görseller
ikinci abdülhamidikinci abdülhamid
ikinci abdülhamidikinci abdülhamid
belki ilginizi çeker
  1. · abdülhamid in haremi
  2. · ira
  3. · shell royale
  4. · kızıl sultan
  5. · osmanlı nın türk olmaması sorunsalı
  6. · ferace
  7. · hadice sultan
  8. · din uğruna masum insanları öldürmek
  9. · serasker rıza paşa
  10. · meiji
gündem
  1. · aklidengegorecelibikavramdir
  2. · disko kralı
  3. · günün tek kelimelik özeti
  4. · colin kazım richards
  5. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  6. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  7. · kurban bayramı vahşeti
  8. · zu hast
  9. · global dışsal tedarik

ikinci abdülhamid  

 sayfa  / 4
  1. türkçü bi padişahtır. çinde türk okulları açtırmıştır.
    ermeni ayaklanmalarına karşın batılı devletlere hiç bir taviz vermemiştir. bi ermeni ayaklanmasından sonra istanbulda tüm yabancı devlet elçileri abdülhamidin huzuruna gitmişler ve ermenilerin öldürüldüğünü iddia etmişlerdir. oysa ayaklana ermeniler karşısında türk halk dayanamamış taş sopa ne varsa alıp dalmıştır ermenilere. abdülhamid gelen elçilere türklerden toplanan sopayı baltayı göstermiştir;
    - bunlar benim insanlarım kullandıkları silahlar.
    diğer odada ise ermenilerin kullandığı tabanca ve tüfekler vardır;
    -bunlar ermeni vatandaşlarımızın kullandığı silahlar ve hiç biri benim ülkemde üretilmiyor.
    diyebilmiştir.

    bir başka anı ise batılı devletlerin musul üzerinde çok fazla durduğunu gören abdülhamid araştırma yapması için gülbengyan adlı ermeni vatandaşını bölgeye yollamıştır. gülbegyan bölgede petrol olduğunu rapor edince tüm bölgeyi kişisel arazisi ilan etmiştir yabancı devletler bişi yapamasın diye. gel gelelim ittihatçılar bu bölgeyi abdülhamid'in üzerinden almışlardır. almanlara ve ingilizlere burada petrol arama çıkarma izni vermişlerdir. almanlar aramakla uğraşırken, inglizler gülbengyana gerekli paı vermiş -%5- ve babalar gibi petrol çıkarmaya başlamışlardır. (bkz: shell royale)
    (napoleon, 12.02.2005 22:21)
  2. yıkılmakta olan bitmiş bir imparatorluğu kendi başına yıllarca ayakta tutabilen eşsiz bir padişahtır ve bu durum belli mevsimlerde* onun büyük boy posterine yumurta atılmasını anlaşılmaz kılmaktadır.
    (gxix, 04.10.2005 00:40)
  3. yahudiler tarafından "abdul hamid the damned" şeklinde anılır...
    (azwepsa, 05.12.2005 15:50)
  4. kişinin siyasi görüşünü öğrenmek istediğimizde bu ismi söylemek kafidir.
    (ataraksia, 05.12.2005 17:25)
  5. birinci modelin tutması üzerine, ilk üretimde eksik olan siyasi irade ve yönetim teknikleri giderilerek piyasaya çıkan kişidir. bu model fanatiklerince çok tutulmuş olup hala nostaljiyle anılır. birinci modele de kıl olan bir grupça da lanetlenir. piyasa koşullarında objektif bir değerlendirmeyle bakıldığında kıt kaynaklarla sonsuz ihtiyaçların karşılanması sürecinde bir unsurdur netice itibariyle.
    (neyapmali neetmeli, 05.12.2005 17:33)
  6. osmanlı padişahlarının otuz dördüncüsü ve islam halifelerinin doksan dokuzuncusu.

    tahta çıktığında osmanlı devleti tam bir bunalımın eşiğindeydi. karadağ ve sırbistan'da savaş aleyhimize dönmüş, bosna-hersek ve girit'te ayaklanmalar çıkmış, mali kriz son haddine varmıştı. bu arada sadrazam mithat paşa ve arkadaşlarının isteği üzerine 23 aralık 1876'da birinci meşrutiyet ilan edildi. ancak gayrimüslimlerin dahi yer aldığı meclis-i mebusan'ın ilk işi rusya'ya harp ilanı oldu. 93 harbi diye tarihe geçen bu savaş, osmanlı devleti için tam bir felaket getirdi. ruslar istanbul önlerine kadar geldi. bir milyondan fazla türk, bulgaristan'dan istanbul'a hicret etti. mütareke isteyen sultan abdülhamid, ilk iş olarak devleti parçalanma ve yok olma yoluna doğru götüren meclis-i mebusan'ı kapattı ve devlet idaresini eline aldı. ayastefanos antlaşması ile osmanlı devleti makedonya, batı trakya, kırklareli, kars, ardahan ve batum'u kaybediyordu. ancak ingiltere ile anlaşan abdülhamid han, kıbrıs'ın idaresini onlara bırakmak şartıyla, yeniden topladığı berlin konferansı'nda kaybedilen toprakların bir kısmına sahip oldu.
    abdülhamid han büyük meseleler karşısında bunalan osmanlı devleti'ni bundan sonra dahiyane bir siyaset, adalet ve fevkalade bir kudretle yönetti. düyun-u umumiye idaresini kurarak iki yüz elli iki milyon tutan devlet borçlarını yüz altı milyona indirdi. memlekette büyük bir imar faaliyeti ile eğitim ve öğretim seferberliği başlattı. çoğu şahsî parasından olmak üzere cami, mescit, mektep, medrese, hastane, çeşme, köprü vs. gibi toplam 1552 eser yaptırdı. ülkenin dört bir yanını demiryolu ile döşedi. yunanlıların girit'te isyan çıkarıp, türkler arasında toplu katliamlar yaptırmaya başlamaları üzerine, yunanistan'a harp ilan etti. alman kurmaylarının altı ayda geçilemez dedikleri termopil geçidini 24 saatte aşan osmanlı ordusu, atina önüne vardı. yunanistan'ın tamamen osmanlı eline geçeceğini anlayan avrupalı devletler, sulha zorladılar ve bunda muvaffak oldular.

    yahudilerin filistin'de bir cumhuriyet kurma teşebbüslerinin karşısına çıktı. onların osmanlı borçlarını bütünüyle silelim tekliflerini reddetti. bu toprakların kanla alındığını, asla terk edilemeyeceğini sert bir dille bildirdi. filistin topraklarının yahudilere satılmaması için gerekli tedbirleri aldı. doğu anadolu'da ermeni hareketlerine karşılık hamidiye alaylarını kurdu ve bölgede asayişi temin ile osmanlı hakimiyetini pekiştirdi.
    sultan abdülhamid han'ı tahttan indirmeden osmanlı devleti'ni parçalamanın ve islam'ı yok etmenin mümkün olmadığını gören bütün iç ve dış düşmanlar bu türk hakanına karşı cephe aldılar. bir taraftan sultan'ı gözden düşürmek üzere her türlü iftira ve kötüleme kampanyaları yaparlarken, diğer taraftan suikastlar tertip ettiler. ermeni asıllı fransız yazar albert vandal'ın "le sultan rouge=kızıl sultan" şeklinde ortaya attığı iftiraları aynen alan bazı gafiller, ansiklopedilere bunları yazarak genç nesilleri aldattılar.

    bu arada padişah'ın devlet idaresinde nüfuzunu kırmak isteyen batılılar, ittihat ve terakki mensuplarını kışkırtarak 23 temmuz 1908'de ikinci meşrutiyeti ilan ettirdiler. böylece otuz yıl durmuş olan facialar tekrar başladı. 31 mart vakası sebebiyle ittihat ve terakki ileri gelenleri tarafından tahttan indirilen abdülhamid han, selanik'e gönderildi (27 nisan 1909). 10 şubat 1918'de beylerbeyi sarayı'nda vefat eden abdülhamid han'ın naşı çemberlitaş'ta dedesi sultan ıı. mahmut'un türbesindedir.

    ıı. abdülhamit han'ın güzel ahlakı, dine olan bağlılığı, edep ve hayasının derecesi, akıl ilim ve adaletinin çokluğu, milleti için gece-gündüz çalışması, düşmanlarına bile iyilik yapması, ciltler dolusu eserlerle anlatılmaktadır. onun tahttan indirilmesinin üzerinden 10 yıl geçmeden imparatorluğun dörtte üçünün elden çıkması, memleketi 33 yıl nasıl idare ettiğine en açık delildir. yine abdülhamid han'ın tahttan indirilmesiyle beraber kan gölü haline çevrilen ortadoğu'da hala huzur tesis edilememiş olup, arap alemi siyonizmin oyuncağı haline gelmiştir.

    vaktiyle ittihat ve terakki fırkasının içinde abdülhamid han'a düşmanlık eden filozof rıza tevfik ve süleyman nazif pişmanlıklarını aşağıdaki şiirleri ile dile getirmişlerdir.


    tarihler adını andığı zaman,

    sana hak verecek hey koca sultan,

    bizdik utanmadan iftira atan,

    asrın en siyasî padişahına.

    (rıza tevfik)

    .....

    padişahım gelmemişken yâda biz,

    işte geldik senden istimdâda biz,

    öldürürler başlasak feryâda biz,

    hasret olduk eski istibdâda biz.

    (süleyman nazif)

    http://www.turksultans.com/...
    (karahisari, 29.01.2006 09:50 ~ 14.03.2008 00:24)
  7. zamanında en çok övülen ve aynı zamanda yerilen padişah. saltanatı konusunda sürekli endişeli olmasından dolayı yıldız sarayı'na taşınmıştır, ceplerinde altı tane silah taşımıştır(yattığı zaman diliminde bile), yatak odasının hemen yanındaki odaya herhangi bir saldırıya karşı bir sürü papğan koydurup "padişahım çok yaşa" nidasını öğretmiştir.
    (soya bean, 24.06.2006 15:18)
  8. 1900'lü yılların başında düşünsel temelleri atılan ira'ya bu kuruluş sürecinde devletin imkansızlıklarına karşın yardım ettiği ve bu belayı ingiltere'nin başına sarmakta büyük rolü olduğu rivayet edilen osmanlı padişahı.

    eğer doğruysa, kurtuluş savaşı esnasında ingiltere'nin içişlerinde büyük sorunlar yaşayıp anadolu'da süren mücadeleye yeterince eğilememiş olmasına da sebep olmuş, güzel bir iş yapmıştır.
    (wondrous, 29.08.2006 18:19 ~ 18:22)
  9. hakkında az araşatırıp çok atılıp tutulan insanlardan biridir. vardır elbet gerçek bilgi giren de (hiç beklememiştim, kutlarım kendisini) ama genelde iyi ya da kötü olsun önyargılarla kelimeler çarpışırlar.
    (hell guardian, 29.08.2006 18:27)
  10. tüm hayatı boyunca, iltifatına mazhar olanlar hariç, toplam 16 kadınla evlenen osmanlı padişahı.

    hatunları genelde, sarışın mavi gözlüymüş. üstelik birbirlerini çok kıskanırlarmış. hatta bir eşi-o dönem baş kadın mertebesinde olan hatun- bir gece harem dışından bir kadına gitti diye sarayın kapılarını kapatmış ve padişahın içeri girmesini engellemiştir. bu durum, abdülhamid'in hoşuna gidermiş söylenenlere göre.. zira kendisi de çok kıskançmış. harem ağaları bile yüzlerini kaldırıp harem hatunlarına bakamazlarmış. bu yüzden hatunlardan biri de yıllarca yurt dışında yaşayan evladını görmeye gitmemiş. abdülhamid'in ölümünden sonra bile.. nedeni sorulduğunda; "efendimiz çok kıskançtı. harem ağaları bile yüzümüze bakmaktan menedilmişlerdi. ben garp ellerine gittiğimde yüzümü başka erkeklerin gördüğünü mezarında hisseder de huzursuz olur diye yıllarca tek evladıma hasret yaşadım." cevabını vermiştir.

    bir eşi de, suikast korkusuyla, abdülhamid hastayken ona verilen ilaçları önce kendi içer, sonra padişaha içirirmiş. doktorların uyarılarına kulak asmazmış ve kendine dokunsa dahi içermiş o ilaçları.. hatta bir gün bu hatun(isimleri hatırlamıyorum), arabayla bir selam törenine mi ne gidecekler, hatun padişahtan önce atlıyor arabaya ve arabanın içini suikastçı var mı diye kontrol ediyor. o dönemin gazeteleri de bunu abdülhamid'in avrupai erkek nezaketi olarak yorumlamışlar.

    yoruldum.

    daha fazlasını isterseniz bizahmet;
    (bkz: abdülhamid'in haremi)
    (bkz: nahid sırrı örik)
    (betty blue, 29.08.2006 19:30)
  11. http://www.kanalturk.com.tr/...
    (anky, 06.12.2006 10:59)
  12. anadoluyu telgraf telleriyle donattığı, pek çok eğitim kurumu açtığı gibi rum bankacı zarifi ve ermeni borsacı assani ile birlikte işbirliği yaparak borsada servetine servette katmıştır. ayrıca yabancı sermayenin osmanlı topraklarına girişine destek vermiş ve osmanlı tarihinin en büyük rantiye sınıfı rüşvetçi memurlarla hazineyi sömürmüştür. bu rantiye sınıfı yüzyılın ikinci yarısında gelişmeye calışan yerli sanayi önünde en büyük engel olmuştur. 1889 yılında istanbul ticaret odası iç gümrüklerin kaldırılması için ticaret ve nafia nezaretlerine basvurdugunda ve makarna fabrikatörleri iç gümrükler yüzünden fabrikalarını beş yıl içinde kapanacagını bildirdiklerinde bile yabacılara tanınan haklar yerli halka tanınmamıstır.döneminde yerli bir şirket kurulmamıştır 19. yy da tek anonim şirketimiz ise sirket-i hayriye olmuştur. devletin bütünlüğünü korumak adına merkezi yönetimi güçlendirmek istemiş bu yüzden islamcılılık ve osmanlıcılık dışında gelişmeye çalışan akımların önünü kesmiştir. katiyen türkçü bir padişah değildir toprakları korumak için öncelikle osmanlıcılığa sığınmış sonra islamcılıkta medet ummuştur. orduyu kontrol altına alabilmek için eğitim düzeyi yüksek olmayan alaylıları her zaman mekteplilere karşı desteklemiş ve üst kademelere getirmiştir. nitekim 31 mart olayı ordunun bu gerici ve eğitimsiz kanadından gelmiştir. düşünce özgürlügünü her zaman sınırlar için bir tehlike gördüğü için de ittihatçılar ve genç cumhuriyet tarafından kıyasıya eleştirilmiştir. onu bir türk hakanı olarak görmek yerine ulusal bir şirketin başındaki türk padişahı gibi görmek yeğdir.
    (sanitarium, 06.12.2006 16:07)
  13. üçüncü selim'den itibaren resmi ünvanlar arasına sokulan hilafeti dış siyasette en üst düzeyde kullanan padişahtır. öyle ki kendisine; "halife-i müslimin, zıll'ullah fi'larz" (allah'ın yeryüzündeki gölgesi) gibi hem panislamist hem de mutlak monarşi görüşünü yansıtan ünvan takınmıştır.
    ayrıca sanat eseri kabul edilebilecek değerde eserler üreten ileri düzeyde bir marangozdur. yaptığı birkaç masa ve sehpaya yıldız sarayı'nda rastlanabilir.
    (marsellus wallace, 06.12.2006 17:48)
  14. oldukça baskıcı olduğu hakkındaki rivayetler doğru olmakla birlikte devri için belki de en iyisini yapmıştır. yıkıma yüz tutmuş bir imparatorluğa nefes aldırmak her babayiğidin harcı değildir ve fakat o bunu başarmıştır. hükümdar olduğu süreç içinde tek bir karış toprak parçası dahi kaybedilmemiştir. helal olsun lan, duygulandım bak şimdi.
    (hani olur ya bazen, 02.02.2007 06:55)
  15. gençlerin kafasına yanlış sokulan. hain diye nitelendirilen osmanlı padişahı. nedense bütün tarih kitaplarında hain diye anlatılır bu insan ama biraz araştırıldığında aslında öyle olmadığı anlaşılır ve akabinde o tarih kitabını yazan elleri s..mek ister insan. belki abdülhamid'in kullandığı araç kötü olabilir ama bu amacının da kötü olduğunu göstermez. kullanılan araç dışardan kötü görünebilir ama amaç iyiyse aracın niteliğinin bir manası kalmaz. sonuçta herşey iyi bir amaç için yapılmış olur. bu maksatla şunu anlatmak istiyoum, insanlar genelde abdülhamitin kullandığı araçlara bakarak yorum yapmaktadır. ama o kendi milleti için en iyi sonucu sağlayacak aracı kullandı. bunun iyiliğini yada kötülüğü tartışmadı. sonuçta devletin çöküşünü yarım yüzyıl geciktirmiş ve elinden gelenin en iyisini yapmıştır. onun hakkında kötü düşünenlere de diyecek birşeyim yok. tabi geçerli bir nedenleri varsa!!!!
    (aberrant, 21.02.2007 17:05 ~ 22.05.2007 00:28)
  16. her ne kadar eleştirilse de yahudilerin büyük siyonizm planını 50 sene erteletmiş osmanlı padişahıdır. yahudilerin kudüs civarında turistik amaçmış gibi gözüken arsa ve ev alımlarını durdurmuş, yahudilerin göç etmelerini vize vb. kanunnameler çıkartarak engellemiştir.
    (dünyayı kurtaran adam, 21.02.2007 17:07)
  17. osmanlı devleti'nin en önemli padişahlarındandır. masonların desteği ile tahta çıkmış olmasına rağmen, masonlara, siyonistlere ve yahudi destekçilerine fırsat vermemiştir. harbiye'nin kuruluşundan, demiryolları yapımına; telgraf sisteminin yaygınlaştırılmasından, modern bir donanma oluşturulmasına kadar bir çok hizmeti dokunmuştur. kendisini tahttan indirmek için birçok isyan girişimi olmuş, bu nedenle basına sansür uygulanması gibi, günümüzde kabul edilemeyecek ama o günün şartlarında gerekli bir uygulama başlatmıştır. lise tarih kitaplarında ve diğer müfredatta kızıl padişah lakabı layık görülmüş ve genç nesil özellikle yanlış bilgilendirilmiştir.
    (mithat paşa, 06.03.2007 17:10)
  18. osmanlı devleti'nin en ilginç padişahlarından biridir. kendisine suikast düzenlenmesinden anlayabileceğimiz kadarıyla memlekete çok faydası olmuştur. kendisinden sonraki, suikast girişiminde buunulan bir sonraki devlet liderimiz atatürk'tür.

    ayrıca iyi bir marangozdur.
    (azwepsa, 18.05.2007 22:11)
  19. takrir- sükun'u şak şak alkşlayıp "dönemin şartlarında gerekliydi" deyip de bu padişah için "baskıcıydı, despottu, sansürcüydü, vs.vs." diyenler de vardır. akıl sır ermez.
    (azwepsa, 18.05.2007 22:17)
  20. "imaj" konusuda en ciddi ve sistemli çalışmayı yapan liderdir. aynı zamanda fotoğrafçı da olan şahsı türkiye'ye fotoğrafçılığın gelmesine büyü emek verdiği gibi aynı zamanda 1200 küsür fotoğraflık 36 cilt albüm yaptırmış ve bunları pek çok ülkeye göndermiştir. ülkesinden geçen her türlü yabancı yazar çizer adamı saraya davet eder, iltifat ve hediyeler sunduktan sonra gördüklerini ülkende yaz dermiş.
    (azwepsa, 18.05.2007 23:01)
  21. saltanatı sırasında kimi şairlerimiz ona düzdükleri methiyelerle ödül alırken on sene sonra suikasttan kurtulduğunda ölmedi diye üzüntülerini belirten şiirler yazar olmuşlardı. kimileri de suikastçilerin hazırlanırken çektikleri onca zahmete rağmen başaramamalarını esefle anlatıyordu.

    lakin o zalim ve gaddar abdülhamid de suikastçi belçikalıyı affedip maaş bağlayarak avrupa'ya yollayacak kadar saftı sanırım...
    (azwepsa, 21.05.2007 23:59)
  22. pasteur'undan koch'una kadar, döneminin büyük işler başaran bilim adamlarından, enstitüsüne bu sultandan cömert bir bağış almayanı azdır. akabinde türk bilim adamlarını da yanlarına göndermiştir.

    ayrıca dönemin batılı bestecilerinden hamidiye nişanı almayan da azdır. bazen günde üç tane kendisine ithaf edilmiş marş ya da şarkı gelirmiş.
    (azwepsa, 22.05.2007 00:05)
  23. devletin rejimi oturtma polikasının en dramatik kurbanı olan osmanlı hükümdarıdır.karşıtları tarafından sürekli diktatörlükle ve uyguladığı istibdat politikasıyla eleştirilen; günümüzde kesinlikle kabul görmeyecek bir stratejiyle devleti idare eden sultan sadece ülkesini batılı emperyalistden korumaya çalışıyordu.batı dünyasının, etnik çeşitliliği bir silah olarak kullanıp hasta adamı parçalara ayırmalarını engellemeye çalışan sultan,içinde bulunduğu şartlar da göz önüne alınarak dönemi boyunca devleti gayet iyi idare etmiştir.hataları da olmuş olabilir ki kendisi bizim gibi bir insandır.sultan ii. abdülhamid bizim tarihimizin bir parçasıdır ve amansızca eleştirmeden önce yaşadığı dönem ve kendi hayatı farklı bakış açılarından itinayla incelemek ondan sonra bir takım görüşler ileri sürmek daha sağlıklı olacaktır.ayrıca istibdattan öncesi göz önüne alındığında şartların istibdatı gerektirdiği kolayca anlaşılabilir.zamanın mebuslar meclisinin osmanlı tebasına yegane hediyesi 93 harbidir akabinde sultan meclisi kapatmıştır.
    (absolution, 22.05.2007 00:20)
  24. kendisi eğitime verdiği önemle dikkat çeken bir şahsiyet olup, iktidarın sembollerini kullanmayı çok iyi bilmiş ve her yerde bunu hatırlatacak simgelerin yayılmasını sağlamıştır. (bkz: selim deringil- iktidarın sembolleri ve ideoloji) ayrıca elbette en önemli bırakıtı jurnalcilik olmuştur ki dillere destan...
    (kalemiticeyn, 22.05.2007 02:49)
  25. türkçü bir padişah olmasına rağmen, annesi; bir çok osmanlı padişahı gibi türk değildir.
    (bkz: osmanlı'nın türk olmaması sorunsalı)
    (picnick, 22.05.2007 15:36)
 sayfa  / 4

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil