belki ilginizi çeker
  1. · isoleucine
  2. · oruç aruoba
  3. · 18kere18
  4. · hiç
  5. · birini öldürecek kadar çok sevmek
  6. · avec
  7. · ayrılış
  8. · cami duvarlarına pisuvar yapılsın
  9. · ama
  10. · bir ilişkiye başlarken bilinmesi gerekenler
gündem
  1. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  2. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  3. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  4. · her yerinden öpüyorum rüştü
  5. · domuz gribi
  6. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  7. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  8. · hangi yıldayız
  9. · sensiz olamam

ile  

 sayfa  / 2
  1. (nonscholasedvitadiscimus, 21.07.2004 11:45)
  2. (nonscholasedvitadiscimus, 21.07.2004 11:54)
  3. türkçede bir bağlaç
    (stocky2001, 21.07.2004 12:16)
  4. oruç aruoba kitabı
    (nepenthe, 12.09.2005 02:10)
  5. kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, işteşlik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarar...

    (bkz: sen neymişsin be abi)
    (alchemist, 12.09.2005 03:08)
  6. oruç arouba'nın bir ilişki defteri.
    (sükun, 19.12.2005 01:01)
  7. bak - bir raslantı değilsin sen : şu garip yaşamımın ulaşmak zorunda olduğu bir noktasın...
    biliyorum ki bütünüyle sana yönelmişti yaşamım; belki gerçekleştirilebilirlik 'derece'sinden hep kuşkulanarak, ama, bütünlüğünden -bütün olması gerektiğinden- emin olarak - kendi bütünlüğümü ortaya koyarak; senden de kendi bütünlüğünü isteyerek...

    oruç aruoba - ile / sf.77.
    (sükun, 21.07.2006 00:26)
  8. cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz *
    (ozzmosis, 21.07.2006 00:37 ~ 00:39)
  9. 'a r a m a k' ne söz, değil mi?
    hani, biryerden dönecektim; sana saatini de söylememiştim; gelince senin notunu buldum: "daha gelmediğini bile bile aradım - öylesine, işte..." diyordun - içim ışıldadı:-

    işte tam da buydu 'arama'nın özü - 'buluna'mayacağı bilindiği zaman bile, aramak......

    oruç aruoba - ile / sf. 68
    (sükun, 21.07.2006 10:22)
  10. oruç aruoba'nın ilişki üzerine yazdığı, zaman zaman okuru da dahil ettiği, içsel sorgulamanın ayyuka çıktığı kitabı.. o anki, geçmişteki ya da daha sonraki ilişkileriniz üzerine yorumlarınızı değiştirebilecek bir güce sahip.. evet.

    "ben bugün sana defter aldım"
    (kuzudis, 21.07.2006 12:58)
  11. bulmacalarda en çok sorulan soru
    (ccuk, 21.07.2006 14:43)
  12. ''birisine bağımlı olmak, onu bağımlı kılmanın bir biçimi olabilir' demiştim sana sende epey sonra,
    ''sana tutuluyorum'' diyerek, sana söylediğim bu sözü anımsattın.''istediğin kadar tutul ve tutun bana'' dedim.bende sana__
    'aşk'/ 'tutkunluk' / 'sevgi' : bunları çok iyi ayıretmeliyiz,ilişkimiz içinde.
    'aşk' ile 'sevgi' üzerine birşeyler yazdım birazönce;şimdi, şu 'tutkun' olma'ya gelelim:
    'tutkun'uz tabii ki__
    ben sana; sen bana- ama bak, türkçe neleri açıkediyor:
    'tutacağız ' biribirimizi __
    'tutunacağız'biribirimize__
    'tutkuluyuz' biribirimize__

    oruç aruoba_ile 37.
    (tohum, 14.02.2007 15:28 ~ 15:29)
  13. oruç aruoba'nın önce/ilişki defteri/sonra bölümlerinden oluşan "en içteni içten söylemek diye şiirsel bir deneyimleme" kitabı.

    ilişkiler üzerine düşündüren, farklı düşündüren bazen de işte demek istediğim buydu dedirten, okurken can yakan bazen inceden güldüren; bittiğinde "ilişkinin yitebilen bir şey olmadığını çünkü varedilebilcek bir şey de olmadığını" öğreten okunası kitap.
    (rahibindensatılıkkilise, 27.02.2007 01:14)
  14. "işte bunu görüp de toparlayamıyordum, demek buymuş.. evet evet.." dedirten, ayrıca görmediklerinizi görmenizi sağlayan, hissedip de yorumlayamadıklarınızı aydınlatan eser
    (petit chien, 04.09.2007 13:20)
  15. okurken en çok "yok artık" dediğim kitaptır. o kadar çok ortak nokta vardı ki "biz"im ilişkimizle kitapta anlatılan lişiki arasında.. sevgilime, fiziksel olarak ayrılışımızdan yaklaşık 2 ay sonra bir mektup yazdım, daha sonra ile'yi okudum, ve o mektubun aslında ile'nin dandik bir özeti olduğunu anladım. eski sevgiliye anlatılmak istenen, fakat anlatılamayan beklentilerimi, umutlarımı, umutsuzluklarımı, imkansızlıkları bir bir bana 'doğru' şekilde anlatmış kitaptır. beğenilen cümlelerin altı çizilmek istense, kitabın kapağındaki "ile" sözcüğünün altı çizilmelidir. tek bir 'kötü','olmamış' cümlesi yoktur.

    'fiziksel' olarak ayrılılan sevgiliye verilesi bir mektuptur. her şeyi anlatır..
    (the joy of not being, 15.10.2007 20:07)
  16. (...)...ilişkimizin kurulmağa ilk başladığı günlerden birinde,şöyle yazmışım:-
    -"kafamı toplamalıyım --'gene'!!gene hızla yeni bir belirlenmemişliğe dalıyorum--dalmak istiyorum;daldım bile--
    ama,bunun ucunda ne var--'sonuçları'na boşversem bile,bilmiyorum.."
    sen,sonradan,defterimi okumuşsun ki,--benim sana verdiğim kaleminle,'silme' ve 'tutma' işaretleri ile bir bağlama işareti kullanarak ,bu metni 'redakte'etmişsin..bende,bunu farkedince,"redaksiyon'una uyuyorum diyerek,metni,senin biçimlendirdiğin haliyle,yeniden yazmışım:-
    "hızla / dalıyorum--/dalmak istiyorum,/daldım /bile;/ama,dalmak istiyorum ------"
    senin ile ilişkimiz konusunda bir 'karar' almam,senin alınmana yolaçmış olmalı ki,"ben sevilmek için kararlara kalmadım" diye yazmışsın,sonraki defterlerden birine --- öfken,hafiften belli oluyordu,benim sana söylediğimle ilgili olarak.
    'karar'--evet,biliyorsun,temel bir yer tanıdım ona--ama şunu bilmiyorsun;seninle ilgili aldığım ilk kararda(hatırlarsın;yazmıştım bunu,farklı bir biçimde) " bundan böyle o'nun içinde olmadığı birşey yazmayacağım" demiştim.(sen o ilk biçimi öğrenince -- okuyunca -- "bende hep buldum kendimi senin yazdıklarında" demiştin.)
    --işte : sevgi--sevme--bir karardır--bir kararlılıktır--

    sevgi nasıl birşey,değilde,nasıl olması gereken birşey,diye düşünüyordum;daha önce de yazmıştım bir-iki şey,bu konuda:'aşk ve sevgi'-- elimizde olmadan 'içine düştüğümüz'birşey(ingilizce deyimi düşün : to fall ın love;'ilk görüşte aşk'--love at first sight...)olması çok önemli yanlar taşıyor;ama,birde,bilinçli,durup düşünüp,"ben onu seveceğim"diye bir kararın verilme durumuna bakalım('akıl birlikteliği' gibi bir budalalığı kastedmediğimi biliyorsun):-

    ancak bu karar verilmişse,verilebiliyorsa;ve,karşılıklı verilince,kişiler--sen ile ben--kendilerini tam olarak 'verebilir'ler( bak türkçe,gene,ne yapıyor:'kendini vermeye karar vermek'...)öbürüne -- bu 'verme'lerin karşılıklılığı yoluyla da,biz olabilirler...
    ilişki,biz dir.
    "ben senin içindeyim-- sende benim içimde misin?" diye sordum;sende duraksamadan "evet" dedin.
    --hani,kavga edip,ayrılıp,sonra barışıp,yeniden buluştuğumuzda,sen de,"sen'i bir daha görmemeye niyetliydim;ama,bir baktım--"her tarafımı doldurmuşsun" demiştin ya: işte,öyle içiçeydik,artık...

    'mantık' ve 'uzam' açısından çelişik birşey bu;ama,ilişki 'mantığı' ve 'uzamı' açısından,geçerli...

    ilişkideki (türkçe,'ilişki içinde bulunmak' deyimini de kurar)iki kişi--sen ile ben--birbir(ler)inin 'içinde'dir(ler) :hem ayrı ayrı,hem karşılıklı--ben,senin;sen benim...
    ve ikimiz de,birlikte,onun içinde--sen ile ben : biz...

    ile /oruç aruoba
    (kurutulmus kelebek, 09.11.2007 02:16)
  17. öncesindeki ya da duruma göre sonrasındaki isme anlam katan sözcük. örnek mi? örnek vermiyorum. anlam vermedeğiniz kelimeyle kullanmazsınız zaten.
    (neyapmali neetmeli, 09.11.2007 02:33 ~ 02:33)
  18. aşıkların arasına yegane girebilen şey.

    (bkz: leyla ile mecnun)
    (bkz: ferhat ile şirin)
    (bkz: aslı ile kerem)
    (bkz: elif ile hilmi)
    (dünya koca bir yalandı gördüm, 15.02.2008 16:42)
  19. bir gün, bir yerde oturuyorduk. ben gidecektim; işim vardı. sen, "sen gitsen, yapman gerekeni yapsan; ben de burada beklesem seni" dedin.
    içim ışıldadı - ne güzel bir olanaktı bu:-
    sen, beklerken, 'akıl gözü'nle benim yaptığım işi izleyecektin; ben de, işimi yaparken, sürekli, senin orada bekleyişini -beklediğini- 'göre'cektim.
    ayrıyken, birlikte olacaktık.

    oruç aruoba - ile / sf. 107.
    (sükun, 31.07.2008 19:32 ~ 29.10.2009 00:18)
  20. ek biçimi "benle", "senle", "onla", "bunla", "şunla" şeklinde değil; "benimle", "seninle", "onunla", "bununla", "şununla" şeklinde kullanılmalıdır.

    (bkz: vasıta eki)
    (bkz: vasıta hali eki)
    (ins, 01.01.2009 19:47)
  21. oruç aruoba'nın ilişkileri felsefik açıdan ele aldığı, kendi deyimiyle "ilişki defteri"dir. içinde kendinize dair çok şey bulmanız olasıdır. okunulması şiddetle tavsiye edilen yapıtlardandır. işte kitaptan bikaç ilgi çekici bölüm;


    __sen, çınlattığın yaşam dolu kahkahalarından sonra da uzayıp giden ölümcül suskunluklarınla, bana, hep, birşey haykırıyordun -susmanla bağırıyordun- sessizliğinle feryat ediyordun, birşeyi bana; ama ben anlayamıyordum bunu -hala da, doğru dürüst anladığımı söyleyemiyorum
    -zaten söylenecek birşey
    de kalmadı
    artık:
    bağışla
    beni-


    __seni hep yaraladım.
    o en başta farkına vardığım yaralılığın da, birşeyler öğrenmeme yaramadı, işte...
    şimdi sayamayacağım kadar çok durumda sana söylediklerim, yaptıklarım (bazısını burada, bu kitap içinde dile getirmeye çalıştım -biliyorsun onları) derinden acı verdi sana, biliyorum -
    (hani bir akşam vardı, sen inleye inleye, bitap düşüp-)
    bunları affettirmem -senden özür dilemem- de, artık, anlamlı değil.
    bunların ne kadarı benim özel -öznel- budalalığımdan kaynaklanıyor, ne kadarı da ilişki denen şu garip şeyin kendi genel -nesnel- niteliklerinden çıkıyor, bilmiyorum.
    tek bildiğim başarısız olduğum-
    (-zaten ustam da en başta alıntıladığım itirafında aynı şeyi söylemiyor muydu?!...-)
    kuramadım onu, gereğince; sana da, yeterince ulaşamadım -bu beceriksizlik yalnızca benden mi kaynaklanıyordu onu da bilemiyorum.
    muhtemelen, öyledir.
    ne sen, ne de ilişkinin kendisi -
    yalnızca ben sorumluyum bu başarısızlıktan..

    __"en değerli hayalimdin sen,: kendini yıktın!...
    elden çıkarmak istemediğin gerçekler vardı,herhalde: bir yarım-yamalak felsefecinin hayali olmak ise, istemedin. oysa, onun, yaşamında bir kez olsun gerçekleştirdiği, gerçek hale getirebildiği tek hayali olabilirdin - hatta sanıyorum , bunu istiyordun da... hayalden gerçekliğe giden yoldaki adımı atmadın - "kaçtım" dedin...
    işte: kaçtığın kendindi - belki de, benim gerçekleşen hayalim olabilseydin, kendi en yoğun gerçekliğin de olabilirdin...
    kim bilir, artık - geçti..."

    __o uzun ayrılıştan önceki son buluşmamızda, bana, şöyle bir şey dedin:-
    "senin ile hiç ilişkimiz olmadı ki..."
    "senin ile ilişkimiz hiç olmadı ki..."
    "senin ile ilişkimiz olmadı ki hiç..."
    "hiç ilişkimiz olmadı ki senin ile.."
    tam nasıl söylemiştin, anımsayamıyordum -belki, yıllar içinde, kafamda o kadar evirip çevirmiştim ki bu tümceyi, tam biçimini artık yeniden kuramıyordum (yıllar sonra, o gün bu tümceyi üzerine not ettiğim sigara paketini buldum: şöyleydi:
    "bizim senin ile hiç ilişkimiz olmadı ki...")
    önce hiçbir şey anlamadım; hep de düşünüp durdum; ancak da yıllar sonra, anladım:-
    haklıydın
    haklısın

    __kararsız mısın;
    korkuyor musun;
    istemiyor musun?
    ,
    diye sordum; sen de, hepsine birden, evet, dedin.
    bunlar çok farklı şeyler oysa ki: -
    'kararsızlık' kişinin ötekine yönelik;
    'korkmak' kendine yönelik;
    'isteksizlik' de ilişkiye yönelik;
    yetersiz kalmasıdır.



    __olanaksızlıktan yola çıkan ilişki, ne çok gerçeklik katetse de, yeniden olanaksızlığa varır, sonunda; son olanaksızlığı da, belki, ulaştığı en son gerçekliktir.
    ilişki ancak yaşamakla varolur; ama, yaşandıkça da, tükenir.
    b i z, artık, ayrı olabiliyor idiysek, sen ile ben arasındaki şu 'i l e', artık, yok, demekti.
    (hı hı evet, 16.02.2009 00:01)
  22. "lütfen merak etme - lütfen, lütfen, lütfen" demişsin -
    kişinin elinde değildir ki merak etmemek, seviyorsa -

    senin o "lütfen"i üç kez yinelemen de bunun -bunu bildiğinin- göstergesi: -

    sevgi, çünkü, kişinin bütün yönelimlerini tek bir yere çevirir; bütün etkinliklerine tek bir yön verir : sevdiğine -
    sevdiği de, bunu, bilir...

    oruç aruoba - ile / sf. 106.
    (sükun, 23.03.2009 10:26 ~ 10:26)
  23. muhteşem bir oruç aruoba kitabıdır. okumayanı budaklı meşe odunuyla dövmelidir.

    ---
    "ilişki için süreklilik gerekli" dedin- acaba öyle mi?
    nedir 'süreklilik': hiç bitmemek mi?- öyle birşey yok: herşey, birgün, biter-

    ama şu var: birşey, hiçbirzaman bitirilmeyeceği kararlılığıyla istenebilir- hiç bitmesin diye, istenebilir...

    gerçi, bu bir yanılgıdır, temelde; ama, bu isteklilik, bir yanılgı olduğu bilinciyle taşınıyorsa, bir yanılgı olmaktan da çıkarılabilir-
    mi?
    ---
    (korku verir sessizlik insana, 08.04.2009 00:14)
  24. daha önce kaç defa okursanız okuyun yeni birşey yakalayacağınız, ille de okunması gereken bir kitap.
    .
    (çitlenbiks, 19.04.2009 22:43)
  25. olabilmek... - olabilemedin, koyu parıltılı gözlü sevgilim benim..-
    ben vardım; sen, kendini yok etmeyi seçtin.
    [...]
    [...] : işte, ben hala varım; bütün acıları ölçüp biçip tartarak-sense, kayan bir yıldız gibi hızla uzaklaşıyor; son anda da dönüp bir göz kırpıyorsun, yalnızca...
    (evolet, 05.07.2009 13:18)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil