sizin ya da çevrenizdeki insanların, olaylara tepkisiz kalamayıp durum belirteci olarak söylediği, söylediğiniz sözlerdir. genelde tuhaf ve komiktirler, ama bazen yararlı da olabilirler. yadırgamamak lazımdır.
örnek verecek olursak, oda arkadaşıma yemek yapması için melul melul bakmam
* sonucu yaptığı tespit takdire şayandır.
-yahu sen gerçekten anime karakterlerine benziyorsun. tipe bak. hmm sanırım bu üzüm üzüme baka baka kararır dedikleri şey... senin baktığın üzüm de anime karakterleri oluyor sanırım. yoksa sen doğuştan mı böyleydin? doğuştan böyleysen başka bir araştırmanın konususun herhalde. ama surata bakar mısın? sen nasıl bir insansın ya... şuna bak
türünün son örneği.. ehihe
-sus be!!!!
(usako, 04.03.2008 20:21 ~ 20:22)
hanım koş bizim oğlan tespit yaptı tepkisi verdirten cinsten tespitlerdir. bazıları yüksek zeka düzeyi gerektirir.
sigara içen biri olarak fındık, fıstık, ceviz vs.. yediğim zaman ciğerlerim ötüyor...
tanıdık bir doktor görürüsem sorup-soruşturacağım kesin saptamadır.
ilköğretim okullarında sürekli olarak yapılan, öğrenciler tarafından en çok benimsenen ve severek icra edilen deney pamukta fasulye yetiştirme deneyidir. fen bilgisi dersine ait başka hiçbir deney veya oluşum pamuk-fasulye olgusunun üstüne çıkamamıştır. bu bir fenomendir.
"ıslak pamuktan bezelye çıkıyorsa, çiğnenmiş sakızı tülbente yapıştırıp babanne çıkması sağlanabilir. " u.sarıkaya.
cem yılmazın stand up gösterilerinde "kadınlar mı yalancı erkekler mi?"konusunda yaptığı tespit buna örnektir.
tıp camiası mensupları her ne kadar "klasik müzik dinliyorum" deyip entelektüel geçinse de az miktarda alkolün etkisiyle serdar ortaç, demet akalın ve türevlerinin şarkılarını ezbere söyleyerek şaşkınlık uyandırır.
son zamanlarda birileri ya da bir şeyler karşınıza çok çıkıyorsa , mutlaka o şeyle ya da o kimseyle ilgili bir şeyler olur beklemediğiniz bir anda . aslında işaretler her zaman vardır hayatta , mesele görebilmekte .
kredi kartlarının medeniyet üzerinde yaptığı tahribat atom bombasının yaptığından daha fazla olacaktır.
çay koyarken çay kaşığının "kaşık ve "sap" kısımlarının birleşme noktasına kadar dem , gerisine su doldurulsa en iyi kıvam elde edilir.hatta çay kaşığının buna özel yapıldığını bile düşünmekteyim.
(kl7mu, 18.03.2009 00:29)
"100 kadını iki gruba ayırıp, bir gruba çorap giymeden ayakkabı giyen erkeklerin ayakkabılarını, diğer gruba çorap giyip, ayakkabı giyen erkeklerin ayakkabılarını koklattık ve bir seçim yapmalarını istedik. sonuç olarak şunu bunu yapan erkekler kadınlar tarafından daha çok tercih edildi, tırı vırı..." gibi gazetelerin, bilmem kaçıncı sayfasında çıkan, bilimsel içerikli gibi görünen, hatta belki de gerçekten öyle olan, okuyunca "ne lan bu?" dediğimiz, ancak işin içinde bilim adamı olduğundan "adamlar yapmış sonuçta, bir bildikleri var demek ki" dedirten tespitlerdir ki; bu tür tespitleri yapanların, dişiyle kamyon çeken adamlar kadar değeri yoktur gözümde.
üçü bir arada'nın kıvamını tutturmak istiyosan lipton'un verdiği sarı saplı cam fincanı kullanıcaksın..suyuda baş kısmındaki sarı şeride kadar doldurucaksın ki içmeyip yanında yatabil..
(not: aynı ölçüde su ile başka bir bardakta denenmiştir fakat sonuç hayalkırıklığı olmuştur.bence işin sırrı sarı sapta.du bakalım çözücem bigün)
domates gitarda "em" , peynir "am" , ekmek de "g" ye benzer.
gsm şirketlerimiz büyük ihtimal yaptıkları gizli anlaşmalarla hangi firmayı seçersek seçelim hangi tarifeyi kullanırsak kullanalım bize köküne kadar ittirmenin formülünü buldular. nereye geçersen geç aynı fatura geliyor arkadaş delirecem! oligopol piyasanın da ta .mına koyyim!
yürürken kollar öne arkaya mükemmel simetriklikte kusursuz ivmeyle sallanıyor.harbi diyorum.
hastamız daha konuşamadığı için sözsüz bir iletişime örnektir.çocuk doktoru yeni doğan bölümünde küvezleri gezmektedir.bebeklerden birinin başında durur ve bebeğin nabzının yükseldiğini farkeder.duruma anlam veremez ve diğer küveze geçer.bu esnada kalp atışlarının normale döndüğünü görür."acaba" diyerek yeniden o bebeğin başına geçer ve bebeğin kalp atışları yeniden yükselir.doktorumuz tahminlerinde haklıdır.prematüre bebeğimizdeki beyaz önlük korkusundan ibarettir..
vişne suyu sevenlerin çoğu şeftali suyu sevmez, şeftali suyu sevenlerin çoğu da vişne suyu sevmez. çünkü şeftali suyu yoğun, pütür pütürdür. vişne suyu ise bildiğin su gibidir. aynı sebepten ötürü, kayısı suyunu sevenlerin çoğu, vişne suyunu sevenlerdir.
bir köpek kakasına asla basmıyor.
birbirleriyle çok vakit geçiren kadınların regl olma tarihleri zamanla çok yakınlaşır.hatta bazen aynı günde birleşir ve öyle devam eder.
renklileri ayrı beyazları ayrı yıkayınca sanki daha uzun ömürlü oluyor çamaşırlar.
(bkz:
teşekkürler omo)
(bkz:
ellerinden öperim vernel)
(bkz:
dil atarım ariel)
(bkz:
hepiniz çok iyisiniz)
başlık: seçimden sonra izmir e hiç yağmur yağmaması
yorumlar:
-seçimlerde elleri ak parti'ye gitmeyen seçmenlerin yoğunlukta bulunmasından ötürü bereketin son bulmasıdır.
-takdir-i ilahidir.
-hakettiler.
-izmir halkının subhanekeyi dahi bilmemesinden kaynaklanır. cuma namazını soylemiyorum bilem.
-ce ha pe'nin hizmetten anlamadığı ve bereketi yokettiğinin göstergesidir.
kaynak: (tahmin ettiğiniz gibi kıçım değil. kıçımın zeka seviyesi daha yüksek kusra bakmasınlar)
(bkz:
http://www.ihlsozluk.com/)
barajların doluluk oranı ankara'nın izmir'e göre daha düşüktü di mi?
edit: mekke'ye kar yağmıyor diyen bir zât çıkmış bulundu.