sabırsızlıkla beklediğim 4.sünün 5.sinin 6.sının 7.sinin çekilmesini istediğim hayatta izlediğim en güzel animasyon.bu kadar mı komik olur bir animasyon dedirtir.
ice age-buz devri serisinin yepyeni filminin adı, abd'de 1 temmuz 2009'da gösterime gireceği söyleniyor. türkiye'ye eylül 2009 gibi gelir herhalde, önceden dublaj yapılma imkanı olmazsa.
heyecanla bekliyoruz.
ilk görüntüleriyle öldük gülmekten.
büyük gün geldi çattı. günler öncesinden alınan bilet elde sinemaya doğru atılan her adımda daha bir hızlı çarpan kalp ve bitmek bilmeyen o yol..
--- filmi tanıtıcı bilgi içerebiir ---
yine ice age, yine kahkaha tufanı ve yine insanı duygulandıran, gözlerini yaşartan sahneler.. ice age beklenildiği gibi yine kırmış geçirmiştir. bu sefer dinazorlar ile birlikte daha tehlikeli ve daha heyecanlı bir macera kahramanlarımızı bekliyor.
animasyonlara hayran olmamın en büyük sebebi bu filmleri çizen insanların sahip oldukları geniş hayal dünyası.. film böyle zenginliklerle o kadar dolu ki anlatamam.. zaten anlatmama da gerek yok gidiniz izleyiniz efendim..
şimdi gelelim filmden enstantelere.. filmde en çok güldüğüm sahne kuş ile uçarak sid'i kurtardıkları sahne idi. kuşun gözleri kapanınca kuşu kontrol eden eleman may day may day diyerek alarm vermesi kuşun gözlerini düzeltmeye çalışması esnasında nefessiz kaldım. ayrıca burada sürekli geyiği yapılan "roger"'i de unutmamışlar.. sid'i görünce elemanlar heyecanlanır:
- there he is!
- roger..
- not roger, he is sid.
- roger..
- forget roger, first sid then roger..
buna benzer bi diyalogtu hatırladığım kadarıyla..
netice itibariyle aylardır beklediğimize ve gittiğimize değen en iyi devam filmlerinden birisi..
manny ve diego'yu yutan dev bitkiden kurtarılma sahnesinde, bir kahraman korsan olarak "buck" (ismi bu muydu ben mi yanlış hatırlıyor ve yazıyorum bilemedim olsun) ; çiçeğin içine dinozor dişinden hançeriyle dalar, biz çiçeğin sarmaşıklarını yapraklarını keseceğini beklerken, en altında ulaştığı mavi ve kırmızı renkli kablolarla, hangisini kessem diye çelişkide kalarak beni darmaduman etmiştir.
dinozorların dünyasında, özellikle otçul dinozorları izlerken jurassic park'ı hissettim ve bi an gerçekten küçüklüğüme döndüm.
sid'in ses tonuna (yekta kopan seslendiriyor) zaten ölüp bitiyorum; bir de onu ellerini beline koymuş bi halde dino ana'ya "hanım hanım ! bunlar benim yavrularım!!" deyişi var ki oy oy.. bir hayvana annelik bu kadar mı yakışır!
yalnız gözlükler biraz kulağımı ve burnumun üstünü acıttı. ama görüntü gayet kaliteliydi.
senelerdir ilk defa, dublajlı olarak izlediğim filmdir ve hakikaten türkçe dublajı harika olmuş. filmin kendisi için ise zaten söyleyecek çok fazla şey yok, bildiğiniz ice age, mükemmel espriler, harika görüntüler ve tabii ki o palamutun peşinden koşan (dişlek) yaratık, daha ne olsun.
kesinlikle türkçe dublajlı izlenmesi gereken filmdir.serinin ilk 2 filmini dublajlı 3.filmi altyazılı seyrettim.buz devrini buz devri yapan yektaymış bunu anladım.ha gülmedim mi yarılana kadar güldüm o ayrı konu.
üç boyutlu izleme imkânıyla daha da güzelleşen, kesinlikle türkçe dublajla izlenmesi gereken çok çok çok güzel film. ayrıca yavaş yavaş çocuk filmi olmaktan çıkmaya başladı. birden fazla sayıda -üstü kapalı da olsa- bel altı espri mevcuttu.
son olarak şunu söylemek isterim: yekta kopan. yekta kopan. yekta kopan. o kadar.
izlerken karın kaslarını ağrıtacak şekilde güldüren, güldürürken düşündüren, açılış sahnesiyle erkek kadın ilişkilerine güzel, güzel olduğu kadar da ilginç bir yorum getirmiş dünyanın en güzel animasyon filmi.
yabancı dizi izleyenler, ya da şöyle diyeyim, sinema filmlerini orjinal olarak islemeyi sevenlerin kesinlikle altyazılı izlemesini tavsiye ettiğim filmdir.
3 boyut olayını da unutmamak lazım. 1 kere izleyin ama 3 boyutlu ve orjinal dilinde izleyin, mutlaka izleyin arkadaşlar.
filmden çıkınca farkettik ki, gül gül öldük. neye mi? arkadaş arasında yaptığımız espriler, bazal oranda filmde mevcut. günlük laf sokmalar, kelime oyunları, daha bir sürü ayrıntı ama hepsini yazamam.
az sonra imdb den 10 puan vereceğim filmdir aynı zamanda.