belki ilginizi çeker
  1. · yüksek islam enstitüsü
  2. · islami eğitimi olmadan kafasına göre yorum yapmak
  3. · din adamlarına ilim adamı diyen zihniyet
  4. · iman usulleri
  5. · university of allah
  6. · zekeriya beyaz
  7. · divinity school
  8. · tevhid i tedrisat kanunu
gündem
  1. · boylumlama
  2. · ugg
  3. · okan bayülgen
  4. · prison brake
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  7. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  8. · ksilofon
  9. · lisede yapılan hayvanlıklar

ilahiyat fakültesi  

  1. din biliminin öğretildiği fakültelerdir.

    (bkz: yüksek islam enstitüsü)
    (atlantis, 09.08.2008 14:07)
  2. pek çok farklı meslek/öğrenim dalında olduğu gibi kimi konularda ayrışan ekollere sahip fakültelerdir. misal vermek gerekirse; ankara üniversitesi ekolü modernist bir ekole sahiptir; ki ben onlara buradan (kesinlikle yerme ifadesi olarak değil) neo-mutezile demek isterim. marmara ekolü daha klasik olmakla birlikte köklüdür ve birtakım ucubik isimler dahil selebriti hocaları barındırır uludağ ekolünün öngörüsü yüksektir ve öğrenci-öğretmen diyalogu gelişmiştir; kendini yetiştiren bir ekoldür.

    bunun yanında ilahiyat fakültelerinin bölümleri arasında da, bölümlerin ilme bakışından kelli farklılıklar ve çatışmalar olabilir. misal hadis veya fıkıh hocasıyla yahut öğrencisiyle din felsefecisinin aynı kafada olması mümkün eğildir; olmaması gerekir. ha örnekleri çoktur ama o yol yol değil bak ben sana söyleyeyim.

    bir de; teorik olarak ilahiyat fakülteleri de diyanet kurumu da laik bir ülkenin olmazsa olmaz kurumları arasında yer alır. zira diyanet olmazsa alim olmaz, alim olmazsa tek söz olmaz; tek söz olmazsa kaos çıkar. ha ülkemizde zaten kaos var o ayrı. ama bizim lafzımız demokrasinin manasını en azından jj rousseau abimiz kadar kavrayabilmiş kafalara.
    (sofist tepen sokrates, 09.08.2008 23:53)
  3. oldukça tehlikeli bir fakülte. yeterince aklınız başınızdaysa çok donanımlı bir kişi olarak çıkabilme ihtimaliniz var oradan, ancak zaten koyu inançlıysanız hayata bakış açınızı daha da kısıtlamış oluyorsunuz ve zaten din dışında bir bakış açısına sahip olamamak gibi bir dertten muzdaripken bir de onun eğitimini almış oluyorsunuz.

    http://www.radikal.com.tr/...

    bütün üniversitelerin konyenjanları yüzde 15-20 arttırılırken, talep olmamasına rağmen ilahiyat fakültelerinin kontenjanı yüzde 115 arttırılmış.

    yahu çok merak ediyorum; bok mu var?
    (yenisekme, 30.05.2009 13:00 ~ 09.06.2009 18:11)
  4. türkiye'de ilah bilimi manasındaki ilahiyat kavramı,ilk kez ulûm-ı aliyye-i diniye adı altında 2. abdulhamit tarafından 1 eylül 1900’de açılan darülfünun içerisinde yer almıştır.o zamanlar bu isimle anılması uygun görülen ilahiyat fakülteleri ve burada öğretilenler, daha önceleri medreseler ve burada öğretilenlerin birebir karşılığı olarak düşünülüyordu. ülkemizde teolojinin karşılığı olarak kullanılan ilahiyat kelimesi ilah bilimi manasında türkiye dışında hiçbir islam ülkesinde kullanılmamaktadır.bu ülkeler osmanlıdan devraldıkları ulum-u şeriye adını halen daha kullanmaktadırlar.

    ilahiyat ve bilim kelimelerinin yanyana kullanılmasıyla ilah'ın bilinip bilinemiyeceği sorunsalına gark olan zihinlerin ilah bilinemez sonucundan tüme-varım yöntemi ile ilahiyat bir bilim değildir'e ulaşan akıl yürütmelerine ve türkiyede'ki ilahiyat fakülteleri baz alınarak ilahiyat bir bilimdir diyenlerin kullanageldikleri retorik ve argümanlarına baktığımızda gördüğümüz savunu ve ayrımın mutlaklığı hususunda, bu iki tarafın aralarında bir fark olmaması ,özünde bu çekişmeye konu olan olguların dini, felsefi ve ideolojik yanının , tıpkı evrim teorisi ve akıllı yaradılış arasında son zamanlarda süregelen çekişme ve hatta sürtüşmelerde olduğu üzere , zaman zaman bilim tesettürüne büründürülerek inandırıcılık kazandırılmaya çalışılmasındandır.


    dikkatlice bakıldığında görülecektir ki ilahiyat fakülteleri öyle olmadığı halde ilahın varlık veya yokluğunu ispata çalışan yerler haline indirgenmiş ve bu durum burada çalışan kişileride bilim adamı olarak değil din adamı olarak algılanmasının yolunu açmıştır.bu haseble bunun sorumlusu algıyı yöneten medyada olduğu kadar ilahiyat fakültelerini din aracılığı ile toplumu zaman zaman güdüleme zaman zaman ıslah etme çalışmalarının dümen dairesi olarak yapılandıran devlet ve bu yapılandırmaya teşne olan zihniyette de aranmalıdır.


    gerçek şu ki ilahiyat bilimi ile uğraşan insanlar allah’ın bir olduğunu, ezelinin, ebedinin olmadığını ya da tam tersini bilimsel yöntemlerle kanıtlamaya çalışmazlar.zira bu kişiler çoklukla bilmek ve inanmak arasındaki farkın farkındadırlar. yine de bunun böyle olmaması ilahiyatın değil kendini ilahiyatçı olarak tanımlayanın problemidir.


    ilahiyatın dinleri, o dinlere ait ritüelleri,seramonileri ,dinlerin ortaya çıkış ve yok oluşunu, ve bunların nedenleri ile dinin sosyal hayata etkileri üzerine eğilmesini, kim neye inanıyor, neden inanıyor, zamanla nelere inanmışlar, inançlarının özellikleri neler sorularını bilimsel metodlar kullanarak cevaplandırmaya çalışmasını bilim olarak adlandırmayacaksak ne olarak adlandıracağız?

    ilahiyat (ülkemizde her ne kadar öyle olsa da) sadece islam ile ilgilenmez.yahut ilgilenmemeli.diğer dinler ve onların ilah kabul ettikleri de ilahiyat dahilinde incelenebilmelidir. ki ancak o zaman ilahiyat bütün dinlere eşit yaklaşan ve hepsini inceleyen bir bilimdir demek yanlış olmaz.
    (haymatlos79, 28.10.2009 11:16 ~ 30.10.2009 16:24)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil