59. cannes film festivalinde uluslararası film eleştirmenleri birliği tarafından festivalin en iyi filmi seçilen merakla beklemeye koyulduğumuz nuri bilge ceylan filmi.
(bkz: climates)
edit:43. antalya altın portakal film festivalinde nuri bilge ceylan a en iyi yönetmen ödülünü kazandırmıştır
cannes jüri özel ödüllü nuri bilge ceylan'ın (nbc) 2006 yapımı filmi. nbc sinemasını tanımlarken bir zamanlar uzun metrajlı video-art olarak tanımlama girişiminde bulunmuştum. uzak nbc'nin film de yapabildiğini, güzel de yapabildiğini gösteren başarılı bir filmdi. peki ya iklimler? iklimler, yönetmenin tarzına aşina bir izleyici için sürprizsiz, hatta zaman zaman fazlaca sürprizsiz bir film. peki bu keyifsiz olduğu anlamına geliyor mu? hayır. televizyon dünyasındaki şişirilmiş, bol entrikalı diziler, dünyanın mükemmel bir yer, alışverişin de bu mükemelliğin kutsanması olarak sunan reklamlar, nbc sinemasının temel direklerinden "türk gerçekçiliği"ne duyulan özlemi pekiştiriyor. türk insanının, türk insanının ilişkilerinin hangi eksenlerde gezindiğinin resmi oluyor nbc filmleri. iklimler de buna güzel bir örnek olmuş.
bu filme özel olarak gözü ve zihni en rahatsız eden unsur ise oyunculuklar. gerçekçi olmasına özenilmiş diyaloglar, yeteneksiz oyuncuların üzerinde işe yaramıyor. sırası gelen repliğini okuyor.
bir de "doçentlik tezi" diye bi kavram var filmde. o ne ola ki?
filmde isa ve bahar birbirinden oldukça farklı,bambaşka hayatlar peşinde olan,kaybolmuş ruhlarını arayan iki karakterdir. öyle ki, biri yaz öteki ise kış mevsimini temsil eder. ortayı yani baharı yakalamaya çalışırlar. film ekseriyetle ağrı ve kaşta geçmektedir. nuri bilge ceylanın diğer filmlerine nazaran (bkz: kasaba),(bkz: uzak),(bkz: mayıs sıkıntısı) daha fazla diyalog içermektedir.sanattır.alkıştır.
2006 - cannes film festival
· fıprescı prize in competition
2006 - the south film festival, norway
· fipresci prize
· oslo cinema award
2006 - the world film festival, thailand
· best cinematography
2006 - bastia film festival, corsica
· special jury prize
2006 - black night film festival, estonia
· best director
· don quijote award
2006 - antalya film festival
· best director
· best editing
· best supporting actress
· best sound
· best laboratory
2007 - ıstanbul technical university
· best director of 2006
ödüllerinin sahibi, 8 nisan pazar günü sabah saat 11:00'de yeni melekte istanbul film festivali kapsamında gösterilecek olan nuri bilge ceylan filmi. daha önce izleme fırsatı olmamış biri olarak sabırsızlıkla beklemekteyim.
genel olarak mükemmel bulduğum filmdir ancak filmin tek beğenmediğim bir yanı var filmin baş karakteri isa nın mesleğinin (bkz: öğretim üyesi)çok yüzeysel anlatıldığıdır laf olsun diye konmuş gibidir.
klasik bir nuri bilge ceylan filmidir. şöyle ki; filmi yönetmenini bilmeden izleseniz dahi sabit kamerayla, uzun sahnelerle size direkt "evet bu nuri bilgenin" dedirtebilir.
diyaloglarının bir uzak kadar derin ve nitelikli olmadığını düşündüğüm ancak kadın-erkek ilişkisini böyle incelikle değerlendirmesini başarılı bulduğum filmdir. türkiye de elbetteki gösterime geç giren, merakla beklettiren, izleyince de "işte yapan yapıyo abi" dediğiniz; kısa bir film olmasına rağmen, uzun soluklu bir etki bırakan, iki yalnız insanın bir türü kavuşmayı beceremedikleri, aslında hayatın basit anlardan ibaret olduğunu, ufacık şeylerin, kısacık cümlelerin bıraktığı etkilerin hayatınızda nasıl önemli bir yer bıraktığını ustaca anlatmış ve bir kere izlemenin yeterli olmadığını sandığım film.
nuri bilge ceylan ın yönetmenliğini yaptığı ve de eşiyle kamera karşısına geçtiği film. rahatsız edici sessizliğinin altında büyük bir gerçeklik yatar. birer fotoğraf karesidir sanki olan bitenler. akar.
kısa bir süre gösterimde kaldı fakat beklenenden uzun olduğu söylenebilir.
ayrıca, nuri bilge ceylan filmleri eskiden hiç ilgi görmezken, bu filmin vizyona girdiği ilk hafta yer bulamayanlar bile oldu. aldığı ödüllerle, adından eskisine oranla çok daha fazla bahsettirdiğinden olsa gerek.
film olmasına karşın çok gerçekçi,etrafımda yaşanan,yaşadığım bir olayı gözlemler tadında izlediğim film.alışılmış bir nuri bilge ceylan tarzı.neticede çok çok güzel...
nuri bilge ceylan mükemmel bir fotoğrafçı, iyi bir yönetmen, vasat bir oyuncudur filmi. mükemmel bir fotoğrafçı; her filmi harika fotoğraflardan oluşan slayt gösterisi gibi, iyi bir yönetmen; uzak onun ellerinden yüreğinden çıktı, vasat bir oyuncu; doğal olmanın da bir adabı vardır. gerçekçi filmler çekiyorum bir de doğal oynayayım diye zaten yeterince zorlama olan bir diyalog bu kadar da kötü dillendirilmez ki.
spoiler - terlemişsin.
- uyuyakaldım.
- güneşin altında uyunur mu? çok tehlikeli bir şey uyuma!
filmde sinematografinin dışında sevdiğim üç şey vardı. biri isa'nın kindarlığına, hırsına şahit olduğumuz hatuna fındık yedirme sahnesi, her koşulda vuku bulan bencilliği ( boynu için boş bir çekmece) diğeri de ufuk bayraktar.
spoiler
aksiyon sahneli filmlere alıştırılan türk izleyicisinin haliyle fazla ilgi göstermediği filmdir. lakin izlenesi bir filmdir. kişiler ve özellikle dialoglar son derece doğaldır.
son sahnede bahar tatlı tatlı rüyasını anlatır filan.
ee denyo daha dün sen otobüste yalvarmadın mı gel gidek istanbul'a diye de şimdi kadının hevesini kursağında bırakıyon.
böylelerine ekmeksiz denir efendim.
hiçbir boka sap olamazlar.
salak hala bitirememiş doktora tezini.
oküz!
kararsızlıklar, olsaymış çok direk bir mesaj içeren bir ismi olabilecekmiş dediğim film.
yaz sahnesiyle başlıyor film. tatilde, sıkılmış bir çift. sonra sonbahar. aldatma mevsimi. yağmur. mutluluğu ya da uyumu ya da bir şeyleri başkasında arama zamanı. en sonunda kış, eve dönüş çabası. eski günlere.
ilkbahar umut mevsimi olduğundan mıdır nedir, yok gibi filmde. umutsuzluk, insanlığın kaderi midir nedir? ya nasip.
anlamadığım filmdir. ben kaliteli filmden anlamıyorum bunu iklimler sayesinde farkettim. sürekli film izlemeye çalışıyorum,sinema dergileri alıyorum, eleştirileri takip etmeye çalışıyorum ama bazı filmleri idrak edemiyorum. bağımsız filmlerin de çoğunu anladım, beğendim ama nuri bilge ceylan bize ne anlatmaya çalışıyor ben bilemedim. billah bir ironi değildir bu serzeniş ama neden herkes ayılıp bayılırken ben algılayamıyorum bu adamın derdini, alt metnini diye düşünmeden edemiyorum. evet benim de en sevdiğim filmler arasında fight club, clockwork orange, requiem for a dream var . yumurta daha vizyona girmeden takibine başladım ama nedir bu nuri bilge filmlerinden çektiğim yahu! tüm emeklerim boşuna mıydı ?
vakti zamanında koşa koşa gittiğim, lakin hayalkırıklığı yaratan film. cannes daki başarısına inanamadım. bildik kadın-erkek sorunları, minumum düzeyde tutulmuş dialoglar. tamam mimikler de konuşur ama bir yere kadar. fotoğraf karelerinin kurtarmaya yetmediği film.
(ayrica) dünya üzerinde sicaklik farkli çevresel diger etmenler ile birlikte olusan rüzgar yagmur; sicaklik gibi etken bilesenlerden meydana gelen bölgesel olarak farklilasan bir fenomendir..
nuri bilge "kisve" ceylan...
çok başarılı bir türk filmi. bukadar az sözle ve diologla bütün hissi yansıtabilen yegan yapıt.
filmi izlerken sanki iki kişinin yanında sessiz ve görünmez olan 3.bir kişilikmişsiniz hissi yaratıyor.
öylele bir filmdir ki o
-spoiler-
isa'nın bahara tavırları, ana-baba benliğiyle yaklaşması sonucu ortaya çıkan anlaşmazlık
henrik ibsen'in bebek evi(dolls house) adlı oyununda ki gibidir.
serapla sevişme sahnesi ağırdan ama bir o kadar da hareketli ve tutkulu olup içinde zerre sevgi barındırmaz.
nuri bilge ceylanın bir erkeğin kadınlara bakış açısını yansıttığı filmi.
cinselliğin bir erkek için aşktan sevgiden de üstün olduğunu bizlere gösterir.