1. türkiye savaşa 23 şubat 1945'te almanya'ya karşı girmiştir. bu sırada avrupa'da ren nehri geçilmiş, doğuda almanlar çoktan 1939 sınırını kaybetmişlerdi fakat yunanistan ellerindeydi. türkiye'nin savaş ilanının bir kaç gün ardından almanlar rodos adasında bulunan türk elçiliğini bombalamışlardır. o esnada elçimizin karısı bir junkers bombasına kurban gitmiştir. almanlar buranın işgal altında bulunan yunanistandaki yahudilere sahte türk pasaportu verdiğini biliyordu ve içlerinde kalan bir ukteyi doldurmaya çalıştılar.
  2. almanların yunanistanı işgal etmesi ile trakya'daki köprülerimizi uçurmamız gereği başgöstermiştir. mekanize alaman birliklerini ne kadar yavaşlatsak o kadar kardır diye.
  3. son derece ilginç bir durumdadır. savaşa aktif olarak katılmadan savaşan tarafların hepsini kendine düşman etmeyi başarmıştır. sonra da çok kısa bir süre önce gırtlak gırtlağa savaşlar yaptığı ülkelerin tarafında, önceki savaşlarda müttefiği olan ülkeye karşı savaş ilan etmiştir. politika savaşı işte, meydan savaşı kadar basit değil.
  4. tarafsızlığını korumaya çalışmış,sovyetlerden gelebilecek tehlikeleri önlemek için önce kendileriyle dostça geçinilmeye çalışılmıştır. fransa ve ingiltereyle de fazla yakınlaşmamak kaydıyla aynı şekilde.almanya'ysa türkiyenin bazı kaynaklarına muhtaç olması (silah sanayisi için özellikle) yüzünden onu potansiyel bir düşman olarak görmek istememiştir.gel gör ki stalin ve hitler saldırmazlık paktı imzalayıca ister istemez "bunlar bize saldırıp aralarında bölüşmesin"gibi düşündeler akla gelmiştir.bunun üzerine türkiye ingiliz ve fransızlarla bir antlaşma imzalamıştır.anlaşmaya göre ingiltere ve fransa türkiyeyi avrupadan gelecek tehditlere karşı koruyacak,türkiye ise akdenize sıçrarsa savaşta aktif rol üstlenecekti.ayrıca türk tarafının ısrarıyla bu antlaşmaya rusyadan gelecek tehditlerin mevcudiyeti durumunda türkiyenin yükümlülükleri geçersiz sayılacaktı.italya savaşa girince türkiye için bir casus belli ortaya çıkmış,ingiltere onun savaşa girmesini beklemiş,boşuna beklemiştir.türkiye rusya sorununu göstererek girmemiştir savaşa.ayrıca fransanın teslim olması da savaşa girmemesinde etkili olmamış değildir.türkiye almanya ve rusyadan balkanları koruyabilmek için bir balkan paktı imzalamıştır,buna bulgaristan'ı da dahil etmek istemiş ama birinci dünya savaşında hakkının yenildiğini düşünen bulgaristan taviz vermeden buna kesinlikle yanaşmayacağını belirtir.ankaranın ingiltere ve fransayla olan yakınlığı pakttaki devletler arasında türkiyeye karşı bir güvensizlik duyulmasına yol açmış ve pakta katılanlar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle bu işin böyle olmayacağını anlayan türkiye kendi topraklarını tehdit eden hiçbir girişim olmadığı sürece savaşa katılmamaya karar vermiştir,her ne kadar imzalanan bazı sözleşmelere aykırı olsa da.balkan paktının başarısızlığı ve mihverlerin balkanlardaki agresif tutumu türkiyeyi iyice yaklaştırmıştır ingiltere ve fransaya.1940da türkiye kesinlikle çatışmaya girmeyeceğini açıklayarak (gerekçe yine sovyetler)almanların içine su serpmiştir.1941de ise almanlarla bir saldırmazlık anlaşması imzalanmış,almanlar sovyetlere saldırırken başka yerden sorun çıkmasını engellemek istemişlerdir.
  5. türkiye 1941 sonbaharı, daha abd savaşa girmemişken ve sovyet cephesi almanların açık farkla üstün olduğu zamanda almanya'ya silah karşılığında(72 adet fw 190, rheinmetall uçaksavar ve anti-tank topları) 120000 ton civarı krom satmıştır. bu satış ingilizlerin, özellikle de sovyetlerin tepkisini çekmiştir. hatta sovyetler bize nota vermiş, karşılıklı notalaşılmıştır.
  6. ismet inönü'nün oyalama taktikleriyle uzak kalmayı kısmende olsa başarabilmişizdir.
  7. italyanın yunanistana girmesiyle ve romanyadaki alman birlikleriyle berbaber sovyetler ve mihver güçleri arasında kalmıştır türkiye.durum vahim,üstelik ingilizler de olası bir savaşta pek de yardım edecek gibi değildir(askeri çatışmalar yüzünden 1940 yazında askeri durumu zaten pek zayıftı ingilizlerin)ayrıca sovyetlerin ve almanların bulgaristana baskı yapması da iç açıcı değildir zira bulgaristana konuşlanmış herhangi bir düşmanın boğazlara saldırma olasılığı vardır bu yüzden en iyisi bulgaristanı savaştan uzak tutmaktır.ancak sonuçta wehrmacht bulgaristana girmiştir,telaşlanan inönü de hitlere nota göndermiş,hitler de türkiyeye bir zarar gelmeyeceği konusunda söz vermiştir.bakıldı ki iş kötü,sovyetler türkiyeyle karşılıklı bir yardım içine girip taraflar dışarıdan üçüncü bir güç saldırırsa tarafsız kalınacağı konusunda teminat vermiş,sovyetler bir süre boğazlar sorununu gündeme getirmeyeceğini söylemiştir.bu yine bizim işimize yarar,ingilizlere savaşa girmeme bahanemiz bu olur.
  8. zamanında seferadları enginizasyondan kurtaran efendilerimizin boş durmayıp bu seferde birçok aşkenaziyi kurtarmasıyla görevini yaptıgı savaş.
  9. savaş süresince ordu hep teyakkuzda kalmıştır. ordu ihtiyaçlarını karşılamak ve stok yapmak amaçlı köylüden toplanan mahsuller günümüzde belli bir yaşın üzerindekiler için ismet inönü'den nefret etmek için ayrı sebeplerden biridir.