ülkesine ciddi anlamda çok büyük faydaları olmuş bir insandır. uluslararası olarak başarılı bir türk piyanist olmasının haricinde, birden fazla nesildeki çocuklara klasik müziği tanıtan, hatta o müziği yapmaya başlamalarına vesile olan bir insandı. iç anadolu'nun alakasız, minicik bir kasabasında yaşayan sülalemden dayılarım, yengelerim, hatta ninem, hepsi idil biret'i bilirler ve sayarlar.
bunun dışında, mükemmel de bir insandır kendisi. yani hayatında bu kadar hiçkimseyi kırmayan, zarafet timsali bir insanın başına böyle rezalet bir olayın gelmiş olması gerçekten çok üzücü. fazıl say'ın başına gelse bu (ki çok isterdi eminim, kıskanmıştır bile bu olayın kendisinin değil idil biret'in başına gelmesine) o kadar şaşırmazdım, ama idil hanım gibi bir insanın böyle bir olayda "saldırılan" olmasına tarif edemeyeceğim kadar üzüldüm. ben oturduğum yerde ülkemden korkunç şekilde utandım, bizzat kendisi neler hissetmiştir kim bilir.
olayda kapı önünde havlayan alperen ocakları bilmemnesi daha sonra televizyona çıktı konuşma yaptı, işte bizim hedefimiz idil biret değildi falan dedi bi de. ulan gözlerimle gördüm "içerde
zina sanatı yapılıyor" diye anıra anıra allah'ınıza şikayet ettiniz ya? bir sanatçıya yapılabilecek en öküzce hareketi yapmışsınız, daha neyin hedefi, neyin kıvırması ulan? herkesi kendi zeka seviyenizde mi zannediyorsunuz?
sizin gibileri insan sanıp konuşuyoruz biz de.