çok küçükken amcamlara ziyarete giderdik. evde yemek yemeyen ben dışarı çıkınca bir canavara dönüşür, 1 haftada yemediklerimin acısını o yolculuklarda çıkartırdım.
ilhan tan dinlenme tesislerini gördüğümde de hemen babama dur der, bir şeyler aldırırdım. oranın en efsane yiyeceği naylon poşetlerde satılan kekleriydi bu arada, bilen bilir. artık o zaman mı tatlı geliyordu yoksa hala aynı tadı alır mıyım bilmiyorum ama yolculukların en zevkli yanıydı o kekler. şimdi büyüdük ve ne o keklerin tadını hatırlıyorum ne de arabanın bagajında yapılan o güzel yolculukları. büyümek böyle bir şey galiba...