doğru bir önerme olduğu bizzat başa gelmesiyle görülmüş durumdur.
hatırlıyorum. ilkokul dördüncü sınıftı. tuğçe diye bi kız vardı, sınıftaki en çalışkan üç kişiden ikisiydik. ben 1 o 2. benle uğraşırdı hep, tabi bende onunla. saç çekmeler, voleybol oynarken topu hep ona atmalar, yan yana oturmalar vs. vs. çocukça şeyler işte. sonra birz büyüdük. geldik ortaokula. yine aynı okuldaydık. ama sınıflarımız ayrıydı bu kez. üzüldük. ilişkimizi farklı bir boyuta taşımaya karar vermiştik. evet ilk aşk ve ilk sevgili. o salakça ama muhtemelen hepimizin hayatında yaşadığı en güzel, en masum ilişki yani. öyle sinemaya gitmeler, el ele dolaşmalar falan salakça işte ya bilirsiniz. sonra noldu bilmiyorum ayrıldık. ayrılık sebebide salakçaydı muhtemelen. ama sonuç olarak diceğim o ki, tuğçe kumral, yeşil gözlü, yaşına göre uzun boylu ve kaküllüydü. biraz önce hayatımın ondan sonrasında hayatıma giren hatunları aklımdan geçirdim ve vardığım sonuç, tuğçeden sonra 1 kere daha gerçekten aşık oldum ve o da tuğçeyle aynı tipteydi. başka sevgililerimde oldu tabi. onlarda ya bu profile uyuyorlardı ya da en azından bir kaç özelliği uyuyordu. sonuç olarak, bu önerme doğru. insan ya bilinçaltı olarak aynı tip kızlara yöneliyor ya da ilk aşkımız her zaman bilinçaltımızda hoşlandığımız kız modelini gözler önüne seriyor.neyse, burdan son bir şey daha;
tuğçe evlenmiş. gördüm en son, o güzelim açık kahve saçlarınıda zifiri siyaha boyamış. yakışmış mı? evet o da yakışmış, o beyaz tene ve yem yeşil gözlere. ama sana sesleniyorum tuğçe, seni hala seviyorum sanırım, biliyorum sende beni unutamamışsındır. ilk aşk unutulur mu hiç?? kaç yaşına geldim hala sen gibi kızlarla beraber oluyorum ama onlar senin taklidin, gerçek olan sensin ve o tipsiz heriften bir an önce boşan ben seni alırım. her halinle kabulümsün.
(bkz:
@2085851)
(bkz:
akşam oldu hüzünlendim ben yine)