etimolojik olarak arapça soylu bir kelime olan "ilim" üç harften oluşur: ayn, lam ve mim... gene bu harflerden oluşan ve "ilim" ile aynı kökene dayanan "lamme" lafzı da arapçada "delirmek" manasını muhteva eder... buradan şu anlaşılıyor ki ilmin yolu bile "delilik"ten geçiyor ya da deliliğin yolu ilimden...
ilim, ilm kökünden gelir. asıl anlamı ilahi olanı bilmektir. tamamen dünyadan arınmış olanı, tanrıya ait olanı, allah'ın tecelli ettiğini görmek, onun yansımalarını anlamak, onu anlamak, görmek anlamına gelen bir kelimedir.
lakin, biz bunu almışız; bilim yapmışız. şimdi ne olarak kullanıyoruz? gözle gördüğümüz, elle tuttuğumuz şeyleri bilmek. anlam daraltmasına uğratmışız bir yerde. ilginç bir şekilde anlamını değiştirmişiz. çok garip bir hale sokmuşuz.
ya da ben tekke ve tasavvuf edebiyatı dersini bu yıl verip bir yunus emre olmadan bu okuldan mezun olmalıyım, evet.
gazali hazretleri: "insanın diğer canlı mahlûkattan ayrılığı ilmi sayesindedir. şüphesiz ki insanın diğer mahkûkattan imtiyazlı olması, güç ve kuvvetiyle değildir, çünkü deve kendisinden kuvvetlidir. vücut iriliğiyle de değil, çünkü fil hepsinden büyüktür. yiğitlikle de değil, çünkü aslan hepsinden yüreklidir. çok yemesiyle de değil, çünkü öküzün karnı daha büyüktür. (..) şu halde insan ancak ilim içindir." diyor ve bağlıyor:
-"ilimsiz kalp, ölüme mahkumdur. fakat aşırı korku yaranın acısını duyurmadığı gibi, aşırı dünya sevgisi de bu duyguyu iptal etmiştir."