çeviriler: süper,
editörlük: çok iyi,
kitap seçimleri: mükemmel,
baskı: eh işte,
cilt: fena değil,
kapaklar: çoğunlukla özensiz
ve ne yazık ki,
fiyat: oha oha oha!
yayıncılık konusuna üç yüz kırk milyon ışık yılı uzaklıkta olduğum günlerde de ve şimdi, konuya biraz daha ["yüz on dokuz milyon ışık yılı" diyelim biz buna ki inandırıcı olsun, bilimsellik katalım] yakınlaşmışken de haklarındaki fikrim asla değişmedi: yayınladıkları kitapları okumamızı istemiyor gibi davranıyorlar. ben istemez miyim bir
oğuz atay'ın, bir
sevgi soysal'ın tüm eserlerini edineyim, mutlu olayım, elbette istiyorum ama fiyatlara bakınca kan beynime sıçrıyor. kitaba gözümü kırpmadan para harcayabilirim ve hesabını da yapmam, buna rağmen iletişim yayınları'nın etiketleri önce durup bir düşünmeme, sonra da kitabı aldığım yere bırakmama neden oluyor. örneğiniz olsun, bir zahmet bakın, hani belki farkında değilsinizdir diye:
(bkz:
metis)