2002 şampiyonlar ligi finalinde bir türk futbolcunun yıldıray baştürk'ün yüzüsuyu hürmetine baktığım final maçında,real madrid'in kalecisi sezar,maçın son anlarına doğru bayılmak suretiyle sakatlanmış,yerine pür telaş geçmeye çabalarken gördüğüm ve saniyesinde aşık olduğum,o günden beri hz.yusuf soyundan geldiğinden şüphe duyduğum, ''o boy, o pos, o kaş, o göz, o duruş, o bakış, o endam başka hiç bir kulda yoktur allah'ım'' diye düşündüğüm,ispanya'nın ex güzeli eva gonzalez'in antik yunan heykelleri gibi akıldan çıkmaz güzelliğe sahip bu adamı kaptığını öğrendikten sonra kahrolduğum, olağanüstü, dudak uçuklatıcı, tek bakışıyla beni eritmeye kadir yakışıklı kaleci, iker fernandez raymundo casillas.
20 mayıs 1981 ispanya doğumlu olmakla beraber madridin bir köyü sayılan navalacruz'lu olduğu da rivayet edilir.kendisi real madridin alt yapısında top toplayıcılık yaparak futbola ısınırken,bir dönem ülkemizin güzide kulüplerinden beşiktaşa gelerek,hem kendi kariyerini hem de beşiktaşın kariyerini tehlikeye soktuğu için istanbuldan erken ayrılmak zorunda kalan vicente del bosque tarafından keşfedilip,real madridin a takımına alınır.yıldızlar karması real madridin futbolcuları senede küçük bir ada almaya muktedir paralar kazanırken,kendisi ispanya'da sporculara özel bir kartla,belediye otobüslerinde sürünmek suretiyle idmanlara gelip gitmiş bir ademoğludur.şimdilerde sebatının karşılığını fazlaca almakla beraber son model audilerden inmeyen erkek güzelidir.
2002 şampiyonlar ligi final maçında oyuna son anda dahil olmasına rağmen,yaptığı muhteşem kurtarışlarla tüm maçın kahramanı olmakla kalmayıp kendisine verilen ''glaskow kahramanı''sıfatını akabinde gelen dünya kupasında da hakettiğini ispatlayan julia roberts hayranı yakışıklı adam.
star muhabiri sabri ugan'ın söylediği gibi söylenmez adı 'kasilyas' değil, 'kasiyas'tır doğrusu. güntekin onay ya da okay karacan'ın söylediği gibidir yani...seviyorum bu adamı napiyim...herkes adını doğru söylesin...
1.85 boy ile endam eder.esasında babası 'oğlum senden çok güzel bir hukukçu olur' dese de her zaman büyüklerin sözü dinlenmez.o da öyle yapmıştır ve real madrid'in kalesi ona daha cazip gelmiştir.barcelona ile aralarındaki ezeli rekabete rağmen tek ve erkek kardeşi barcelona'yı desteklediğini gizlemez.ancak abisinden dolayı real madrid'e 'sempati' duyduğunu da belirtir.küçük kardeş casillas...
2006-2007 sezonunu şampiyon olarak kapatmış real madrid takımının muhteşem kalecisi, bu şampiyonlukta herkesten çok o'nun payı olduğunu düşünüyorum çünkü o takımda canla başla mücadele eden, kaytarmayan birkaç futbolcudan en başta gelenidir iker'im, casillas'ım, aşkım, sevdiceğim...
keşke diyorum beşiktaş rüştü'yü alıncaya kadar casillas'ı alsaydı ama olanaksız bir şey olacağı için, hayalini dahi kurmuyorum.çünkü ülkemiz emekli yıldız futbolcular cennetine dönüşürken casillas'ın daha önünde başarılarla geçireceği uzun yılları var, emekliliğine çok var yani
beşiktaş'a gelmese de, roberto carlos abisini ziyaret için ülkemize teşrif ederse türkiye'nin en şen insanı olacağım kesindir, göremesemde;
'allah'ım onunla aynı havayı soluyorum, istanbul'da şimdi benim gibi, aynı şehirdeyiz ...' vs.lerle teselli bulacağımdır.
the times tarafından şu anda futbol oynayan dünyanın en iyi 50 futbolcusu arasında 20. sırada gösterilen, real madrid'de 2011 yılına kadar kalacak olan 'kaleci abidesi' şahsiyet.
(seviyorum üleeeennn...!)
mesleğinde yani kalecilikte başarılı birisi olarak yapılması gereken en akıllıca şeyi yapmış, ona başarıyı, parayı, şöhreti kazandıran ellerini yıllık 7.5 milyon avroya sigortalatmıştır. casillas'ın sadece ellerinin 7.5 milyon avro olduğunu düşününce, boydan boya kaç avro edeceğini düşünemiyorum bile.
(bkz: http://www.ajansspor.com/...)
niyet iyi ama uygulama hatalıdır, zira heykel iker casillas'a zerre benzememektedir, ama bu durum bu adamın ülkesinin en ünlü müzesine heykelinin dikilecek kadar değerli bir adam olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
edit: efenim heykel balmumundandır, balmumundan da olsa sureti müzede sergilenmektedir
hiçbir zaman barcelonalı olmamış eleman, kendisi şöyle bir açıklamada bulunmuştu zira:
'4 yaşında real madrid taraftarı, 8 yaşında futbolcusu oldum, hedefim, real madrid'in başkanı olmak'
rafael nadal'ın sevgili arkadaşıdır. ikisi birlikte sıtma hastalığına karşı bir kampanya başlatmış, madrid de tenis ve futbol maçı karışımı garip bir karşılaşmayla değişik bir organizasyon yapmışlardır. başta yıldız futbolcular olmak üzere pek çok ünlü sporcu * bu organizasyonda yer almıştır.
27. yaşında takımının 31. şampiyonluğunu görmüş ve bu 31 şampiyonluğun 4'üne bizzat katkıda bulunmuş, fifa'nın 2007'nin en iyi kalecisi olmaya layık gördüğü güzel adam. bu senede bekliyoruz kendisinden güzel performanslar, örneğin euro 2008'de.
real madrid'in ve ispanya milli takımının maçlarını izlememin yegane sebebidir iker casillas. dün akşam da öyle olmuştur* fakat maç bana öylesine sıkıcı gelmişti ki, eğer kalede casillas değil de başka birisi olsaydı bağlasalar durmaz, gidip güzel güzel uyurdum bu bendeki aşk olmasa.
casillas'ım sevdiceğim, buffon'dan iki fazla penaltı kurtardı diye dünyanın en iyi kalecisi olur mu bilmem ama, maçın ve ülkesinin kahramanı olur,oldu da onu biliyorum. zira uefa'da dünkü maçta onu maçın adamı seçmiş.iyi de yapmıştır. bundan önceki bazı önemli maçlarda da penaltı kurtardığında kendisine 'bunu nasıl yapıyorsun, topun nereden geleceğini nasıl anlıyorsun?' diye sorduklarında,'bilmiyorum, o bir şans' diye cevap vermişti, şimdi de böyle düşünüyorsa kendisine futbolun tüm iyi şanslarını diliyorum.
bir de dikkatimi çekti. casillas hakikaten kısa boyluymuş.tamam ortalama bir insana göre uzun sayılır*ama bir kaleci için gerçekten kısaymış. maç başlarken buffon'a takımın kaptanı olarak flamasını verirken, onun yanında son derece çelimsiz ve kısa duruyordu iker'im casillas'ım. ama kalesinde bir dev gibiydi.
euro 2008 münasebetiyle uefa'nın sitesini şu günlerde pek sık ziyaret etmekteyim. ama bu ziyaretlerin sonunda casillas'ımla ilgili bugüne dek yanlış bildiğim bir gerçeği, bu siteden öğrenmiş bulundum. casillas ilk gençlik yıllarında spor loto-toto herneyse işte o türden bir şans oyunundan oynar, fakat gidip kupanı yatırmaz. sonradan onun oynadığı bu kupona büyük paralar isabet eder. ama gel gör ki, kupon yatmadığından üşengeçliğin sonucu hatırlanacak bir anı olarak kalır bu hadise casillas ailesinde.
işte ben bu hadisenin, böyle cereyan ettiğini zannetmiştim yıllarca fakat böyle değilmiş. kuponu oynayan casillas'ın babasıymış fakat casillas üşengeçliğinden değil, unutkanlığından kuponu yatırmamış. olayın ardından casillas'ın babası ne düşündü, ne yaptı bilmiyorum ama eminim oğlu, ellerinden kayıp giden o paraların mislini ve parayla ölçülemeyecek bir gururu sağlamıştır ona.
euro 2008 şampiyonu ispanya'nın kaptanı olarak dün akşam michael platini'nin elinden kupayı alıp havaya kaldırdığındaki coşkusunu, sevincini, gurur ve mutluluğunu yüzünde gördüğümde gayri ihtiyari coşarken ve mutlu olurken buldum kendimi. desteklediğin bir takımın en sevdiğin futbolcusunun kariyerindeki en önemli başarısını ellerinin arasında tutmasına şahit olmanın verdiği garip hissiyatın içinde kıskançlığı da hissettim. bu kupayı kaldıran bizim oyuncularımız da olabilirdi ve herhalde o zaman ben, kupayı casillas'ımın ellerinde gördüğümde onunla birlikte sevinirken yaşadığım mutluluğun ve damarlarımda gezen adrenalinin kat be kat fazlasının kulaklarımdan fışkıracağını hissedecek kadar coşardım. coşardık.
'türkiye olmazsa ispanya olsun, arda,rüştü,vs. olmazsa iker casillas olsun' tesellilerinden kurtulacağımız günler gelecek mi acaba.
evet geride kaldı euro 2008, millet şimdi başka şeylere hazırlanıyor,başka şeylerle uğraşıyor**** ama benim aklımda hala euro 2008'de seçilen en yakışıklı ve en sempatik futbolcular listesi var. birinci sırada cristiano ronaldo denen piç herif vardı mesela. o'nun seçilmesini anlayabiliyorum bir nebze. sözlükte de defalarca teyit edilen bir durum mevzu bahis çünkü : kızların efendi adam yerine piç adam tercihi.gariptir bu listede bizim volkan dahi vardı. hadi o'nu action man misali boğum boğum kaslı kolları sayesinde seçtiler diyelim. ama deco'nun nikopolidis'in falan ne işi var o listede hala anlamış değilim. benim casillas'ımın sevdiceğimin esamesi dahi okunmamıştı o listede. artık kaç yaş gurubu veya hangi tür kadınlara sorulduysa bu 'euro 2008'in en yakışıklı futbolcusu kim' sorusu(!). oysa orhan ayhan bile 'bir futbolcu güzellik yarışması düzenlense iker casillas birinci olur' kabilinden birşeyler söylemişti kendisine. kimse böyle düşünmese de, böyle gudik listelerde onun adına yer verilmese de benim için bundan önceki ve sonraki her turnuvanın en yakışıklısı, en sempatiği, en seksisi, en.... en'leri sensin iker'im.
sadece bizim ülkemize özgü bir durum değilmiş bu, başarılı bir turnuva geçiren futbolcuların doğdukları yerde bir sokağa futbolcuların adını vermek. gerçi hoş bir enstantane ama bizde sokağa isimleri verilmiş futbolculardan bazılarının hem kendisi hem de sokaktan isimleri silindi gitti.
neyse konuyu dağıtmadan, şampiyon ispanya'nın başarılı kalecisi ve kaptanı iker casillas'ın doğduğu yer olan mostoles'te bir sokağa 'calle de la madre que pario a casillas' yani 'casillas'ı doğuran annenin sokağı' adının verilmesi mevzu bahis. casillas'ın avrupa futbol şampiyonası'ndaki başarısına ithafen başta ben olmak üzere * pek çok hayranı böyle bir girişimde bulunmuş. tabi internet üzerinden belediye başkanından böyle bir kıyak yapması için.
e yakışır casillas'ıma.
korku filmi müdavimidir cancazım. aman ben de pek severim sevdiceğim, şimdi bu durumda gel de başlık açma sözlükte:
'birlikte korku filmi izlemek istenen ünlüler'
geçen hafta oynanan madrid derbisi sonrası, casillas'ın formasının aşkına atletico madrid'in fizyoterapisti işinden olmuştur. işten atılmasının sebebi, fizyoterapistin, kendilerini mağlup eden takımın kalecisinin formasını istemesinin atletico madrid ruhuna aykırı olmasıymış.
bana çok ruhsuz gelmiş bir açıklamadır, belli ki adam casillas'ın hayranı, böyle birşey için işten atılır mı bir insan.
fıfapro'nun - profesyonel futbolcular birliği oluyormuş - belirlediği, (casillas'ın sayesinde neler öğreniyorum) cristiano ronaldo denen piç herifin yılın futbolcusu seçildiği 2008'in rüya takımının kalecisi seçilmiştir. bu şu anlama geliyor bir yerde; sevgili fernandez'ciğim hiç heveslenme ballon d or bu sene cristiano ronaldo'ya gidecek. acı ama gerçek.