küçükken üçkağıtlara iyi basmayan kafamız, açıkları farketmeyen masumiyetimiz ve iyimserliğimiz aracılığı ile bizlere öyle görünen durumdur. aynı kişi ile daha sonra tanışılsa, kişiye bakış açısı daha gerçekçi ve sert olur.
görecelidir. en büyük aşk, tüketemediğin bundan dolayı en çok acı çektiğin aşktır. yoksa bitse de gitsek dediğin ilişkilerde, ister ilk olsun ister zamanında süper bir ilişki yaşanmış olsun hatırladıkça tüylerin diken diken olur. bittiğine şükredersin bile. yaşayamadığın şeyler kalmışsa içinde işte onlar hiç unutulmaz. insanoğlu işte, acı çekmekten hoşlanıyor sanırım. deveye diken hesabı.
ilk aşk genelde lisede olur.. 16-17 yaşındasın safsın inanıyorsun bağlanıyorsun hayatında hiç kimseyi bu denli düşünmemişsin..
konuşmalarda hayallerde büyüttükçe büyütürsün. gün gelir bu kişi hayattan çıkar sonrasında karşılaşılan insanlara karşı temkinli davranırsın..
kendini kaptırmak istemezsin çünkü zaten yeterince acı çekmissin ve aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamak istemezsin..
çocukluk zihninin getirisidir. yok iyi manada söylüyorum. çocukluk döneminin hatırlattığı herşey güzeldir ve dolayısıyla unutulmaz. çocukken çok güzel bulduğum ablalar vardı, geçen gün memlekete gidip bir kaç tanesini gördüm ben 25 yaşına geldim ama onlar hala çok güzeller. bu benim gözümde böyle bundan eminim, bahsettiğim ablaları ilk defa gören birinde aynı intiba uyanmaz. aklımda hep güzel kalmışlar işte. ilk aşklar da öyle, insanın sadakat konusunda yumuşak karnıdır onlar. uzak durmak selamet açısından iyidir.
ilk ciddi ilişki unutulmazdır. ilk aşk genelde küçük yaşlarda yaşanır. belki de aşk bile denmez onlara. ilk kez ciddi ciddi bir ilişki yaşadığın kişiyi unutamazsın ama. iyi ya da kötü şekilde mutlaka hatırlarsın. her yeni ilişkide onu hatırlarsın tekrar. belki de onu ararsın sürekli. kolay mı unutmak? değil...
gönülden katıldığım tanımdır. ilk aşk en büyük aşktır efendim, kendisi hala bu gün çıksa gelse herşeyi silip onun yanına giderim.
en unutulmayacak olduğu için en büyüktür aslında, ilktir sonuçta, ilk defa karnınızda kelebekler uçuşmaya başlamıştır.
hatta benim ilk aşkımın konuyla ilgili yorumu; "birini asla unutamazsın, sadece onsuz yaşamaya alışırsın" olmuştu yıllar evelsi, aynen de öyle oluyor. büyük bir aşk oluyor, unutulmuyor efendim.
ilk aşkta ne intikam duygusunu biliyorduk ne çıkar ilişkisini..
aldatılmanın ne kadar acı vereceğine dair bir düşüncemiz yoktu, aldatmak gibi bir düşünceye sahip değildik..
hesabı kimin ödediğinin ya da ödettirdiğinin çetelesini tutmuyorduk zira aşağı sokakta ki parkın banklarında oturmak bile yetiyordu.
seni seviyorum demek için geçmesi gereken süreyi bile hesaplamamıştık ki hiç..
bırak sex yapmayı elele tutuştuğumuz da bile ayaklarımız yerden kesiliyordu bundan ötesi var mıydı?
yalanlar söylememiştik birbirimize.. aşk denen şey her neyse öyle bir aklımızı başımdan almıştı ki yalanın ne olduğunu bile unutmuştuk..
listemiz kabarık değildi, tek isim onun ismiydi ve etraftan duyduğumuz da bile yanaklarımız kızarıyordu..
masumiyet geliyordu ten uyumundan önce...
sonra,
bir şeyler oldu dünya da.. hayatımız da bir şeyler değişti..
ilk aşk acısıyla tanıştık.. sonra onun beraberinde getirdiği diğer duygularla...
intikam duygusuyla tanıştık.
belki aldattık, belki aldatıldık.
hayal kırıklığını tattık belki de..
bazılarımız paraya önem verdi,
bazılarımız cinselliğe..
listemiz kabarmaya başladı..
biri geldi, diğeri gitti..
öbürünün elektriği tutmadı,
bir sonrakiyle aramızda ten uyumu yoktu.
zaten ondan bir önceki hep hesabı bize ödetiyordu.
şimdikinden ise intikam almadan sepetlemeye niyetimiz yoktu..
falan, filan..
gerçektir adı üstünde kirli olmadığındandır belki. saflıktandır. katışıksız bir sevgi beslersiniz ona yalansız dolansız.. içinizden geldiği gibidir hayat. sonraki aşklar gibi mide bulandırıcı değildir. biter mi peki? asla!
daha sonra yaşanılanlar büyütür onu. ilktir ya hani. bi referans noktasıdır. sonralarında hep ona göre bir şeyler olur. o unutulmaz ya, hep kalır, zaman geçtikçe büyür.
faktoriyel gibidir.
hani azalır ama hep çarpım şeklinde... sonsuzdan geriye bir çarpımdır. belki içindeyken azalıyor gibi gözükür, ama sonuca baktığında geçen her gün bir tuğla ekler sanki. yine de geri de kalır çoğu zaman.
kalır bir yerde, ara da açar bakarsın. ama sade o kadar.
yeni şeyler yaşarsın, yeni aşklar büyütürsün, ama hiç biri onun kadar sonsuzdan gelmez, çünkü ilki kadar saf olamazsın hiç bir zaman.