gündem
  1. · 29 kasım 2009 sivasspor beşiktaş maçı
  2. · bir kadının bilmesi gerekenler
  3. · prison brake
  4. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  5. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  6. · domuz gribi
  7. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  8. · anne babaya lan diye hitap etmek
  9. · uluslararası genel hukuk

iki türkün ingilizce kullanarak anlaşması  

 sayfa  / 2
  1. oturduğunuz masa iki türk ve bir kaç yabancıdan oluşuyorsa, ayıp olmasın çocuklara diye kibarlıktan yapılan eylem. cık cık cık deyip salya akıtan milliyetçi söylemlere geçmeden önce, tek başınıza bir masada 5 italyan arasına oturun ve arada dönen konuşmadan bir şey anlamama psikolojisini yaşayın, ondan sonra gelin selpak vereyim
    (kornish, 12.11.2005 01:15 ~ 01:16)
  2. - irfan; from now on, we are going to communicate in english.
    + olur beyim!!
    - no irfan... no... i said in english....
    + beyim, ben çayını tazeleyecektim. daha alt kattaki boşları alacam.
    - oh my god... are you listening to me motherfucker? i do not understand what the fuck you are talking about.
    + hey mister... ıf you interfere my mother again then it will be your last word. you son of a bitch...
    - oha...
    + in english beyim... yerse tabii...
    (hansvoralberg, 12.11.2005 01:19 ~ 01:21)
  3. bunun bir versiyonu da genellikle yurt dışında yaşanır. karşılıklı olarak iki kişi de birbirinin türk olduğunu farketmez. genellikle konuşmanın karşılıklı 3. diyaloğunda konuşma taraflardan birinin "affedersiniz. siz türk müsünüz?" demesiyle noktalanır.
    (hansvoralberg, 12.11.2005 17:58)
  4. iki ingilizin türkçe kullanarak anlaşması ihtimalini düşündüren düşündürürkende güldüren eylem.
    (elalem, 12.11.2005 18:18)
  5. ingilizce eğitim veren okullarda bazen "iki türkün ingilizce kullanarak anlaşamaması" olarak görülen durum.
    öğretmenimiz genellikle ellili yaşlarda,düz lise* mezunu,ingilizceyi kendi çabasıyla muhtemelen de ilerlemiş bir yaşta öğrenmiş, ;öğrencimiz de ortalama bir anadolu lisesinden mezun olmuş,ingilizce pratiği yazın gördüğü turistin "how can i go to sultanahmet?" sorusunu cevaplamaya kasmaktan ibaret olan ya da hiç olmayan,finalden bi elli çaksam da geçsem şu dersi mantığına sahip yurdum insanıdır.
    öğretmen yıllardır aynı dersi anlattığından dolayıdır belki,konuyu anlatırken fazla zorlanmaz genelde,kısa cümleler kurar,hem kendine kolay geldiği için hem de öğrenci rahat anlasın diye,ekrana yansıttığı yazıları okur daha doğrusu anlatmaktan öte;ders bitiminde de sorar sınıfa,"sorusu olan var mı" diye.buraya kadar normaldir,ama bu aşamada bazı öğretmenler,ulan ben kastım iki saat ingilizce anlatmak için burda diye öğrenciye de soruyu ingilizce sordurtmak isterler.zavallı öğrenci zaten derste, duyduğu cümleleri kafasında türkçeye çevirmek,anlamak ve beyninde biryere kaydetmeye uğraşmaktan bitap düşmüş,bi de anlayamadığı şeyi ingilizce sormaya uğraşıyor neredeyse hazırlık sınıfından beri-ki bu ortalama olarak 10yıl önceye tekabül ediyor- sesli cümle kurmak için kullanmadığı bu dilde.saçmalıyor biraz ama söylüyor birşeyler.tabi öğrenci soru sorduğunda öğretmenin ders anlatırken kullandığı kalıp cümlelerin dışına çıkılmış oluyor,bu sefer de öğretmen anlayamıyor öğrencinin sorusunu,karşılıklı "could you please repeat again" cümleleri dolanıyor havada.yok yere vakit geçiyor,zamanla öğrenci de bırakıyor birşeyler sormayı,sınıfa birileri gelip bişiyler anlatıp gidiyor,derse girip vakit kaybetmektense sınav öncesinde kırtasiyeden not fotokopisi almak çok daha cazip bir hale geliyor;birinci sınıfta ön sıralarda oturup dersi da iyi dinleyebilmek için okula 1 saat erken gelen öğrencilerden geriye devamsızlıktan kalmamak için mecburen derse gelen insanlar kalıyor.
    (nepenthe, 06.01.2006 21:55)
  6. (keepawayfromchildren, 06.01.2006 22:10)
  7. afganistanda isaf ta görev yapan askerlerimizin sık sık yaptıkları eylem.
    (semekkes, 16.04.2006 11:53)
  8. türkçe konuşmanın yasak olduğu bir ingilizce kursunda kendisini sinirlendiren bir arkadaşın diğerine verdiği tepki;

    + be a young for two minutes
    + i cut your ass
    + what are you saying lan?!?
    (rockbase, 16.04.2006 13:28)
  9. sıra küfüre gelince fuck and go gibi incilerin etrafa saçılacağı durum
    (abece, 28.07.2006 03:00)
  10. (bkz: huh)
    (bkz: u know)
    (absent, 28.07.2006 07:58)
  11. iki türkün anadilleri yerine evrensel dili bilmeleri sonucu ortaya çıkacak durum.
    (w, 28.07.2006 12:21)
  12. yazılı olarak da gerçekleşmesi mümkün olan hadisedir. şöyle ki; olayın esas kahramanları türk olsa da; bilgi olarak yollanan kişi türk olmayabilir. dolayısı ile ss ingilizce yazar ve anlaşırsınız. gocunacak bir durum değildir. ayrıca yabancı dil ırkçılığında, özellikle neden ingilizceye yüklenilmektedir bunu da anlamış değilim. almanca veya fransızca anlaşsak, her şey normale mi dönecekti diye sorarlar adama.
    (jellicle, 28.07.2006 12:31)
  13. liselerde artık olmayan hazırlık sınıfında bzler için bir işkenceydi resmen.ha bir de türkçe konuşan kumbaraya para atardı.
    (bkz: ah o eski günler)
    (pandalari koruyalim, 21.03.2007 17:39 ~ 12.04.2009 22:03)
  14. i know you, you know me, ne gereği var dedirten durum.
    (shemsipashapasaji, 08.05.2007 09:05)
  15. new bridge to success kitaplarında bolca görülen diyalog şekli...
    mustafa şekerbankta neden ingilizce konuşsun ki..
    (zeynepp, 15.05.2007 14:27)
  16. tatil yörelerinde içkinin dibini gören iki türk için hiç de şaşırılmayacak eylem. (bkz: tecrübe)
    (salihaki, 15.05.2007 14:48)
  17. -where are you from?
    -ı'm from turkiye...*

    sözlerinden sonra türkçeleşecek diyalog olacaktır...
    (luto, 15.05.2007 14:53)
  18. ingilizce öğretmenleri odasında diğer hocalar çakmasın diye bolca yapılan eylem. dönem ödevi vereceğim zaman hep duyardım hocaların müdürü eleştirdiğini. zekice ama dedikodu kötüdür.
    (7 insan b50 eder, 24.06.2007 22:29)
  19. hazırlık sınıflarında öğrencilerin prtaik yapmasının sağlanması için hocalar tarafından konulan belki haklı belki de haksız ve çok saçma bir kuraldan dolayı bütün hazırlık sınıflarında görülebilen durum...
    (bravado, 24.06.2007 22:32)
  20. (bkz: @1899959)
    (i am a man who walks alone, 23.10.2007 20:01)
  21. turistik bir kasabada tezgahtar olarak yazları çıraklık yapıyorsunuzdur, daha toplum önünde kıçınızı kaşıyıp, sümüğünüzle oynar yaştasınız yani. dil öğrensin die de verirler böyle yerlere sonra bir kaç kelime kaparsınız yada usta kalfa neyse öğretir, hele birde r leri söyleyemiyorsanız durum daha da vahimdir sonra gider önünüze gelen müşteriye" ken ay help yu" dersiniz, tabi seslendiğiniz insan büyük ihtimal türktür. bunun üstüne başınızı bir kaç kez okşarlar ve dialog türkçe devam eder. zaten istesenizde ingilizce devam ettiremezsiniz o zamanlar.çocukluk işte.
    fakat yabancı dil eğitim veren üniversitelerde hele hele yabancılar da çok ise sık sık karşılaşılan durumdur, gel gelelim türk insanının profilini gün geçtikçe, deneyim kazandıkça 100 metre uzanktan tahlil edebiliyorsanız durum farklı olur.
    (halikarnas, 23.10.2007 20:31)
  22. facebook mesajlaşması:

    shau lee ilk mesajı atar. cevap verilmeden önce fotoğraflarına bakılır, çekik gözlüdür ve ismindende uzakdoğulu olduğu düşünürlür.

    shau lee - hi, wanna talk?
    dreamfactory - hi, yep
    shau lee - where are you from?
    dreamfactory - i'm from istanbul, u?
    shau lee - ankara
    dreamfactory - you live there? whats your hometown?
    shau lee - denizli
    dreamfactory - u r turk?
    shau lee - yes
    dreamfactory - why we talk ingilizce o zaman?
    shau lee - bilmiyorum
    (dreamfactory, 23.10.2007 20:42)
  23. bu türklerden biri fatih terim diğeri ibrahim tatlıses ise 10 hafta üstsüte kapalı gişe oynayabilecek bir komedi filminin senaryosu elinizde demektir.
    (hansvoralberg, 23.11.2007 23:04)
  24. ea sports'un nba oyun serilerinin 1 on 1 bölümü vardır o bölümde hidayet türkoğlu ve mehmet okur karşılaştırıldığı zaman ortaya çıkan bir durumdur. o dönem milli takıma da gelmeme kararı almıştı bu arkadaşlar iyice amerikancıydılar gerçi sonra milli takımda oynadılar belki ea sports'un yeni oyunlarında türkçe konuşuyor olabilirler. *
    (ayabakan, 05.12.2007 20:43)
  25. izmir pasaportta bir kafede otururken yan masadaki çiftin gerçekleştirdiğine şahit olduğum şey. hatta tarih vereyim de tam olsun. 1 haziran 2007. şimdi bunlar tavla oynamaktadırlar ve kız devamlı yenilmektedir. tabi surat asmaktadır. adam da kıza paso "no no no no, its cast e geeeyyymm." demektedir. geçtim. tavla bitti bunlar kalkacaklar, garson gelmiş hesabı ödeyecekler. hesabı kim ödeyecek tartışmasını da ingilizce olarak yapmışlardır ki kendi mi bir an için trt4'de ingilizce dersi izliyor sandım.
    (genjuure, 05.12.2007 21:11)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil