yeşil renkli olduğunuza ve telepatik yetenekleriniz bulunduğuna inansam "yönetmek" der geçerdim buna.
bazen vasatlık vardır içinde, bazen hoşgörme vardır, bazen de işi acayip çekip çevirmek anlamı taşır bu. ümle içinde kullanırsak daha anlaşılır olabilir sanırım:
vasatlık:
- nasılsın?
- idare ediyorum.
hoşgörü:
- ulen eksik bu.
- idare et be abi.
işbilirlik:
- herifi karyolanın altına saklayıp yine kurtulmuş yelloz.
- ikisini de acayip idare ediyor canım.
uyanıklık:
- ben dedim bu kız o çocuğu idare edemez diye.
- ne yani, sen beni idare mi ediyorsun?
"idare" sözcüğünün "daire" sözcüğüyle ilişkisi düşünüldüğünde 'çember içine almak', 'sınırlandırmak' olarak da algılanabilecek özgürlük kısıtlayıcı eylemdir.
bulaşıcıdır ve çok tehlikeli bir alışkanlıktır.idare etmek bir şekilde sabretmektir.zaman geçer siz idare etmekten ve sabretmekten daha fazlasını barındıracak bir eylem yapmak yerine bu elinizdekilerle idare etmeye alışırsınız.bu hataya düşmemek için ne diyoruz; ask for more olmadı daha fazlasını iste
içinizdeki yırtıcıları kırbaçlayıp sindirmek, sürüye katılıp, baş önde gitmektir, sürü mutlu, çoban mutlu, düzenden dolayı herkes mutlu, siz de idareci kimliğinizle mutlu olmalısınız bu durumda.