ikinci elizabeth in türkiye ziyareti 

adana çık aradan

  1. avrupa birliği üyeliğimizi desteklemek amacıyla gerçekleşecekmiş.

    (bkz: yalova kaymakamı)
    (emigrant, 12.05.2008 23:40 ~ 23:41)


  2. bursa'dan ipek almasının öncelikli amacı olduğu apaçık olan ziyaret.
    (marslan, 12.05.2008 23:49)
  3. ankara, bursa ve istanbul ziyaretinden oluşacakmış. kraliçe dört aydır bursa hakkında kitaplar okuyormuş, gideceği yerleri, izleyeceği karagöz hacivat oyununu bile kendisi seçmiş.
    (hayri potur, 12.05.2008 23:57)
  4. çok sevindirmiştir.kraliçe göreceğimdir.tacına kurban...fakat elizabeth zihnimdeki tüm kraliçe imajını çizen kişidir.sağlık olsun...
    (yarakamişgerek, 13.05.2008 00:05)
  5. kendi ülkesinde siyasete karışması/müdahale etmesi/akıl fikir vermesi vs. imkansız olan haşmetmeablarının türkiye ziyaretinin, ''siyasi'' konularda olması ülkemiz için harika bir şeydir. zaten yetkili ve etkililerimiz de ziyareti "çok önemli" olarak niteliyorlar.
    (seçtiğiniz nick fantastik karakterler içeriyor, 13.05.2008 16:40 ~ 16:42)
  6. ulu orta sürekli gaz çıkarması ile ünlü büyük britanya ,avusturalya,yeni zellanda ve adını hatırlamadığım 13 ülkenin daha kraliçesinin ikinci defa türkiyeye teşrif etmesidir.
    (rainbowmaster, 13.05.2008 17:34)
  7. istanbul ayağı beni son derece ürküten ziyarettir.

    haliyle muammer güler ve celalettin cerrah kardeşler kraliçeyi korumak isteyeceklerdir. hop kapandımı sana bütün yollar! kadın yaşlı maşlı ama bizimkileri iyi tahlil etmiş, uçak gemisinde geçirecekmiş vaktinin büyük kısmını. ne diyelim allah razı olsun kraliçeden bizi gazcı kardeşlerin eline bırakmadığı için.
    (diazepam, 13.05.2008 17:38 ~ 17:41)
  8. daha önce 1961 ve 1971 yıllarında gerçekleşmiş ziyaret. 1961'de geldiğinde adnan menderes'in asılmaması için ricada bulunmak için gelmiş ama nafile... bakalım akp'nin kapatılmaması için yapacağı bu son ziyeret işe yarayacak mı?
    (doğru söylüyo icabında, 13.05.2008 17:42)
  9. beni gerim gerim geren ziyarettir.

    umarım bir tecavüz olmaz. italyan, danimarkalı, sıradaki neden bir ingiliz olmasın? dikkat edin gözünüzü seveyim.
    (alkolik2000, 13.05.2008 17:43)
  10. şu dakika köşkte süren ziyaret. hayır televizyonda falan görmedim. atılan toplardan anladım. bomba patlar gibi, gerçi alıştık artık, her gelene yıllardır atıla atıla... bilgi vermek istedim sözlük. kraliçe köşke vardı.
    (bimekan, 13.05.2008 17:47)
  11. kraliçenin gece, boğaza demirlemiş bir ingiliz savaş gemisinde kalacağını duyunca hassittir dediğim ziyarettir. bu ülke gelen misafiri koruyamıyor ve misafir yanında getirdiği(!) savaş gemisinde uyuyorsa durup düşünmenin zamanıdır. bu kadar mı güvenilmez bir ülkeyiz yani.
    (kandahar, 13.05.2008 17:51)
  12. "benim paris hilton'dan neyim eksik" deyu bir hışımla bavulunu toplayamaya girişmiş tek dişi kalmış kraliçenin "bir sen eksiktin sen de geldin tamam olduk" dememe sebep verecek malum seyahati.
    kraliçe haşmetmeaplarının bir kaç resmi balo ziyafet ve kadınlar günü toplantısına iştirak etmesi bekleniyor.
    (dreamevil, 13.05.2008 17:54)
  13. istanbul gezisi sırasında tahminen yollar kapanacağı için bir çok kişiyi sıkıntıya sokacak olan ziyaret.
    (billy, 13.05.2008 19:23)
  14. yalakalığımızın devam eden girişimlerinden..
    (kolanın formülünü bilen adam, 13.05.2008 19:31)
  15. sıfatı bile içinde bulunulan çağda komediye teşne, saçma şapkalı, oymalı, kakmalı, işlemeli yaşlı teyzenin bizim buralara gelip demokratik (!), sandıktan çıkan (!), halk temsilcisi (!) siyasetçiler ve devlet erkanına elini ayağını öptürtmesidir... hayat boyunca bize bir faydası olmayan, skimize takmayacağımız bir insanın birkaç günlüğüne de olsa kafamızı, gündemi ve hatta büyük şehirlerde gündelik hayatımızı meşgul etmesidir...

    (bkz: monarşi)

    (bkz: kral)

    (bkz: kraliçe)

    (bkz: kral abdullah'ın hediyeleri)

    ve;

    (bkz: god save the queen)
    (güriyemin düğümleri, 13.05.2008 20:20 ~ 20:20)
  16. kendisine eşi edinburg dükü prens philip'in de eşlik ettiği ziyarettir.ama bunun bir önemi var mıdır?yoktur.çünkü united kingdom da kral olmanız için kral (ya da bazen kraliçenin) oğlu olmanız gerekir.bir kraliçeyle evlenmek sizi anca dış kapının mandalı bir prens yapar.tabi o bu durumdan rahatsız mıdır, yoksa alemin olmayan derdi mi bizi germektedir bu bir muammadır.
    (vicious circle, 13.05.2008 20:32)
  17. yılmaz özdilin yorumu, gerçekten dikkat çekici

    kayseri eşrafından tornacı hacı ahmet hamdi efendinin oğlu abdullah, dün akşam, windsor hanedanının várisi, kral 6’ncı george’un kızı, birleşik krallık hükümdarı, ingiltere kraliçesi 2’nci elizabeth alexandra mary ile birlikteydi.


    rize güneysulu taka kaptanı ahmet reisin kasımpaşalı oğlu tayyip ise, yunan kralı 1’inci george’un torunu, veliaht galler prensi’nin babası, greenwich baronu ve edinburgh dükü, prens philip mountbatten ile sohbet etti.

    atatürk işte budur.

    devrimlerine savaş açılan mustafa kemal, takunyalıların öve öve bitiremediği saltanatı kovmasaydı... abdullah ile tayyip, ofis olarak kullandıkları dolmabahçe sarayı’nda bahçıvan bile olamazdı! çünkü, bahçıvanlık makamı bile babadan oğula geçiyordu.

    homongoloslar bugün hálá "smokin caiz mi, değil mi" diye tartışırken, mustafa kemal, batı standartlarını aşan bir vizyonla, anadolu insanının önünü açmış; tornacı çocuklarına, taka reisi çocuklarına "fırsat eşitliği" sağlamıştı.
    eminönü esnafı imam ahmet bey’in kızı "first lady" hayrünnisa gül, balkabağının faytona dönüştüğü "peri masalı"nı andıran gecede, kraliçe’yle göz göze geldiğinde neler hissetti, bilmem...

    ama 105 parçalık yenilmez armadayla çanakkale’yi geçemeyen ingiltere’nin queen elizabeth’i, dün, hayranlığını özetleyen şu kelimeleri yazdı anafartalar kahramanı’nın özel defterine...

    "mustafa kemal’e saygılarımı sunmak benim için büyük onurdur."
    (neva, 14.05.2008 13:45)
  18. abdullah gül 'ün smokin giymesine sebebiyet veren insanlık olayıdır.
    (aintitfunny, 14.05.2008 14:13)
  19. tanrı kraliçeyi koruyor, güzeeel. peki kraliçe ya da daraltmayalım hadi kraliyet imgesi neyi koruyor ?

    elizabethciğim; canı bu ara en smokinlisinden ve tantanalısından reverans-övgü çektiğinden mi uçtu, kondu güzide memleketime ?

    mönüdeki zeytinyağlı enginar ya da çankaya köşkünde gerçekleşen "kraliçe moda günleri" kapsamında first lady hanımefendinin, büyükelçi eşi hanımefendilerin bilmem kim imzalı tayyör ve kostümleri konulu haberimsi ve haberimtrakların arasında güme giden ne ola ?

    güme güden şu. elizabeth'in "ay pek gelişmişsiniz son gördüğümden bu yana, ne hoş" soslu ön sıcak mahiyetindeki cümlelerinin üzerine sunulan ana yemek : türkiye ile nato üzerinden stratejik "kardeşlik" bağı kurulduğu ve bunu geliştirmenin gerekliliği gerçeği. güzeeel, elizabeth yavaş yavaş açılıyor. dilini korkak alıştırma ablacım, rahatla az.

    "dünyanın en sorunlu bölgelerinden bazılarında barışın teşviki, siyasi istikrar ve ekonomik kalkınma için kilit bir rol oynamaktasınız. ve afganistan'da ülkelerimiz, bu sıkıntılı ülkede yürütülen nato görevinin ortaklarındandır."

    kraliçenin sembolik devlet başkanlığı titrinin ve konumlanışının "siyasetler üstü" oluşunu falan bir kalemde geçelim. henüz bu masallara inanacak kadar da körleşmedik. ziyaretinin ingiltere dışişleri tarafından kararlaştırıldığını söylemek malumun beyanı aslen fakat neden şimdi ? türkiye'nin ab üyeliğinin taraflarınca desteklendiği bilgisinin kamuoyuna bilmem kaçıncı doz olarak zerk edilmesi neden şimdi ? "medeniyetler buluşması" söylemi üzerinden bir uzlaşı ve kardeşlik iklimini tesise yöneldiklerinden ismen zikredilerek de tayyip erdoğan ve abdullah gül'ün "uzlaşının ve ılımlılığın ismi" olarak ön plana çıkarılması neden şimdi ? tüm bunlar retorik sorular elbette, dedik ya az evvel. malumun beyanı !

    emperyalizme karşı olan ve fakat henüz ehlileştirilememiş direniş odakları üzerine sürülmeye ve maşalaştırılmaya hazır ve de nazır tüm olanakları ile, ab'nin, nato'nun emrine amadeliği ile bir ılımlı "islam" cumhuriyeti : türkiye ! de sanki bu denklemde eksik bir şeyler var gibi. bakın o kadar konuşuyoruz, hala abd demedik ! oysa kambersiz düğün ve kamersiz meclis olmaz , -bir türk atasözü- , o yüzden hemen ekleyelim. abd başkanlık seçimleri öncesi sürüncemede kalmış ya da kalmaya yatkın başlıklar ve boşluklar bu politikalar etkisinde doldurulacak ve dahi işleyecek. uluslar arası sistemin işleyişi için bu şart. sınıf kardeşliği, ötesi de yok. ırak savaşı döneminden de hatırlanacağı üzere ingiltere, hamiliğini abd'nin yürüttüğü tüm politikaların eyleyicisi, kamuoyu oluşturucusu ve de güzellikle olmadı -sike sike- kabul ettiricisidir. bu yüzden kraliçenin o komik şapkasının altından tavşan çıkmayacak, müsterih olunuz ! nato anamızın hayrına zikredilmiyor o asil dillerde.

    "körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin : nato kablosu duruyor en derinde ! "

    üstelik emperyalizmin en güçlü-kuvvetli destekleyicisi -evvet beline kuvvet, lazım zira bizi becerirken- sermayedar dostu akp'nin kapatılması korkusunu da atlamamak gerek. ab açıklama üstüne açıklama yapıyor, ingiltere de kraliçesini hooop uçuruyor küçük amerika'ya. bakın bu amcalar uzlaşının ve ılımlılığın temsilcisidir diyor. biziz diyor yani. biz de abdullah gül vasıtası ile cumhurbaşkanlığı olarak en üst perdeden : "majestelerinin milli onurun odak noktası olduğunu" söylüyoruz ! vay vay vay !

    kraliçeyi dolayısıyla kraliyeti milli "onur"un simgesi ve odak noktası gören bir zihniyetin aslen alkışladığı ; ayakların birleşik krallıkta da baş edilmemiş olmasıdır en şiddetlisinden.

    tutarlılığınızı seviyorum gerçekten !
    (tante rosa, 14.05.2008 15:54 ~ 17:45)
  20. bilumum jeopolitik yönlerini vızzzt geçerek direkt magazinel boyutuna temas etmek istediğim ziyaret. bir hafta öncesinde hop birleşik krallık'a uçup kendine ingiliz kumaşından tayyör biçtiren pseudo burjuvazi bağyanlarına, kraliçe şerefine yarı ingilizce yarı türkçe bültenler bastıran çeşitli boy ve ebattta esnaf ve sanatkar odalarına, gazetelere "hoşgeldiniz your majesty! welcome to hell of ali sami yen (ay karıştı yaa)" tarzı tam sayfa ilanlar veren anadolu kaplanları'na selam etmeden geçemiyorum.

    avalon'un sisleri arasından çıkagelen bu dişlek kraliçeden, bu balıklı gölün hanımından vazife çıkarıp kendini aristokrasiyle imtihana sokan necip türk girişimciliğine karşı acayip bir sempati besliyorum. hızlandırılmış zarafet kurslarıyla oturma-kalkma bilgisini geliştirigeliştiriveren taşra eşrafına fena halde tutuluyorum.

    üzerinde güneş batmayan imparatorluğun -motor tamir ve bakım bilgisini haiz olduğunu da bu vesileyle öğrenmiş bulunduğumuz- hemşire görünümlü hükümdarı karşısında şekilden şekile koşmamız son derece eğlenceli enstantaneler yaratıyor, bu sapına kadar anti-emperyalist topraklarda. biz türkler misafirperver ötesi insanlarız hakkaten yahu, gündeme bak şimdi.

    "kraliçe geldi bütün yollar kapandı dostum" tabelasıyla karşılaşan "mecidiyeköy'de iki saat taksi bekledim lan sendikalar" insanları "helal-i hoş olsun majesteme be, yollarına güller serperdim bilseydim" diye kalenderane gülümsüyorlar mıdır şimdi acaba. güzel şeyler bunlar.
    (tembel, 14.05.2008 19:21 ~ 19:40)
  21. tayyip ve şurekasının bu reveransları, bu yalakalığı ingiliz kraliyetiyle tarihte olan ilişkilerimiz aklıma getirdi nedense...

    (bkz: vahdettin)
    (bkz: damat ferit)
    (bkz: abd gülü)
    (bkz: tüccar tayyip)

    en son kibar feyzo'dan gelsin: "smokin, kraliçe, broş; bunlar kesin bi poh karıştıriyi"
    (libertar, 15.05.2008 18:36 ~ 19:01)
  22. (bkz: vakıflar yasası)
    hiç bir ingiliz türkiyeye boşu boşuna gelmez
    (züvük, 20.05.2008 19:03)
  23. sanki hanımefendi kraliyetin değil de demokrasi savunucularının son temsilcisiymiş gibi değerlendirilen olay.

    aman efendim neymiş protoköle uyulmuyormuş ne büyük saygısızlıkmış. aman efendim müjde ar nasıl "ayakları kokuyodur belki" diyebilirmiş, ne ayıpmış, müjde ar'ı kınayalımmış. bu ne lan?! nedir bu çağdışı kimlikteki kişiyi dünyanın en çağdaş, en saygı duyulası insan olarak görme hevesi? kaç gün haber izleyemedik be bi kıytırık kraliçe yüzünden. banane kraliçe nerden alışveriş yapmış, kaç para vermiş, günde kaç kere tuvaletini yapmış?!
    (yağmursonrasıtoprakkokusu, 20.05.2008 19:21 ~ 19:22)
  24. kraliçe hanfendi konuşmadan konuşmak yasakmış.maşallah türk kadınları öyle lak lak ettilerki protokolde bi an ''charles boşanıyomuş vah vah çok üzüldük doğru mu acaba?''diye muhabbete giricekler sandım
    (rocknrose, 20.05.2008 20:01)
  25. "eli, patisini kaldırdı! bu, bizi ve ülkemizi çok sevdi anlamına gelmekte ve bu aylarda tüylerini dökmekte olduğundan kendisi bir hayli iştahsız zaar ama buna reğmen keyfini yerine getirdiniz!! kendileri adına teşekkürlerimi sunarım" şeklindeki bir bir bir... neyse ne yeterince anlaşılır halde ne olduğu. bu arada biraz geç bir giri oldu ama zihnimi anca yaladı yani eli!
    (gülüsevdimdikenibattı, 06.06.2008 22:10 ~ 22:12)