toplumsal yaşamda anlamların göstergelerin ve değerlerin üretim süreci.
belli bir toplumsal küme ya da sınıfa özgü fikirler kümesi.
hakim bir siyasal iktidarı meşrulaştırmaya yardımcı olan fikirler
tdk'ya göre, siyasi veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü..
ide kelimesinden gelir ki kendisi
fikir demek olmakta..
(bınar, 01.05.2005 10:51)
dünyada eğitim ve geçim kavramlarının doğurduğu,bir fikire karşı farklı bir fikir sunma anlayışıdır.
dünyada ideolojilerin varoluşu insanların keyiflerine göre şekillenmemiştir.ideoloji,toplumun ahlaksal yapısını göz önüne seren bir kavramdır.
ha ideolojiler hep gerekli midir,hayır."tarafsız" olunması gereken bir olayda,bir anda bertaraf ediliyorsak,ideolojilerimizi kullanmamız gerekir; ama ota boka ideolojik yorumlar getirmek de insanlık sorunudur..
dünyada iktidarların,dolayısıyla da otoritelerin varoluşu ancak ideolojilerle anlaşılabilir.ideolojiler,insanları yönetmek ve yönetilmek için vardır.burjuvazi tekeller ve kiliselerin başlattığı "kapital","ana para","krallık" gibi kavramlar,her zaman bir alternatifini doğurur.
toplumun ahlaki ve kültürel yapısını oluşturan ideolojiler,sadece insanları birbirlerine düşürmeye yetmez,üstüne üstük sınıfsal ayrımcılıkları da başlatır.
sadece toplumun değil,dünyadaki ahlakı da şekillendiren ideolojiler,artık baskılar ve yozlaştırmalar sayesinde basit "teoriler"e dönüşmektedir.
ideolojiler gereklidir diyemeyiz.dünyada iktidarların varlığı ideolojileri,ideolojiler iktidar kavgalarını,iktidar kavgaları da insanların açgözlülüğünü ve vurdumduymazlığını yansıtır,hep de böyle kalacaktır.
insanların zor anlarda sarıldığı teoriler silsilesidir.
ideolojiler insanları kör eder.tarafsız olunması gerekilen bir olayda,insanlar hemen kendi ideoloji gözlüklerini takarak olaylara "entel" eleştiriler sunar.diğer bir deyişle,olaya tanık olan halkı kendi ideolojisine çekmeye çalışır.
dünya sorunlarına alternatif doğurmak için var olan ideolojiler,günümüz dünyasında kendisini tekelcilik anlayışına kurban etmiştir.
örnek olarak,bugün türkiye'de faaliyet gösteren yasal/yasadışı 20'yi aşkın marksist oluşum vardır.bu sayıyı duyunca insan düşünür,"acaba marks,farklı teoriler mi geliştirmiştir?"
hayır.marks aynı marks,marksizm aynı marksizm.öyleyse sayıları 20'yi aşkın marksist parti neyi amaçlamaktadır?..
legal ya da illegal,ideoloji çerçevesinin içerisine hapsolmuş bütün oluşumlar iktidar kavgası vererek,"halkın kurtuluş"unu bir anda "partinin çıkarları"na dönüştürmüştür.
herkesin farkında olduğu bu olayların bir de "arka kapı"sı var."halkın kurtuluş mücadelesi"ne liderlik edenler,zor anlarında hemen "arka kapı"dan çıkar ve kurtuluş davalarına ihanet eder.
ideolojilerin varlığı,toplumsal yaşamda "ahlak"ı oluştursa da,liderler bazında bakılacak olursa dünya halklarına bir ahlaksızlık aşılamaktadır..
"ideoloji" insanın insanla olan çelişkisidir.
yaşadığımız hayatı algılayışımızdaki farklılık bu çelişkiyi yaratıyor.bunda bir sorun yok.ama biliyoruz ki düşüncelerimiz önce duygularımızı sonra değer ve davranışlarımızı bu davranışlarımız da kişiliğimizi oluşturuyor.kişiliğimiz de geleceğimiz ya da kaderimizi belirliyor.
özellikle "toplu olarak yaşama"ya geçtikten sonra ideolojiler ayrı bir önem kazanıyor.ideolojiler karşımıza farklı hayatlar çıkartıyor.bu farklı hayatları ortak bir çıkar doğrultusunda birleştirmek ortak bir ideoloji yaratabilmek lazım gerekiyor.hiyerarşik düzen ve bir lidere gereksinimle beraber ideolojinin patlak noktası ortaya çıkıyor.lider olma düşüncesi bahsattiğimiz çelişkiyi körüklemeye başlıyor.bu sefer farklı liderlerin yönettiği topluluklarla beraber farklılaşma artıyor.değişik düşüncelerin beslediği farklı topluluklar.bundan sonra artık birbirinden ayrı ideolojileri sahiplenen kitleler halinde toplumlar.
daha sonra da kitle üretimine geçilmesiyle "millet" kavramı ortaya çıkıyor.ideolojiyi sahiplenen kişi sayısı arttıkça o ideolojinin gücü artıyor.dolayısıyla insanın insanla olan çelişkisinin gücü artıyor.gelişimle beraber bu çelişkinin gücü tüm dünyayı etkisi altına alıyor.
burda çelişkinin olmamasına imkan ve ihtimal yok.burda sorun olan insanların ortak amaçlarına hizmet etmesi gereken liderler ve "lider" kavramının sorgulanması.
(tonguç, 07.12.2005 06:29 ~ 08.12.2005 00:53)
şerif mardin in tanımına göre "at gözlüğü" .
varolan bir sosyal yapıyı devam ettirmeye ya da yeni bir sosyal yapı oluşturmaya yarayan fikirler topluluğu. halkı mobilize edebilmesi için toplumun ihtiyaçlarına cevap vermesi gerekmektedir aksi takdirde silinip giderler.
"ideolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri. istemesek de onlara muhtacız. kaosu kosmos yapan insan zekâsı, tecrübelerini ideolojilerde sergilemiş. ideolojiye düşmanlık, tek izm'e teslimiyettir; obskürantizme.
ideolojiler siyaset dünyasının haritaları. haritasız denize açılınır mı? ama tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz. pusulaya da ihtiyaç var.
pusula: şuur. tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru. ideolojilerin peşine takılanlar pusulasızdırlar. gemi ya kayalara çarptı, ya batağa saplandı.
ideolojilerin ışığına göz yumanları sloganlar yönetir. karanlık kinlerin birbirine saldırttığı çılgın sürülerin savaş çığlığıdır slogan.
ilkelin, budalanın, papağanın ideolojisidir. düşünce ile çığlık bağdaşmaz. şuurun sesi çığlık değildir. yabani bağırır, medeni insan konuşur. bu çocuklar yıllarca konuşturulmadı. hınçlarını üç-beş kelime ile suratımıza tükürüyorlar. ideolojileri yasakladığımız için hışımlarına uğradık.
demokrasinin demopedi olduğunu kimse düşünmedi. aczin hürriyetperverliği yalanların en namussuzu. bahşedilen hürriyet, ölmek ve öldürmek hürriyeti.
toprak sarsılıyor! hep birden esfel-i safiline yuvarlanmak istemiyorsak, gözlerimizi açmalıyız. insanlar sloganla güdülmez. düşünceye hürriyet sonsuz hürriyet. kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız. bütün ideolojilere kapıları açmak, hepsini tanımak, hepsini tartışmak ve türkiye'nin kaderini onların aydınlığında fakat tarihimizin büyük mirasına dayanarak inşa etmek. işte, en doğru yol."
cemil meriç
bilinç oluşturmaya yönelik ,meşru ya da değil, fikir, eylemlerin tümü. belirli bir tarzın belirli bir küme, sınıf, grup için belirleyici özellik, tanımlayıcı olmasına yol açan, kimi zaman çarpık bilinç, yalan gibi şekillerde de tanımlanan "şey".
ideoloji, araç olarak kullanılıp, kimi zamanlarda amaç olarak anlaşılıp, yanlış yollara saptırılabilir. ideolojinin amacı, bir miktar çarpık bilinç oluşturmaktır, evet. bazı şeyleri sizin için "güzel, iyi", bazı şeyleri "kötü, olumsuz" olarak tanımlayabilir. tanımlayıcı bir koddur aslında. bir şeyi ideolojik olmadan ifade ettiğinizde, bir anlam ifade etmeyebilir, eğer ideoloji katalizörünü devreye sokarsanız, karşıdaki insanı etkileme şansınız vardır. örnek olarak, evde birbiriyle atışan bir karı-koca olarak, koca; "beni anlayamıyorsun" dediğinde bu çok da ideolojik bir söz değildir, ancak; "kadınsın işte, anlayamıyorsun ki" şeklinde bir cümle kurarsa bu ideolojik bir sözdür. anlatamadım ama neyse. misal şu da var, midye sevmeyen birisi, başkalarını da midyeden soğutmak istiyor diyelim. "midye sevmiyorum, tadı güzel değil" sözü karşıda bir etki yaratmaz, ama "midyenin toplandığı yer berbat, çöplük gibi, çok iğrenç görünüyor, mikroplu, böcek işte" tarzı argümanlar sunarsa, karşısındaki insanda istediği etkiyi yaratabilir, bende işe yaramaz, midyeye bayılırım, denemeyin.
karman çorman bir şey yazdım ama, gelecek nesiller bunu da anlarlar herhalde.
(kl7mu, 05.01.2008 23:29)
tıpkı dünyadaki insan üretimi her şey gibi bir karşıt'a ihtiyaç duyan yüz kollu
* yüz ağızlı canavarların her biri. bir ideolojinin çıkış anı ortaya çıkma sebepleri tatlı ve hülyalıdır, hep iyiyi ister, iyiyi istediği için de kötülüğü bir araç oalrak kullanmaktan çekinmez. karşısında karşıt bir ideoloji olsun ki büyüyebilsin, varlığını bir dayanağa kondurabilsin, dayanaktan amaç karşıt idelojinin yarattığı yıkım, talan, acıdır. soğuk savaş yıllarında iki karşıt ideolojinin var olma sebepleri birbirlerini dirençlerinin kırıp üzerilerinde hakimiyet kurma emelleriydi. soğuk savaşın adından ise aslında tam anlamıyla ideoloji diyemeyeceğimiz ama bir düşman olarak algılanan terörizm gerçeği var. şimdilerde terörizm ideolojisi her ne olursa olsun tün ideolojilerin düşmanı aynı zamanda da ideolojilerin vücut bulduğu devlet ve kişileri sindirmek için yine ideolojiler tarafından kullanılan bir araçtır. soğuk savaşın bitip, her alanda dünyaya hakim olma adına bir rekabetin sonladığı dönemlerde daha önce birleşmiş milletler tarafından nikaragua'da yaptıkları yüzünden devlet terörü yapmakla suçalanan dünya mahkemesi tarafından yargılanıp suçlu bulunan abd'nin daha önce siyasi emelleri için kullanmakta çekinme göstermediği terörizmi hedef ilan etmesi manidardır.
idea'dan türetilmiştir.
ve bugüne bakarsak idea'lar yok edilip ideolojiler savunulmaya başlamıştır.
bir şey üzerinde düşünmeden , sorgulamadan , o bir şey'in kendi içindeki çelişkileri hayat ile çelişkilerini örselemeden inanmak ideoloji kelimesinin içini boşaltmıştır bugün.
düşünmeyi öğrenmeden , başkalarının düşündüklerine inanmak derin bir yozlaşmaya neden olur. kelimelerin özellikle, içini boşaltmakta usta bir halk ve nesil olarak ideoloji kelimesininde yozlaşmasına, duyulduğunda insanı bönleştirmesine şaşırmamak gerekir elbette.
ağızdan çıkan her kelimenin anlamını kavramadan uluorta kullanmak o kelimenin sağlam bir duvara çarpıp bize geri gönmesine ve bizi vurmasına sebep olabilir.
bir dünya görüşü, inanç sitemi ve aksiyon programı gerektirir.
"ideolojiler tahribe yeltendikleri
imanın yerine sahtelerini ikame etmek için uydurulmuş birer
ersatz dırlar."
cemil meriç
muharriri
şerif mardin olan, 1976 yılı basımı kitabın ismi. ayrıca üstadın bu konudaki bir başka çalışması için bkz:
din ve ideoloji.
*.
"dekorasyonu hallederiz allah ideolojik ayrılık vermesin."
althusser'e göre ideoloji içinde insanların kendilerine sundukları "insanların gerçek varoluş koşulları, gerçek dünyaları değil, bu varoluş koşullarıyla kurdukları ilişkilerdir." bu ilişkiler her zaman hayali bir ilişkidir.bu anlamda ideoloji, "bireylerin kendi varoluş koşullarıyla kurdukları hayali ilişkinin bir sunumudur."
"dış politikaya ilişkin olgu, olay veya fikirleri belirli bir yorum çerçevesinde açıklamaya ve de genellikle bu paralelde bir eyleme yönelik belirli bir inançlar sistemidir."
bir kesimin karnını tıka basa doyurmak için yüzyıllardır değiştirerek beslediği safsatalar bütünü. diğer kesimse bu safsatalar uğruna aç kalır, ezilir, işkence görür, asılır, geberir.
üreticileri kasa doldururken tüketicileri inanarak uyur.
garip olan binlerce yıllık bu saçma arza hala talep olmasıdır. başkaldırı eksikliğinin hissi, yeni ideoloji yarım doz fazlasıdır. dolaşarak büyür, yok olmuş gibi saklanır. oysa habis olan hep oradadır.
kişi bazında insanları fikir uğruna yöneten erke bağlayan obje. siyasal anlamda sağ ve sol ideolojiler olarak ikiye ayrılır. sağ ideolojiler genel olarak; tek bir ideolojiyi yönettikleri zümreye aşılamaya çalışır.
kültür,
din vs şeklinde görülebilir. sol ideolojiler genel olarak; tek bir anlayışla yönettikleri yönetim kurumunu sıkı tutup, halkın istediği gibi eşit ve sömürülmeden yaşamasını ön görür. bu anlamda bakıldığında iki zümrede hedeflediği şeyi yapamaz (en azından şimdiye kadar yapamadı diyebiliriz) ve bunu yapmaya çalışırken hatırı sayılır insanı harcar. asırlarca süren tarih bilgisi bize bunu göstermiştir.
(bkz:
nazizim)
(bkz:
komünizm)
(bkz:
teokrasi)
(bkz:
kapitalizm)
(bkz:
monarşi)
(bkz:
türkiye siyasal modeli)
(heavy, 27.05.2009 14:37)
"balığın içinde yaşadığı su" dur.
(kanes, 29.05.2009 17:19)
dünyayı bizdenler ve diğerleri ikiye ayırmanıza yardım eden düşşünceler topluluğu
ing. ideology