iki genç kızın romanı   

adana çık aradan

  1. perihan mağden'in kanka ve hatta birbirlerine karşı hafiften cinsel eğilimi olan iki genç kızın hikayesini anlattığı romanıdır.
    hikaye güzeldir, hüzünlüdür, fakat kitapta bazı karakterlere hiç değinilmemiştir. iki kız ön planda tutulmuş, ki bu son derece doğal, fakat diğer karakterler unutulmuştur bu sırada.
    bu tutkulu ve sağlıksız ilişki acı sonla ve müthiş bir satışla biter, fakat belki de olması gereken budur.
    perihan mağden bu kitabı yazarken atlas pasajı gençliğinden ilham aldığını söylemiştir bir röportajında, kahramanlarımız da the cure ve radiohead vs. dinlemektedir. bloodflowers kitabın soundtrack'i gibi bişeydir.
    (the weakest link, 01.11.2004 14:40)


  2. (bkz: iki genç kız)
    (skubidu, 29.04.2005 22:44)
  3. perihan mağden'in köşe yazılarında kullandığı dilini de, anlatımını da, düşüncelerini de beğenen bir insan olarak okuduktan sonra hafiften hayal kırıklığına uğradığım roman. son analizde kesinlikle çarpıcı (ne gıcıktır bu çarpıcı, etkileyici, keyifli gibi laflar ve nasıl da ne diyeceğimi bilemem, sıkıcı bir insan olur çıkarım ben bir yapıttan bahsederken) ve iz bırakan bir roman olmasına karşın sayfalar ilerledikçe perihan hanım'ın köşe yazılarından aşina olduğumuz sessel ve gramatik anlamdaki deneyselliği bazı yerlerde işin tadını kaçırmış mıydı neydi, kulak tırmaladı. yine de özellikle karakterlerin kurgulanış biçimi tüm detaylarıyla çok etkiledi. bir yandan başta sartre olmak üzere varoluşçu ekole mensup yazarların hastası olan, bir yandan da sinirlendikçe, sevindikçe, üzüldükçe falan blink 182 dinleyip duran nevroz deryalarındaki genç kız çok ama çok 'sahici'ydi, ya da selami şahin'in 'seninle başım dertte'sini hayatına soundtrack olarak atamış, o şarkıda ısrarla kendini görmek isteyen, kendini adeta o şarkı üzerinden kuran çocuk-anne-metres leman.

    perihan mağden taraf olmaktan da tavır almaktan da korkmayan bir yazar. tavrını edebi araçlara olabildiğince yansıtan ve bunu da büyük ölçüde başaran biri bence - türk yazınına yeni bir damar açtığı su götürmez bir gerçek. ama işte diyorum ya, keşke o damar sakin olması gereken durumda biraz sakin olsa, her zaman bu kadar deli atmasa da güzel bir şeye gölge düşürmese.

    not: kutluğ ataman'ın filmi romanın oldukça değiştirilmiş bir uyarlamasıdır ve kanımca asıl metin filmden kat be kat güzeldir - çoğu kez olduğu gibi.
    (veni vidi pipi, 10.05.2007 01:26)
  4. perihan mağden'in birbirini çok seven iki genç kızı kanka olarak gösterdiği fakat okurun 'böyle kankalık mı olur,bu düpedüz lezbiyenlik' diye nitelendirdiği ve bu iki genç kızın hayatlarında birbirlerine olan ihtiyaçlarının,birbirlerini (kitabın genelinde) erkeklerden koruma arzusunun ele alındığı,farklı bir üslupla yazılmış roman.kitabın bazı bölümlerinde faili meçhul işlenmiş cinayetlerden bahsedilmekte ve adli tıp raporlarını andıran bir takım belgeler bulunmaktaydı.kitabın geneline bakacak olursak,ben beğendim,sürükleyici olmasa dahi beni behiye ve handan'ın hayatlarına aldı götürdü bir süreliğine.fakat bence kitabın sonu iyi yazılmamış yani çok aceleye gelmiş.
    kitapta beni en çok etkileyen bölüm handan isimli bebekkedikızımızın annesinin sürekli sigara ve nescafe içmesiydi,okuma süreci boyunca sürekli kitabı bırakıp nescafe ve sigara içmek istedim.
    (pis mındar, 28.06.2007 22:43 ~ 29.06.2007 13:56)