osmanlıdaki ilk türkçe matbaanın kurucusu.1692 de osmanlıya esir düşen erdelli(bugünkü transilvanya) şahsiyet aynı yıl müslüman olmuştur.bilinenin haricinde,risale-i islamiyye ve takrir isimli iki eser de kaleme almıştır.bu eserlerden takriri sultan 1. mahmuda sunan zevat,layiha niteliğindeki tabliğinde, osmanlının geri kaldığı hususlara değinmiş;batıdaki pozitif hukuk kuralları ile militer kurumları ve gelişmiş askeri yöntemleri sultana aktarmıştır.osmanlıda nizam-ı cedit kavramını ilk kullanan da bizatihi kendisidir.bu kavram daha sonra osmanlı modernleşmesinin alametlerinden biri olarak görülen orduya da isim olacaktır.
osmanlı paris sefiri 28 celebi mehmet ile ortaklaşa yürüttükleri çalışmalarla osmanlıdaki ilk türkçe matbaayı var eden müteferrik zamanında;14 yıllık sürede, toplam 23 cilt tutan 17 eser basılmıştır.(yılda ortalama 1,2 eser ya da 1,5 cilt ve 850 nüsha) eserlerin 11 tanesi tarih, 3 tanesi dil , 3 tanesi de askerlik coğrafya ve mıknatıs üzerinedir.
bu tarihi bigilerden sonra gelelim osmanlıda matbaanın kuruluşu sırasındaki kopan feveranlara.nedir genel kanı: matbaaya gericiler karşı koydu! tarihsel vesikalar bunu doğrulamıyor. değerli toplum-bilimci
niyazi berkesin dediği gibi 'şeriat tarafından engellendi' diye yargı vermek kolay, fakat her zaman doğru olmayan, bilime aykırı bir tutumdur. nitekim bir yenilik olarak matbaanın, her yeni gelişme gibi,eski durum ve kurumları sarstığı tabiidir. lakin matbaacılığa karşı sınırlamalar osmanlıya özgü lonca teşkilatı sınırlamalarından gelmiştir.elle kitap yazan hattatların bu gelişmeden hoşnut olmadığı da gerçektir. matbaanın o dönem kök salamamasının diğer mühim sebepleri de osmanlıdaki kağıt üretiminin yetersizliği ve fiyat sorunudur. o dönem bir kitabın fiyatı o zamanki altın rayicine göre 10 altına tekabül etmektedir.
osmanlıda sanılanın aksine ilk matbaa 18. yüzyılda değil,çok daha evvel 15. yüzyılda 2. bayezit döneminde(1495) istanbulda açılmıştır. matbaa ilk olarak museviler tarafından açılmış sonra da rumlar ve ermeniler tarafından geliştirilmiştir.
nihayetinde osmanlı tarihinin mühim şahıslarından müteferrik ibrahim, yaşadığı dönem itibari ile yakından incelendiği vakit tarihsel önyargıların değil; toplumsal dönüşümlere ve gelenekten moderniteye gidişatın okunmasına vasıta olabilecektir.
ayrıca müteveffanın mezarı da galata mevlevihanesi müzesinin bahçesindedir. tünele yolu düşenler galataya süzülürken bir fatihayı esirgemesinler rahmetliden.