eski yunanda şairler
hamamda yıkanırken lir denen uzun çubuklara üfleyip, türküler söylerler,
muz,
üzüm,
bal kabağı, acı
çikolata* yiyip eğlenirlerdi. dönemin, ünlü hamam tanrısı, ki günümüzde halen adına horizontal heykeller bulunan göbekus'un zeus tarafından henüz taşa dönüştürülmediği güzel günlerden öncesine rastlayan bu mutlu zamanlarda, ilhamyus adlı şair hamamda tellak var bende hiç bilmediğin tatlar var adlı kitabesiyle ünlenip halk tarafından sevilen bir kişi olmuştu. bu arkadaş işinde çok başarılıydı ve o kadar ki, okuma yazmayı bilmeyen insanların kulağına bile eğilir, iki okur üfler
* onlara mükemmel şiirler, öyküler yazdırırdı. ilhamyus geldi mi, herkes yazar, herkes şair olurdu. yüce ve de takdire şayan olduğu ayan beyan bir kişilikti. eski yunanın o günlerinden geriye, okuma yazma bilmeyip, kendini şair, yazar sananlar ve onlara uğrayıp kulaklarına yunanca küfür eden garip bir tip kalmıştır, onu da ilham diye çağırırız.