim iştir. sonunda ben kazançlı olurum. kıymetimi bilir, değerimi anlar, ben uzattıkça dolar gibi yükselirim... devamlı hesap yaparım.. hareketlerime ve yaptığım bu zor hesaplara gösterdiğim dikkati işime gösterseydim belki şu an iyi bir kariyerim olacaktı ama koca parası yemek varken çalışmak da neymiş değil mi? genellikle üçüncü buluşmada, eğer çocuk zenginse dört ya da beşinci buluşmada öpüşürüm. çünkü o çocuğu elden kaçırmamak lazım.. belli mi olur? evlenir bile belki benimle.. ilk öpücüğüm genellikle çok kısa ve yüzeysel olur... öyle yalapşap, vıcık vıcık öpücükleri kötü kızlar verir. ancak onuncu buluşmamızda falan olabilir belki.. eğer hala elimde tutmayı başarabildiysem 4-5 ay sonra ufaktan göstermeye başlarım ki bendeki cevheri görsün de hiç bırakamasın diye.. evlilik muhabbeti açılıncaya kadar beklerim.. o konu açıldıktan sonra da elletmeye başlarım ki çabuk evlenelim diye... kocam olacak herif de oltaya gelip de evlendikmi, boğsam mı boğmasam mı diye düşünürüm uyurken.... işte böyle.. namuslu olmanın, güzel bir birliktelik sürdürüp, kutsal aile kurumunu oluşturmanın altın kuralları... anlatması benden, uygulaması sizden...
ilişkinin gidişatı konusunda herhangi bir fikir vermez veya katkısı yoktur. öpüşmüş olmanın veya öpüşmemiş olmanın bir çok farklı sebebi olabilir. ama gerçekleşirse harika bir olaydır. erkek hiç bir zaman aha kolay lokma diye düşünmez sadece aman tanrım falan der içinden. en el terleyesi en kulak kızarası andır.
iki taraf da evlerine bedenen giderler. ruhları hala o ilk öpüşmededir.
biraz alkole ve çiftin ruh haline bağlı olan eylem. gerçekleşmesi halinde garip bir gülümseme belirir. daha tam tanışmamışken hatta bireyler, önce ufak, kaçamak el tutmalarla ısıtır akşamı, sonra güneş battıkça, çimler kusursuz bir hal aldıkça, ve alkol şişede durduğu gibi durmadıkça, ufak öpücüklerle devam edilir. utanmıştır iki genç de, ama hoşlarına gitmiştir kesinlikle. sonra bi tarafın cesaretli o ilk dudağa dokunmasıyla ortamdaki bütün tüyler diken diken olur. gözler kapanınca daha önce 3-5 kere bile adam gibi muhabbet etmediğin biriyle bunu yaptığına inanamadığın gelir aklına, ama o koku, o tat o kadar hoşuna gitmiştir ki bırakamazsın, öpersin. geleceğiniz gelir gözünün önüne, çok güzel günler bekliyordur sizi, hiç birşeyin aranıza giremeyeceğini düşünürsün, girmemesini dilersin, mutlusundur gerçekten. onun da mutlu olduğunu anlarsın, daha mutlu olursun. o öpüşmeden sonra kalkan bütün kadehler "size" dir artık. daha mutlu olamazsınız..
görüşmeyi buluşmaya dönüştüren, saçma sapan "açılma" sözlerini,
misal:ben senden hoşlanıyorum.. yok yok çok yavşak oldu, eee senden etkilenmeye başladım... bu da fazla kırıldı kibarlıktan.. ee ben senden şey senii yani senle ben diyorum kii....vs" bulma gerilimini bir anda sıfıra indiren ve tadından yenmeyen bir durumdur.