|
|
- aşkta model oluşturmanın sonucu başa gelen şey. ilk aşık olunan kızın ağzı büyükse artık büyük ağızlı kızlardan hoşlanmak kaçınılmazdır. ilkokul birdeki aşktan söz etmiyorum. ilk ciddi aşk diyeyim. en büyük yarayı açmış olan kişinin dikkat bile çekmeyen özelliklerinin aşık kişinin kafasında kıyıda köşede yer etmesi sonucu artık birbirine benzeyen bir dizi oluşturmak kader olur. bu dizi, yetenek testlerindeki gibi her biri birbirinden farklı olan ama her biri bir öncekine bağlı olan örüntü dizisi gibidir. ikinci aşık olunan kişi de kuvvetli bir yara açmayı başarır ve etki yaratırsa bu defa üçüncü kişinin ilk ikisinden esinle oluşturulması beklenir.
- ilk aşklar hiç unutulmaz bu yüzden insan diğerlerinin de o "ilk aşk"ı gibi olmasını ister. onun kişiliğini, onun yaptıklarını görmek ister başkalarında da. çünkü ilk aşkının eksikliğini hisseder hep. alışamamıştır yokluğuna. çünkü ilk aşkının yerini kimsenin dolduracağını daha öğrenmemiştir o.
- (bkz: aramaya inanmak)
belki ömür boyu ararsınız, ilk aşkı tekrar buluncaya kadar.
- bazen de erkek çocuklarda oedipus kompleksi, kız çocuklarda ise elektra kompleksi ile vücut bulur. bunun nedeni çocukların model olarak ebeveynlerini görmeleri ve hep onlara benzeyeni arama güdüsüdür.
işin yüzeysel kısmını ise "eski sevgili kompleksi" oluşturur ki o konu beni aşar.(misuf, 12.01.2008 01:57)
- bazen bu olay isimlerde kendini bulur. amcamın geçmişteki bütün sevgililerinin adı gül'dür, hatta yengemin, yani eşinin de adı gül'dür. ki sevgili sayısı galiba 7 yi geçik.
(kl7mu, 12.01.2008 02:00 ~ 02:00)
- doğru bir önerme olduğu bizzat başa gelmesiyle görülmüş durumdur.
hatırlıyorum. ilkokul dördüncü sınıftı. tuğçe diye bi kız vardı, sınıftaki en çalışkan üç kişiden ikisiydik. ben 1 o 2. benle uğraşırdı hep, tabi bende onunla. saç çekmeler, voleybol oynarken topu hep ona atmalar, yan yana oturmalar vs. vs. çocukça şeyler işte. sonra birz büyüdük. geldik ortaokula. yine aynı okuldaydık. ama sınıflarımız ayrıydı bu kez. üzüldük. ilişkimizi farklı bir boyuta taşımaya karar vermiştik. evet ilk aşk ve ilk sevgili. o salakça ama muhtemelen hepimizin hayatında yaşadığı en güzel, en masum ilişki yani. öyle sinemaya gitmeler, el ele dolaşmalar falan salakça işte ya bilirsiniz. sonra noldu bilmiyorum ayrıldık. ayrılık sebebide salakçaydı muhtemelen. ama sonuç olarak diceğim o ki, tuğçe kumral, yeşil gözlü, yaşına göre uzun boylu ve kaküllüydü. biraz önce hayatımın ondan sonrasında hayatıma giren hatunları aklımdan geçirdim ve vardığım sonuç, tuğçeden sonra 1 kere daha gerçekten aşık oldum ve o da tuğçeyle aynı tipteydi. başka sevgililerimde oldu tabi. onlarda ya bu profile uyuyorlardı ya da en azından bir kaç özelliği uyuyordu. sonuç olarak, bu önerme doğru. insan ya bilinçaltı olarak aynı tip kızlara yöneliyor ya da ilk aşkımız her zaman bilinçaltımızda hoşlandığımız kız modelini gözler önüne seriyor.neyse, burdan son bir şey daha;
tuğçe evlenmiş. gördüm en son, o güzelim açık kahve saçlarınıda zifiri siyaha boyamış. yakışmış mı? evet o da yakışmış, o beyaz tene ve yem yeşil gözlere. ama sana sesleniyorum tuğçe, seni hala seviyorum sanırım, biliyorum sende beni unutamamışsındır. ilk aşk unutulur mu hiç?? kaç yaşına geldim hala sen gibi kızlarla beraber oluyorum ama onlar senin taklidin, gerçek olan sensin ve o tipsiz heriften bir an önce boşan ben seni alırım. her halinle kabulümsün.
(bkz: @2085851)
(bkz: akşam oldu hüzünlendim ben yine)
- eğer onu o zamanlarda hiç elde edememişseniz, benzeri veya taklidiyle duygularınızı bastırmayı istemenizdir.
sonuçta bu, karşınızdakine zarar verir.
tıpkı o olduğu için sevilir...
ama gerçekte kendi öz haliyle hiç sevilmemiştir.
- "keşke sana götüme benziyorsun diye bağırmasaydım o son kavga edişimizde....."
(kl7mu, 12.01.2008 02:15)
- neden böyle olur ki, bir beyin oyunu mu yoksa insanın aşk acısından zevk alması mı? neden??? cevabı yok ! iki kez aşık oldum biri sen diğeri sena benzeyen o!! ikinize sevdim hemde çok sana söyleyemedim pişman oldum, o na söylüyorum pişman olmamak için...
- (bkz: idiogami)
|