necmettin erbakan ın ortalarda elleri arkada bağlı gezinirken söylendiği cümle.
(bkz:
söylen bana)
bence tanrı diye bir şey yok ama bir gücün varlığını hissediyorum. eski kırmızı şaraptan başka içki içmem. özel saldımçayıramevlamkayıra üniversitesinde (bkz:
tabela üniversitesi) sahne sanatlarında kıl tüy yün kullanımı üzerinde doktora yapıyorum. yoga, tai chi ve polinezya mutfağı hayatımın vazgeçilmezlerindendir. sanırım diplomalarım bir işe yaramış.
saygı duyulması gereken bir yaşam tarzıdır. ne de olsa insandır ve bu yaşama tarzını seçmiştir. belki huzuru böyle buluyordur, belki hayattan beklediği 2 diploma, bir de vaad edilen cennettir (gerçi cennet öteki hayattan beklenilendir). bu tip yaşama tarzını benimsemiş insanların sırtı ileride yere gelmez. zira çevreleri geniş olacaktır ülkemizde, hem de bu geniş çevre içerisindeki insanlar birbirlerini sımsıkı tutmaktadırlar. bu insanların hayatlarındaki muhabbet ne yazıkki sınırlı olacaktır gibi gelir diğerlerine. hayatları dikenli teller arasında gidip gelmekle geçecektir. hayatın insanlara sunduğu güzellikleri sınırlı olarak kullanacak, bunu da ileride cennete gitme ihtimali karşılığında yapacaktır. ancak hayatı böyle görmeyenler de vardır: yani cennet de cehennem de bu dünyada diyip, hali hazırda yaşamakta bulunduğu dünyadan zevk almaya bakanlar. ("sen münkirsin sana haramdır bade, bekle ki içersin öbür dünyada, bahs açma harabi bundan ziyade, çünkü bilmez haram ile helali."). sadece içki içmek ya da namaz kılmak bağlamında değildir bu bahsedilenler. bu şekilde kalıplara da sıkıştırılamaz zaten, böylesine bir genelleme yapılamaz 2-3 kritere bağlı kalarak. aslolan hayata bakış açısıdır, 50-60 yıllık hayata at gözlükleriyle bakmamak, bu dünyanın güzelliklerinden faydalanmaktır. gerçekleşip gerçekleşmeyeceği muallakta olan hayaller karşılığında hayatın güzelliklerini elin tersiyle etmek de vardır, sınır tanımadan, karşılık beklemeden, ileride beni taşır diye düşünüp kuzu koyun kesmeden, korkmadan, sonuna kadar varolan herşeyi yaşamak da. seçim kişiye kalmıştır ve istediği hayatı yaşama özgürlüğü tüm insanlara aittir.
adamın biri bir gün bir dilek tutar ve adak adar. adamın adağı dileği kabul olursa, bir eşeği minareye çıkarıp ezan okutmaktır.velasıl kelam, adamın dileği gerçek olur; lakin adam bir tülü eşeği minareye çıkartmayı başaramaz. çeşitli din adamlarına, dini mercilere baş vurur ve müspet bir sonuç alamaz. adama bir arkadaşı git sen bu derdini bir bektaşiye aç o bilir demiş.
adam varmış derdini bektaşiye anlatmış.bektaşi olayı dinledikten sonra adama sormuş:
b:-kitap okur musun?
a:-hayır
b:-sinemaya, tiyatroya gidermisin?
a:-hayır
b:-sevgilin falan var mı? kadınla kızla aran nasıl?
a:-yok
b: evladım sen olmuşun zaten bir eşek. çık kendin okusana ezanı!
(sidar, 16.03.2005 00:18 ~ 00:18)
duyulduğunda söyleyen için saçma sapan önyargılar çerçevesinde yorumlar yapmaktansa saygı duyulup başka işlerle ilgilenilmesi gereken söz öbeği. zira iman şahsi bir şey olmakla beraber, her içki içmeyip namaz kalan insan yaşadığı ülkenin şeriatla yönetilmesini isteyecek diye bir kaide bulunmamaktadır. dahası, bu insan içki içen ve namaz kılmayan çok sayıda dosta sahip olabilir, aramızdan bir insandır kısacası. ayrıca diplomayla dini inanış arasında bir ilişki kurabilmek de yetenek ister. "din"i, içki içip namaz kılmayan insanların gözünde "namaz kılıp içki içmeyen diplomalı adam"ı dallama gibi gördürtecek hale getirmiş olan zihniyete yazıklar olsun. "din" kadar insanın sadece ama sadece kendi için inandığı, kendi ruhani huzuru için sığındığı bi şey var mıdır? namaz kılıp, çarşaflar altına girip türlü dini faaliyetlerle bir araya gelen ve dini duyguları sömüren, şaraba hayvan gibi vergi uygulayıp şarap üreticilerinin belini büken, özgürlüğe, laikliğe gölge düşürmeye çalışan onun bunun evlatları yüzünden, özünde gayet masum olan ibadetler, inanışlar öcü olmuştur.
"isteyen namazını kılsın, isteyen şarabını içsin" diyebileceğimiz günler de olur dilerim.
bazıları için adam olmaya yetmeyecek özellikler.
iki diploması olan, namaz kılan ve içki içmeyen her insanın söyleyebileceği 3 cümleciğin birleşimiyle oluşmuş söz. tabii bunu söyleyen kişilere hemen vereyim, yok yok önce evleneyim sonra veririm gibi birçok versiyonda yavşayan insanlar da vardır o da ayrı bir başlık konusudur o zaman çok çeşitli şeyler çıkar burdan yani, saygı duyulmalıdır hepsine. hıı bir de üç diploması olunca ideallikten çıkıyor sanırım, çok net bir cümle çünkü.
(bkz:
allah)
(bkz:
akıl)
(bkz:
fikir)