en büyük hata seni seviyorum demektir. direk ilişki bitişiyle sonuçlanır. hatta sevgilinizle ilişkinizi bitirmek ama kalbini kırmak istemiyorsanız bu gerçekten sihirli bir cümledir. her türlü ilişkiyi bitirir.
karşınızdaki konuşurken onu dinlememek, sürekli konuşup kendini haklı çıkarmaya çalışmak, dinlemediğini hissettiğiniz zaman ses tonunuzu arttırarak bağırmaya başlamak ve hiç istemediğiniz şeyler söylüyerek kalp kırmak. ve bütün bunların nedeninin sizin yanlış anlamanızdan kaynaklanabileceğini hiç düşünmemek.
bir tarafın kendini tom kruz diğerinin julia rabırts gibi görme geyiği.daha sonra benim gibi birine bu nasıl yapılır diye geyik devam eder..bulunmaz kar tanesi değil, bir insan evladı olduğunu unutmaktır.
seni seviyorum demektir; sevmediği halde. genelde insanlar bunu kalp kırmamak adına yaparlar. böyle insanlar aynı kazığı yemelidir ki ne tür bir halt yediklerini anlasınlar.
ikincisi de;
seni seviyorum dememektir, sevdiği halde. bunu insanlar neden yapar ben bunu çözemedim. böyle insanlara allah akıl fikir versin daha ne diyim.
baskı yapmaktır.
herşeyi merak etmektir.
"biz asla ayrılamayız, yeminliyiz" pozlarına girmektir.
ilişkiye odaklı yaşayan insan modeline dönüşmektir.
beyaz yalanları abartmaktır.
"ya ayrılırsak" diyerek, devamlı birilerini yedeklemeye ve mavi boncuk dağıtmaya devam etmektir.
saat başı telefonlaşmak, 10 dk başı mesajlaşmaktır.
sürekli birlikte olmaktır. ancelina coli veya bred pit olsanız dahi, bayar.
aşırı kıskanmaktır.
geçmişi kurcalamaktır.
çok bağlanmak ve bunu belli etmektir.
dipinnotu: bunlar genel geçer bazı sorunlardır efendim. herkesin şahsiyetine göre değişen hatalardır, ilişki hataları. kimisi sahiplenilmedi diye ayrılır, kimisi çok sahiplenildiği ve kıskanıldığı için. bir canlı türü olarak insan çeşit çeşit, renk renk...
- hep kendini haklı görmek...
- kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak...
- sevgilinin de işi , gücü , ailesi ve arkadaşları olduğunu onlara zaman ayırması gerektiğini unutmak...
- güvenmemek ve ya haddinden fazla güvenmek...
- ilgili sevgili olmakla yönetmeye çalışan sevgili olmayı birbirine karıştırmak...
- birbirini iyi tanımadan ailelerle tanıştırmak ( ayrılınca anne ve babanın sürekli soru sorması ve bunalmak)
- sevgilinizin sizinle paylaştığı bir sırrı ya da özelini en yakın arkadaşınızla paylaşmak ( çok yanlış çok)
- ilişkiye üçüncü kişilerin karışmasına ve sürekli ilişki hakkın da yorum yapmalarına ( kanka , anne , baba ve kardeş) izin vermek...
- eski ilişkinizle yenisini sürekli kıyaslamak...
- sevgilinin yaptığı bir hatayı affedip sonra yıllarca bunu ona karşı kullanıp yüzüne vurmak...
- en ufacık bir tartışma da ayrılmaya kalkışmak...
bence en büyüğü sevgiliyi değiştirmeye çalışmak olan hatalar zinciridir.ufak tefek uyarmalara,"aslında şöyle yapmasan böyle yapsan daha iyi olur" gibisinden şeylere kimse itiraz etmez galiba ama sevgiliniz "giyim tarzını değiştir,saçlarını uzat/kısalt,çok kıskan/hiç kıskanma,öyle gülme böyle gül,öyle bakma böyle bak,ne biçim yürüyorsun adam gibi yürü, vb...." değiştirmeye çalışmak ilişkide yapılan en büyük hatadır bence.
sevgilimizi kaybetmemek adına kendimizi kaybetmemiz zannımca yapılan en büyük hatadır.
birlikte olduğumuz insan bizi ilk tanıdığı zamanki haliyle sevmiş/hoşlanmış/beğenmiş olmasına rağmen, biz ilişki süresince kendimiz olmaktan çıkıp onun fikirlerini, eylemlerini sünger gibi emeriz. asla aynı fikirde olmadığımız/olamayacağımız bir konuda bile kendi fikrimizi yok sayarak, o ne derse “evet, haklısın” “aynen dediğin gibi olmalı” diye emme basma tulumba gibi her söylediğini onaylarsak o ilişki bitmeye mahkûmdur. unuttuğumuz şey; ilişkiler, kişilerin birbirlerini tamamlaması, eksikliklerini kapatmaları sayesinde uzun ömürlü olur. asalak gibi onlardan beslenip, kendi karakterini, kişiliği göz ardı ederek her şeye “tamam” demekle değil.
aşkı gözlerin açıkken yaşamıyorsan, kapalı iken hiç yaşayamazsın.
-insanın sevdiğine bağırması
-sevdiğiniz kişiye zaman ayırmamak
-arkadaşlarınıza daha fazla önem vermek
-söylediklerinizle yaptıklarınızın birbirini desteklememesi
-sorumluluk almayı istememek
ve son olarak her kötü olayda yapıcı olmaya çalışmak yerine yıkıcı olmak.
birinin kalbini kırmamak adına ilişkiye devam etmektir. oysaki bu kişiye hakaret niteliğindedir. kişi ayrılınca üzülür ama elbet üzüntüsü geçecektir. oysa ki siz ona sevginizi vermeden ilişkiye devam ettiğiniz müddetçe kendinden şüphe edecek, her gün üzülecek ve en nihayetinde gerçekleri öğrenecektir. sonuç olarak yine ayrılacaksınız kaçınılmaz son iyisi mi zamanı geldiği vakit tadında bırakmak, fazla kastırmamak.
en büyük hata ikilinin birbirlerinin hayatlarına müdahale etmesidir.daha ilişki başlayalı 1 ay olmuştur.kız erkeğe veya erkek kıza sürekli baskı uygulamaktadır.örneğin en basit olarak kızların gece gezme ayağı yapması.1 aydır ilişkimiz var ben senin için hayat tarzımı mı değitircem be.özgürlüğüm kısıtlancaksa tek tabanca yaşarım daha iyi.rahat bırakacaksın kardeşim seviyorsan esir etmiceksin ya herkes kendi normal hayatını yaşasın ama siz yine birbirinizi sevin .