fotoreseptör ve ara nöron katilidir bunlar. her ekranı 4-5 defa piksel taramasından geçirip tıklanmadık yer bırakmazsınız. kullanılabilir tüm objeleri sırasıyla inventorydeki objelerle kullanır, ne oluyo diye bakarsınız. zira bulmacaların çözümü çoğunlukla standart bir insanın basit mantığının dışındadır. kilit karakterlerle konuşmadan önce oyun kaydedilir, bütün konuşma seçenekleri sırasıyla denenirdi ki eksik bi nokta kalmasın. ilerleyiş de lineer olur, bi karakterle spesifik bi konu hakkında konuşmadan (ya da bi belgeyi okumadan) belli bulmacaları çözemez, diğer karakterlere ilerlemeniz için gerekli olan önemli soruları soramazdınız. çoğunlukla hikaye başlarda klişe durur fakat ilerledikçe dallanıp budaklanır, kafanızı karıştırır ve "noluyo layn..!" nidaları attırırdı.
96-99 yılları arasında baya çıkardı bunlardan. şimdi senede iki üç tane anca.
grim fandango şaheseri çıktıktan sonra icon adventureların ömrü doldu denilebilir. baydı tabi insanlar artık, saatlerce piksel avı yapmaktan. günümüzün hıza ve aksiyona dayalı pc oyun dünyasında icon adventurelara yer yok gibi duruyo. en son hatırladığım icon adventure 2003te çıkan
runaway: a road adventuredı. eskiler kada iyi olmasa da fena değildi.
kanımca en güzel örnekleri
full throttle,
broken sword ve
woodruffdı. bi de türk yapımı
dedektif fırtına vardı, türkçe olmasıyla ayrı bi tat vermişti bizlere. hey gidi günler hey.