ilişkinin bir
savaş olmadığının bilincinde olan insandır bi kere, ikincisi iyi niyetlidir, üçüncüsü tembeldir. fakat uzun vadede kaybeder, zira karşı taraf ilişkiyi savaş olarak görmekte;
ağzına sıçıcam şimdi senin, diye planlar yapmaktadır, strateji kaygısı olmayan insan ise hiçbir şey yapmamaktadır, öngörüldüğü şekilde de yavaş yavaş ağzına sıçılmaktadır çünkü karşısındakinin de stratejisi yok, kendi gibi açık oynuyor diye düşünmektedir.
strateji uygulayan taraf, planları doğrultusunda; atılan mesaj sayısını, zamanını, aramaları, buluşmaları, kelimeleri, olayları ince ince değerlendirip bir sonraki hamlesini hesaplarken, stratejisi olmayan tarafın adı üstünde stratejisi yoktur, saf temiz duyguları vardır, yavrum benim.
stratejik davranmayan insan
en asil duygunun insanıdır, yalanlara başvurmaz, tepkilerini açık ortaya koyar, işleri dolandırmaz, sağ gösterip sol vurmaz, normal hissettiği gibi takılır.
stratejik davranan insan, bildiğin
dengesiz insandır.
kızların efendi adam yerine piç adam tercihindeki
piç adamdır. her kelimesinden farklı anlam çıkarılması gereken ve karşı strateji olarak da siklenmemesi gereken insandır .
şimdi, başlamak üzere olan bir ilişkide iki tarafın da stratejisi olmadığını düşünelim; ne sağlayacak bu ilişkideki heyecanı; eğer varsa aşk, nereye kadar; kısa bir süre, neden; insan doğası.
bu durumda demekki neymiş, strateji ne kadar itici; bunu ilişkide kullanmak ne kadar bayağı gözükse de, gerekliymiş.
iki tarafın da stratejisi olduğunu ele alalım bir de; iki taraf birbirinin kuyusunu kazmaktan, kim daha fazla acıtacak yarışı yaptığından o ilişkiden de hayır gelmeyecektir.
bu durumda demek ki neymiş; strateji ne kadar ilişkiye heyecan katan, kullanmak için sabır gerektiren ve ilişkiyi zaman zaman kurtaran bir şey olsa da gereksizmiş.
demek ki neymiş; ben bu işten bir bok anlamıyormuşum.