rejime başladığım her pazartesi resmini başucuma asıp, bakıp, nahoş bazı yorumlar yapıp,kıssadan hisse aldığım insandır.
sanırım obezite konulu bir dergiden kesmiştim kendisini olmasa da fotosunu.
rejimin gidişadı bakımından iki olasılık yarıtabilir;
1)ya ben de böyle olursam sendromu: kişi korkudan yemeden içmeden kesilir. gün boyu yememenin düşürdüğü şekeri akşam yemeğinde fazlasıyla alır.
kilo verme amacıyla çıkılan yolda, kilo alma böyle gerçekleşir.
2)ben bunun yarısı bile etmem sendromu: kişi kendinden şişman bulduğu resmi iyi bir standart kabul edip, kilosunu yargılayabilir. hala o kadar vahim bir durum olmadığını düşünen kişi, aylar içinde resimdeki kilşiye dönüşür.
en iyisi bu kişinin resmini hiç görmemek, kendisiyle tanışmamak, arkadaş olmamaktır.
zaten kendi çöreğini hızlı bitirip sizinkini de yer, hem
çörek neki allah aşkına, yabancı bizim kültürümüze , dürüm varken.
-tanrı aşkına ayşe!! çöreklerimi sen mi yedin?
-iki lokmada...böyle aynen...1..2...dişimin kovuğunu doldurmadı ama...dürüm var mı?